Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Fıkhî Meseleler arrow Allah'ın Hükmü ile Hükmetmek
Advertisement
Allah'ın Hükmü ile Hükmetmek PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 23 Nisan 2011

M. Ali KAYA
İslam dininin “iman, ibadet, ahlak, hukuk ve ukubat” olmak üzere beş çeşit ahkâmı vardır.
İman, vahy-i semavi ile inzal edilen hükümlerin tamamına inanmak olduğu için tüm hükümleri kapsamaktadır. İbadet, ahlak ve hukuk ile ilgili hükümlerin Allah katından inzal edildiğine, hak ve hakikat olup adil olduğuna iman etmek de imanî bir hükümdür. Bu nedenle bu nevi hükümlerin Allah’ta olduğuna inanmayan küfre girer.

İmana ait hükümler dışındaki ibadet ve muamelata ait hükümlerin bir de ferdî ve sosyal hayatta uygulanması gerekir. Kişi inandığı halde gerek nefsine mağlup olmasından, gerekse şeytana uymasından veya ehl-i dalalet ve gafletin kendisini aldatmasından dolayı Allah’ın hükümlerine göre değil de kendi nefsine ve insanların hükümlerine göre hareket ederse Allah’a isyan etmiş ve günaha girmiş olur. Ehl-i Sünnet ulemasının bu konudaki hükmü budur.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde “Kim Allah’ın inzal ettiği hükümlerle hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir” (Maide, 5:44) buyurmaktadır. Bu ayet-i kerime tek başına ele alındığı zaman Allah’ın emrinden birisini yapmayanı küfürle itham etmek durumu ile karşı karşıya kalınmaktadır. İslam’ın ilk dönemlerinde Hz. Ali’ye (ra) karşı çıkan “Hariciler” de bu ayeti delil göstererek Hz. Ali’yi (ra) ve taraftarlarını küfürle itham etme cüretinde bulunmuşlardır. Hâlbuki İslam bilginleri Maide Suresi’nin devem eden ayetlerini de dikkate alarak “Allah’ın hükümlerini inkar ederek hükmetmeyen kafir, iman ederek kabul ettiği halde hükmetmeyenler zalim ve fasık olur” demişlerdir. Çünkü devam eden ayetlerde yüce Allah “Allah’ın hükmü ile ükmetmeyen zalimlerdir” (Maide, 5:45) “Allah’ın hükmü ile hükmetmeyen fasıklardır” (Maide, 5:47) buyurmaktadır. Bu durumda Allah’ın hükmü ile hükmetmeyen kâfir, zalim ve fasık olmaktadır. Yani inanmayan kâfirdir, inandığı halde kul hakkına giren zalim, ibadete ait emirleri yapmayan ise
fasık olur demektir.

Fahrettin-ı Razi (ra) “Bir kimse Allah'ın hükümleriyle hükmetmezse dahi, kalbiyle o hükümlerin doğruluğuna inanırsa kâfir olmaz. Zira küfür, hak olan hükümleri kalbiyle inkar ve lisanıyla reddetmektir. Fasık, kalbiyle tasdik ettiği için mü'mindir. İmanla beraber Allah'ın hükümlerinin aksi ile hüküm vermek diğer günahlar kabilindendir” (Tefsir-i Kebir, 12:6) demektedir.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri de bu ayetin tefsirine dair “Allah’ın hükmüyle hükmetmeyen” ayetinin “Allah’ın hükmünü tasdik etmeyen” manasında olduğunu ifade etmektedir. (Münazarat, 1997, s. 69)

İnsanların küfrüne hükmetmekten ise imanına şahit olmak daha faziletlidir. İslam bilginleri “Bir insanın imanına bir alamet ve küfrüne de yüz alamet varsa o insanın imanına hükmetmek gerekir” demişlerdir. Nitekim peygamberimiz (sav) insanlara hata ile ceza vermekten ise hata ile affetmek daha iyidir, sizler haksızlık ve zulümden son derece sakının buyurmuşlardır. İmam Celalettin-i Suyutî (ra) “Tekfire yeltenmek, kendini beğenen cahil insanların işidir” (İ’cazu’l-Kur’ân, 3:5) demektedir.

Allah’ın Kur’ân-ı Kerimde bize haber verdiği, emrettiği ve yasakladığı her şeyin hak olduğuna ve Hakk’dan geldiğine iman etmekle beraber emre itaat etmemek, yasakladıklarını yapmakla insan allah’a isyan etmiş olmaktadır. Bu yapılan işe “günah” ve “vebal” denmektedir. Günaha ve vebale giren bir mü’min tövbe ederse Allah onu affeder. Tövbe etmeden ölürse bu durumda günahının cezasını çektikten sonra cehennemden kurtularak cennete girer. Zaten peygamberimiz (sav) de “Benim şefaatim ümmetimin büyük günah işleyenlerine olacaktır” buyurarak cehennemde yanmakta olan büyük günah sahibi mü’minlerin peygamberimizin (sav) şefaati ile cehennemden kurtularak cennete gireceğini müjdelemiştir.


Etiketler:  Günah Vebal Allahın Hükmü Hükmetmek Fahretin Razi Tefsir-i Kebir İman İbadet Ahlak Hukuk
 
< Önceki   Sonraki >
HUKUK
İMAN
AHLAK
GüNAH
İBADET
ALLAHıN HüKMü