M. Ali KAYA
Gusül yıkanmaktır. Din dilinde gusül, Allah’ın emrini yerine getirmek ve ibadet için temizlenmek niyeti ile suyu bütün vücuduna değdirerek ve ovarak yıkanmaktır. Guslün farzıyeti Kur’ân/Kitap, Sünnet ve İcma ile sabittir. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “ Şayet cünüp iseniz iyice temizlenip yıkanın” emretmiştir. Peygamberimiz (sav) de “Temizlik imanın yarısıdır” buyurmuşlardır.
Altı şey guslü, yani yıkanmayı farz kılar.
Guslü Gerektiren Durumlar:
Buluğ çağına gelmiş olan bir erkeğin organından dört çeşit akıntı gelir. Birincisi idrar. İkincisi mezi, üçüncüsü vedi, dördüncüsü ise menidir. İdrar, mezi ve vedi abdesti bozar. Meni ise guslü gerektirir. Mezi, erkeklik aletinin uyanması ile gelen ince sıvı ve kaygan akıntıdır. Vedi, herhangi bir ağır cismi kaldırdığı zaman veya idrardan sonra erkeklik organı uyanmadığı halde gelen beyaz ve katı akıntıdır. Meni ise erkeklik organından uyanık halde fışkırarak çıkan hamur kokusunda beyaz ve katı akıntıdır. Meni guslü gerektirirken ilk üçü sadece abdesti bozar. Kadınlar ise baliğa olduktan sonra her ayın belli günlerinde kanama dönemi geçirir. Buna hayız ve ay hali denir.
1. Erkekten meninin gelmesi. Meni ister uykuda ihtilam olarak, ister cinsi münasebetle ve ister kendi eliyle, nasıl çıkarsa çıksın guslü farz kılar.
2. Erkeğin erkeklik organının sünnet edilerek ortaya çıkan uç kısmı herhangi bir canlının fercine girmesi ile meni çıksın çıkmasın gusül farz olur. Hz. Aişe (ra) “Erkeğin sünneti kadının sünnetine dokunursa her ikisine de gusül gerekir” demiştir.
3. Şehitler dışında ölen müslümanın yıkanması ve gusül abdestinin aldırılması da farzdır. Savaşta şehit olanlar ise yıkanmadan kanları ile defnedilirler.
4. Kadınlarda hayız kanının kesilmesi,
5. Kadınların Nifas kanının kesilmesi. İster kan parçası, ister düşük olsun çocuk doğurduktan sonra gelen kanın kesilmesiyle gusül farz ve ibadete başlayabilir.
6. Kadınlar cinsi münasebetten sonra guslederek yıkanmaları farzdır. Kadın rüyasında ihtilam olsa yıkaması farzdır.
Guslün Farzları:
1. Niyet: “Niyet ettim gusül abdesti almaya” şeklinde niyet etmek. Niyetin zamanı yıkanmaya başladığı andadır. Kalbinden cünüplükten temizlenmeye niyet ederek yıkanması yeterlidir. Dili ile söylemesi ise sünnettir. İbadet niyeti ile gusle niyet etmezse gusül ibadeti yapılmış sayılmaz, yeniden niyet ederek yıkanması gerekir.
2. Vücudunda bulunan necasetin ve suyu bedene geçirmeyecek tabakanın giderilmesi ve bedenin suya temasının sağlanması. Bu nedenle vücudunu ovmak sünnettir. Tırnaklarda oje ve suya temasa engel olan boya ve cilanın giderilmesi şarttır.
3. Bütün vücudunu yıkamak. Suyun bedene temasını tam olarak sağlamak için saç ve kıl diplerini, derideki çatlakları ve çukurları iyice ovalamak gerekir.
Şafii Mezhebinde ağız ve burun göz gibi iç azalardan sayıldığı için yıkamak farz değildir. Mazmaza ve istinşak ile ağza ve burna su vermek sünnettir. Dolayısıyla dişlerin ve damakla ağzın kaplama olması gusül ibadetine zarar vermez.
Gusledip banyodan çıktıktan sonra “şuraya veya buraya su değdi mi?” diye şüpheye düşmek gusle engel değildir. İslam fıkhında kural şudur: “Şüphe ile yakîn zail olmaz.” Şüphe ile ibadet noksan olmaz. Şüphe ile abdest bozulmuş olmaz.
