Yazılarım
Fıkhî Meseleler
Emanet ve Emanete Ait Hükümler | Emanet ve Emanete Ait Hükümler |
|
|
|
| Cuma, 03 Aralık 2010 | |
|
Emanet mü’minlerin vasfıdır. Peygamberimiz (sav) “emanete ihanetin münafıkların alameti" olduğunu belirtmiştir. Bu anlatılan husus maddi emanetlerle ilgili hususlardır. Bir de manevi ve ilâhi emanet vardır. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Biz emaneti yerlere ve göklere tavdi ettik, onlar bunu yüklenmekten kaçındılar da insan yüklendi” buyurarak insanlık ve islamiyetin bir emanet olarak insana verildiğini ifade etmiştir. Bu nedenle yüce peygamberimiz (sav) “Size iki şeyi emanet ediyorum. Onlara sarılırsanız kurtuluşa erersiniz. Bunlar Allah’ın kitabı Kur’ân-ı Kerim ve benim sünnetimdir” buyurarak manevi emaneti açıklamıştır. Peygamberimiz (sav) “Sana emanet bırakana emaneti iade et. Sana hıyanet edene sen ihanet etme!” buyurmuşlardır. Peygamberimiz (sav) yine “Emaneti olmayanın imanı yoktur” buyurarak emanete dikkatleri çekmiş ve imanla eş değer tutmuştur. Kadınlar erkeklere emanet olduğu gerçeğinden yola çıkan İslam bilginleri “Allah’ın insanlara yüklediği tekliflerin tamamına “emanet” demişlerdir. Bu manada “idarecilik” bir emanettir. İdareci idaresi altındakilerin hak ve hukuklarını korumakla mükelleftir. Bu nedenle bu görev ehil olanlara verilmelidir. Kur’ân-ı Kerim “Allah emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmederken adâletle hükmetmenizi emreder” buyurmuştur. Peygamberimiz (sav) de bu ayeti açıklarken “Emanet zayi edildiği zaman kıyameti bekleyin. Emanetin zayi olması işlere layık olmayanların getirilmesidir” buyurarak açıklamıştır. Bu ayet ve hadiste idareye layık olmayanların getirildiği, halkın da idarecilerine itaat etmediği zaman emanetin zayi edileceği açıkça belirtilmiştir. Kıyametin kopması ise işlerin ters gitmesi anlamına gelmektedir. Ne zaman idareye layık olmayanlar gelir de halka zuledilir ve halk da idarecilere itaat etmeyerek isyan ederlerse maddi ve manevi kıyamet kopar, anarşi ve terör her yeri istila eder. İslam bilginlerine göre emanetin dört rüknü vardır. 2. Akit siğası: Emanet verirken “bu sana benim emanetimdir” sözü ve alanın da kabul etmesidir. 3. Amanet sahibi: Emanet veren kişi. 4. Emanetçi: Kendisine emanet verilen kişi. Emanetçi emaneti koruyamayacaksa kabul etmesi haramdır. Koruyacaksa kabul etmesi sünnettir. Emaneti başka koruyamayacak yoksa emanet kabul etmek vaciptir. Emanetçi ile emaneti verenin akıl ve baliğ olma şartı vardır. Ancak bir kimse bir deliden veya bir çocuktan bir emanet alır zayi ederse mislini ve benzerini zamin etmek ve ödemek durumundadır, çocuğa ve deliye emanet verirse onlar da zayi ederse ödemeleri gerekmez. Emanetçinin emaneti koruması için gerekeni yapması lazım. Koruyamadığı zaman onu ödemekle mükelleftir. Mesela hayvan emanet edilmiş ise onu yemlemeli ve sulamalı. Aç bırakır ölürse zamin olur. Para emanet edilir de korumayarak çalıdırırsa ödemek zorundadır. Hz. Ömer (ra) “Kişinin boyu ve yakışıklılığı değil, emin olması ve emaneti koruyabilmesi ile mükemmel insandır” demiştir. Bir zalim birini zorlar o da korkusundan emaneti verirse ödemek zorundadır. Kendi eli ile vermediği halde zorla elinden alırsa bu durumda emanetçi mesul değildir. Etiketler: Emanet Muhammedül-Emin Emanetçi İdarecilik Emanetin zayi olması Emanet Müminin vasfıdır |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|