Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Fıkhî Meseleler arrow Cuma Namazı (Şafilere Göre)
Advertisement
Cuma Namazı (Şafilere Göre) PDF Yazdır E-posta
Salı, 09 Kasım 2010

M. Ali KAYA
Cuma namazı müstakil bir namazdır.
Öğle namazı yerinde kılınan bir namaz değildir. Cuma günü günlerin en şereflisidir. İmam-ı Şafiye göre günlerin en şereflisi Arefe günü, sonra en hayırlısı Cuma günüdür. Cuma namazı hicrette farz kılınmıştır. Peygamberimiz (sav) ilk Cuma Namazını Medine’ye girmeden Kuba’dan ayrıldıktan sonra Benî Salim yurdunda Ranuna vadisinde bu gün “Cuma Mescidi” olan yerde kıldırmıştır. Medine’de Mus’ab b. Umeyr ve Nâkıdu’l-Hadımat denilen Medine yakınındaki bir yerleşim yerinde de Es’ad b. Zürare (ra) kıldırmıştır. Böylece ilk Cuma Namazı üç yerde kılınmıştır.

Cumanın farzıyeti Cuma Suresinde geçen “Ey İman edenler! Cuma günü ezanla namaza çağrılığınız zaman alış-verişi bırakın ve Allah'ın zikrine koşun!”  ayeti ile sabittir. Bu ayet hem kat’îyyü’d-delalet, hem kat’iyyu’l-metin olduğu için Cuma namazı şartlarını taşıyan mü’min erkeklere farz-ı ayndır.

Peygamberimiz (sav) “Cuma namazını cemaatle kılmak her baliğ olan erkeğe farzdır; ancak köle, kadın, çocuk ve hasta bundan muaftır” buyurarak Cuma namazı kılacak olanları tespit etmiştir. İslam bilginleri Cuma’nın şartlarını bu ayet ve hadislerden çıkarmışlardır.

Cuma Namazının Sıhhat Şartları:

1. Öğle vaktinde eda edilmesi,

2. Şehir ve köy hududu dâhilinde kılınması, camide olması şart değildir.

3. Cuma namazının cemaat halinde kılınması,

4. Müslüman, akıl, bâliğ, hür, erkek, mukim, sıhhatli kırk kişinin hazır bulunması,

5. Cuma namazından önce iki hutbenin okunması. Nitekim Abdullah b. Ömer (ra) “Peygamberimiz (sav) Cuma günü iki hutbe okur ve aralarında otururdu” buyurmuşlardır.

Hutbenin Rükünleri:

1. Her iki hutbede Allah’a hamdetmek,

2. Her iki hutbede de Resulullah’a ismini zikrederek salavat-i şerife getirmek,

3. Her ikisinde de takvayı tavsiye etmek. “Ûsîküm bi-takvallahi ve tâatih” demek yeterlidir.

4. Hutbenin birisinde Kur’ân-ı Kerimden bir ayet okumak.

5. İkinci hutbede mü’minlere dua etmek, en az “Yağfirullahe lî ve leküm” demesi yeterlidir. Devlet erkânının islahı, hak ve adaletten ayrılmaması için dua etmek sünnettir.

Hatip hutbenin bu beş rüknünü yerine getirirse yeterlidir. Hutbenin kısa ve öz olması sünnettir. Peygamberimiz (sav) hutbelerini kısa okurlar ve uzatmazlardı. Daha çok Kur’ân-ı Kerimden okur ve nasihatlerde bulunurdu.

Hutbe bir nevi ibadettir. Bu nedenle hutbede konuşmak yasaklanmıştır. İbadet olduğu için ibadet ve vahiy dili olan Arapça okunması esastır. Günümüz hutbeleri hem Arapça hem Türkçe okunmaktadır. Arapça kısmı olmasa hutbe okunmuş ve bu ibadet yapılmış sayılmaz. Arapça bölümünde yukarıda zikredilen rükünler bulunmaktadır.

Bediüzzaman Said Nursi (ra) “Hutbe makamı vahy-i ilâhinin tebliğ makamıdır” demiştir. Bu nedenle vahiyle gelen hakikatlerin halka ders verilmesi bunun dışına çıkılmaması gerekir. Yani Kur’an ve Sünnet dışında dünyevi, şahsî ve siyasi meseleler asla hutbe konusu yapılmamalıdır. Müftü ve din görevlilerinin bu hususları takip etmesi gerekir.

Peygamberimiz (sav) “Hutbenin kısa namazın uzun olması hatibin fakih olduğunu gösterir” buyurmuşlardır. Peygamberimizin (sav) hutbeleri en fazla beş dakikayı geçmezdi.

Hutbenin Şartları:

Hutbenin on bir şartı vardır.

