Yazılarım
Fıkhî Meseleler
Farz Olan Emirler ve Ameller | Farz Olan Emirler ve Ameller |
|
|
|
| Salı, 14 Aralık 2010 | |
|
Gerek İmam-ı Şafi gerekse İmam-ı Azam zanni delillerle sabit olan hükümleri “Farz” kapsamına almamışlardır. Hanefiler zanni delillerle sabit olan bir hükmü “Vacip” olarak nitelerken İmam-ı Şafi peygamberimizin (sav) uygulamalarını esas alarak “Sünnet-i Müekkede” olarak nitelemiş ve Sünnete “Vacip” kadar değer verdiğini göstermiş, terk edenlerin azaba ve ikaba uğrayacağını ifade etmiştir. Hanefiler ve Şafiler arasındaki “Farz” ve “Vacip” ayrımı öz itibarıyle değil, lafız yönüyledir. Farz, itikat, amel ve hüküm bakımından kat’î ve içtihâdi olmak üzere ikiye ayrılır. Kat’î farz; subut ve delalet bakımından kesin olarak bildirilen amellerdir. Buna ilmî ve amelî farz denir. Namaz ve Oruç gibi bu nevi farzların inkârı küfrü gerektirir. İkincisi ise, İçtihâdî farzlardır. Müçtehit imamların üzerinde ihtilaf ettiği ve amele müteallik olan amel ve ameli itmam eden fiillerdir. Başa mesh miktarı, abdestin farzları ve namazda fatihanın okunması gibi farzı itmam eden farzlar bu nevidendirler. Farzlar mükellef açısından ikiye ayrılır. Birincisi, akıl, bâliğ olan her ferdin bizatihi yapmakla mükellef olduğu farz amellerdir. Bunlara “Farz-ı Ayn” denilir. Beş vakit namaz kılmak ve oruç tutmak gibi başkasının yapması ile sorumluluktan kurtulamayacağımız farz amellerdir. İkincisi ise mükelleflerin bir kısmının yapması ile diğerlerini sorumluluktan kurtaran farz ibadetlerdir. Bunlara “Farz-ı Kifaye” denir. Cenaze namazı kılmak gibi… Farz-ı ayn olan ameller sevap ve fazilet bakımından farz-ı kifaye olan amellerden üstündür. Zira bir emir genişlerse meşakkati azalır, hususileştikçe meşakkati artar ve sevabı da buna göre çoğalır. Farz-ı Kifaye olan emirler umum tarafından terk edilirse herkes sorumlu olur. Farz-ı Ayn olan emirlerin bir kısmı şunlardır: 2. Her mükellefin kendisine farz-ı ayn olan Namaz, Oruç, Hac ve Zekât gibi farzları ve Haram olan ve kendisini harama götüren hususları öğrenmesi. 3. İman, gusül, abdest, namaz gibi “Farz-ı Ayn” ve içki, kumar, faiz gibi “Haram” olan amellerin gereğini yapması, 4. Helal kazanç elde etmek ve kazancını haramdan korumak için ticaret ve alışverişin, sanat ve mesleğin inceliklerini öğrenmek ve haram kazançtan sakınmak. Farz-ı Kifaye olan emirlerin bir kısmı şöyledir: 2. Dinin amelî yönünü korumak için “Tefsir, Hadis, Fıkıh” gibi ilimleri okumak ve okutmak. Müftülerin vazifesi budur. 3. Ma’rufu emredip münkerden nehyetmek için va’z-u nasihatlerde bulunmak. Vaizlerin ve muallimlerin görevi budur. 4. İnsanların ihtiyacı olan Tıp ve Hukuk, Eğitim gibi insanların ihtiyacı olan ilimleri öğrenip ihtiyaçlarını karşılamak. 5. Ziraat, sanat ve ticaret yaparak helal kazanç yollarını öğrenmek, sanat ve meslek sahibi olmak. 6. Cihada iştirak etmek. Bilhassa bu zamanda silahla cihad devletin görevi olduğu için her müslümanın nefsi ile, şeytanla ve ehl-i dalalet ile ilim öğrenmek ve hayırlı amelleri işelemek suretiyle manevi mücahedede bulunması farz-ı ayn olmuştur. Zira artık dine ve imana her yerde, hatta televizyon ve İnternet aracılığı ile her evde dine imana saldırı olduğu için dinini korumak üzere her mü’minin manevi mücadele etmesi farz-ı ayndır. Asrımızın imamı Bediüzzaman Said Nursi hazretleri böyle hükmetmiştir. Etiketler: Farz Farz Olan Ameller Farz-ı Ayn Farz-ı Kifaye Vacip Sünnet Sünnet-i Müekkede İmam-ı Şafi İmam-ı Azam |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|