1. Hutbenin beş rüknünün de Arapça olması. Hutbenin Arapça okunması için öğrenmek farz-ı kifâyedir. Hutbenin Arapça kısmı okunduktan sonra beş dakikayı geçmeyecek şekilde başka dilde nasihat etmek caizdir. Ancak bunun “Vahiy” kaynaklı olması, yani, ayet ve hadis olması gerekir. Dünyevi, şahsî ve siyasi meseleleri konuşmak ve bu konuda bilgi vermek caiz değildir.

2. Öğle namazı vaktinde Cuma namazından önce okunması. Öğle vakti geçerse o zaman Cuma namazı kılınmaz, ancak öğle namazının kazası kılınır.

3. Hatibin hutbeyi ayakta okuması. Gücü yetmezse yaslanarak ve oturarak okuyabilir; ancak bu durumda da ayakta okuyana okutması daha efdaldir.

4. İki hutbe arasında oturmak. Oturarak okuyorsa ara vermesi gerekir.

5. Hutbeyi manasını anlasın anlamasın en az kırk kişinin dinlemesi. Kırk kişiden bir iki kişi sağır olursa hutbe sahih olmaz. Yani ibadet sayılmaz. Hutbe okunurken konuşmak haram olmasa da mekruhtur ve hutbe sevabından mahrumiyete sebeptir. Ancak aksırana “yerhamükallah” diyebilir bu ibadettendir. Hatip minbere çıktıktan sonra namaz kılmak caiz değildir. Ancak başlanan cumanın ilk sünneti ile “tahiyyatu’l-mescit” namazı tamamlanır.

6. İki hutbe arasındaki fasılanın ve hutbenin rükünlerinin arasının uzatılmamsı. Bunun da ölçüsü iki rekat namaz kılacak kadar zamandır. Bundan fazlası mekruhtur.

7. Hatibin necasetten ve hadesten temiz olması gerekir. Abdestsiz hutbe okumak caiz değildir. Zira ibadettir. Ancak hutbede abdesti bozulursa hemen inip abdest alıp kaldığı yerden devam etmesi zarar vermez.

8. Hatibin avretinin örtülü olması.

9. Hutbeyi Cuma namazından önce okuması,

10. Hutbenin şartlarını bilemesi ve uyması.

11. Hutbeyi “Esteğfirullahe lî ve leküm” cümlesiyle bitirmek.

12. Hutbeyi kırk kişinin dinleyeceği kadar hatibin sesinin yüksek çıkması şarttır.

Hutbenin Sünnetleri:

1. Minberde veya yüksek bir yerde okunması. Peygamberimiz (sav) hurma kütüğüne yaslanarak okurdu, sonra dört basamaklı bir minber yapıldı ve peygamberimiz (sav) onun üzerine çıkarak okurdu.

2. Minberin mihrabın sağ tarafında bulunması ve arasında en az bir metre mesafenin olması.

3. İmamın cemaate eziyet etmemesi için hutbeye çıkmadan önce minbere yakın bulunması.

4. İmamın minbere giderken yanındakilere selam vermesi.

5. Hatibin minber üzerinde cemaate dönük olarak oturması.

6. Hatibin minbere çıkıp oturmasından sonra ezanın okunması. Hz. Osman (ra) zamanına kadar bu ezanla iktifa ediliyordu. Asıl vakit ezanı budur ve bu iç ezandan sonra alışveriş yapmak haramdır. Hz. Osman (ra) halk çoğalınca dış ezanın okunmasını emretti. Böylece dış ezan meşru oldu.

7. Hutbenin sade, açık, beliğ ve fasih bir dille okunması. Hz. Ali (ra) “Halkın anladığı dille konuşunuz. Onlara anlamadıkları ve akıllarının ermediği şeyleri anlatarak Allah’ı ve peygamberi yalanlamalarını ister misiniz?” demiştir.

8.  Hutbenin Cuma namazından kısa olması. Peygamberimiz (sav) “Hutbeyi kısaltınız ve namazı uzatınız. Hutbenin kısa ve öz, namazın uzun olması hatibin fakih olmasına delildir” buyurdular. Hz. Ebubekir (ra) “Uzun konuşmaların sonu başını unutturur. Bunun için az ve öz konuşunuz” buyurmuşlardır.

9. Hutbe okurken hatibin bir kılıca ve bastona dayanması. Peygamberimiz (sav) savaş ve sefer durumunda kılıca, sair zamanlarda bir yaya veya değneğe dayanarak hutbe okurdu.

10. İki hutbe arasında en az ihlas Suresi okuyacak kadar oturması ve mü’minlere dua etmesi.

11. Hatip hutbeyi bitirince kamet getirilmesi.

12. Hutbeyi okuyan hatibin Cuma namazını da kıldırması.

13. Hatibin Cuma namazında birinci rekatta Â’lâ ve Gaşiye veya Cuma Suresi, ve Münâfıkun Surelerini okuması sünnettir.

Hutbenin Mekruhları:

1. Hutbenin sünnetlerinden birisini terk etmek.

2. Hutbe okunurken cemaatin konuşması tahrimen mekruh olduğu gibi, hutbenin sevabını da giderir.

3. Hutbe dinleyenlerin sağa-sola bakmaları ve başka şeylerle meşgul olmaları.

4. Hatibin hutbede sallanması, sağa sola dönmesi, parmağıyla tehdit etmesi, elini minbere vurması, başını sallaması.

5. Hatibin hutbeyi acele okuması.

6. Hükümdarı sena ve methetmesi.

7. Dünyevi ve siyasi meseleleri konuşması.

Cumanın Sünnetleri:

1. Cumaya gidenlerin gusletmesi, tırnaklarını kesmesi ve traş olmasi.

2. Cuma günü peygambere çokça salavat getirmek.

3. Cuma namazına giderken yolda ve camide Kur’ân tilaveti ve zikir ile meşgul olmak. Tilavet “İhlas ve Fatiha Surelerini defalarca okumak” şeklinde de olabilir.

4. Camide ön safa geçmek için cemaate eziyet etmemek. Peygamberimiz (sav) birisini cemaatin omuzlarından atlayarak geçtiğini görmüş ve “Otur, sen hem geri kaldın, hem eziyet verdin” demiştir. Nereyi boş bulursa oraya oturmak evlâdır.

5. Cumaya giderken en güzel elbiselerini giyip, güzel kokular sürünmek de erkekler için sünnettir. Yüce Allah “Mescitlere gireceğiniz zaman ziynetlerinizi takınız” emretmiştir. Bu emir farziyet olarak değil, istihbâbî bir emirdir. Peygamberimiz (sav) “Cuma günü yıkanıp güzel elbiselerini giyip, güzel koku sürünerek cumaya gelen ve cemaatin omuzlarından atlamayan, hutbeyi sükûnetle dinleyen ve huşu ile Cuma namazını kılan kimsenin iki Cuma arasında işlediği günahları affedilir”  buyurmuşlardır.

6. Cuma gecesi çok ibadet etmek ve Kehf Suresini okumak sünnettir. Peygamberimiz (sav) “Kehf Suresinin başını ve sonunu okuyan deccal’ın şerrinden korunur. Allah Cuma günü Kehf Suresini okuyan kimsenin iki Cuma arasını murlandırır” buyurmuşlardır.

7. Cuma günü camiye erken gidip oturmak. Bu peygamberimizin (sav) önemli tavsiyelerindendir.

Cuma İle İlgili Meseleler:

Akıl, bâliğ, hür, sıhhatli olan ve seferi olmayan her erkeğe Cuma namazı farzdır. Hasta ve hasta bakıcıya ve meşru bir mazereti olana farz değildir, kılmamasıyla günaha girmez. Ancak Cuma kendisine farz olmayan yolcu ve kadınlar kıldıkları taktirde namazları sahihtir, faziletini ve sevabını alırlar.

Cuma namazının ikinci rekatına yetişen kimse imamın selam vermesinden sonra ikinci rekatı tamamlar ve cuması sahih olur. Ancak ikinci rekatın rükuuna da yetişmeyen yine imama uyar ve teşehhüdü imamla kılıp ayağa kalkarak namazını tamamlar ancak Cuma namazı sahih olmaz. Bu nedenle o kişi öğle namazını da kılmak mecburiyetindedir.

Küffar tarafından istilaya uğrayan Müslümanlar kırk kişi oldukları taktirde Cuma namazı kılmakla yükümlüdürler. İçlerinden birini imam yapar ve Cumayı kılarlar. Hatta “Dar-ı Harbde” ve küfür diyarında olsalar da kırk Müslüman bir araya gelseler Cuma Namazı kılmakla yükümlüdürler.

Bulaşıcı bir hastalığı olanın cumaya, bayram namazına ve cemaate gitmesi câiz değildir. Zira peygamberimiz (sav) “Bir memlekette veba varsa oraya girmeyin, orada bulunuyorsanız dışarı çıkmayın” buyurmuşlardır. Başka bir hadiste ise “Cüzamdan aslandan kaçar gibi kaçınız” buyurmuşlardır.


Etiketler:  Cuma Cuma Namazı Cuma Namazının Şartları Cumanın Sünnetleri Hutbenin Rükünleri Hutbenin Şartları
 
< Önceki   Sonraki >