Guslün Sünnetleri:
1. Euzü-Besmele çekmek,
2. Bedenindeki necaseti izale etmek,
3. Gusülden önce namaz abdesti gibi abdest almak,
4. Göbek, karın ve kulak gibi girinti ve çıkıntıları itina ile yıkamak,
5. Başını ve saçlarını ovmak ve yıkamak,
6. Tüm vücudunu ovalamak,
7. Üçer defa başa, sağa ve sola su dökerek yıkamak,
8. Abdest alırken kıbleye dönmek,
9. Yalnız ve küçük bir yerde de olsa avretini örtmek,
10. Mecbur olmadıkça konuşmamak,
Tam sünnete ve adabına uygun gusül bu şekilde alınır. Ancak suyun az ve zamanın dar olup sabah namazının kazaya kalmaması için namaz abdesti almaz da sadece gusül abdesti alırsa bu namaz abdesti yerine de geçer ve onunla abdesti bozan herhangi bir durum vaki olmadıkça her türlü ibadeti yapabilir.
Cünüp olan ve gusletmesi gereken birisinin yıkanıp gusül abdesti almadan saçını tırnağını kesmesi ve tıraş olması mekruhtur. Zira insandan ayrılan cüzleri yarın kıyamette kendisine aynen iade edilecektir. Bunların temiz bir şekilde kesilmiş olması gerekir.
Cünüp İken Haram Olan Hususlar:
Gusül abdesti almayı gerektiren halde bulunmaya cünüplük denir. Böyle birisine aşağıda maddeler halinde yazılan hususları yapmak haram, yani yasaktır.
1. Farz olsun, nâfile olsun hiçbir namazı kılamaz. Nitekim yüce Allah “Cünüp olduğunuz zaman namaza yaklaşmayınız” buyurmuşlardır. Bu âyette “yolcu hariç namaza yaklaşmayın” demek “mescide girmeyin” demektir. Mescide girmek yasak olunca namaz kılmak evleviyetle yasak olur. Peygamberimiz (sav) bu nedenle yasaklamıştır.
2. Kur’ân-ı Kerimi eline alarak okuyamaz ve yazamaz.
3. Kâbe’yi tavaf edemez,
4. Cünüp olanın bir namaz vaktini yıkanmadan geçirmesi haramdır. Su bulamayacak olursa bu durumda vaktin sonunda vakit çıkmadan teyemmüm yaparak namazını kılar ve sonrada iade eder.
Bunlar dışında camiye ve mescide girmesi, dini kitapları okuması ve bu haliyle yemek yemesi mekruhtur. Ancak oruç tutabilir ve normal namaz abdesti alarak sahur yemeği yemesinde ise mahzur yoktur.
Cünüp olanın dua ve zikir kastı ile Euzü-Besmele çekmesi, Fatihayı, Ayete’l-Kürsiyi, Felak ve Nâs Surelerini ve duaları okumasında bir mahzur yoktur. İnsan her halinde Allah’ı zikredebilir. Bu bir fazilettir. Arabaya bindiği zaman “Sübhanellezi sahhare lena haza” demesi ve cenazeyi duyunca “İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn” “Lâ ilâhe illallah” “Sübhanallah” demesinde bir sakınca yoktur. Yine dua ayetlerini dua kastı ile ezber okumasında mahzur yoktur. “Rabbenâ âtinâ fiddünya haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kınâ azabennâr” ayetini dua olarak okuyabilir. Yemekten önce “Besmele” çekmesi ve yemekten sonra “Elhamdülillah” demesi ise sünnettir. Bu kelime ve kelamlar her ne kadar Kur’ân-ı Kerimden ise de zikir ifadeleri olduğu için sevabı vardır, günahı yoktur.
Sünnet ve Nafile Olan Gusül İbadeti:
İnsanın cünüp olmasa da haftada bir defa yıkanması bedeninin üzerindeki Allah’ın hakkıdır. Bunun dışında aşağıdaki hususlar için banyo yapıp nafile ibadet nevinden gusül abdesti alması sünnet ve ibadettir.
1. Cuma günü Cuma namazına gitmek için yıkanmak,
2. Bayram Namazı için yıkanmak,
3. Husuf ve Küsuf Namazları ve Yağmur duası için yıkanmak,
4. Cenazeyi yıkayanın yıkanması,
5. Hidayete eren ve yeni Müslüman olanın yıkanması,
6. Delinin ve baygın olanın ayılınca yıkanması,
7. İhrama girecek olanın, ihramdan önce yıkanması,
8. Arafat’ta vakfe yapmak, Müzdelife’de gecelemek ve Cemrelere taş atmak için yıkanmak,
9. Mekke ve Medine’ye girmek ve Kâbe’yi tavaf etmek için yıkanmak sünnettir.
10. Kadir ve Beraat Gecesi gibi kutsi geceleri ihya etmek için gusletmek.
11. Yeni elbise giyenin guslederek giymesi güzel olduğu gibi, bir toplum içine çıkmak ve yabancı misafirleri ağarlamak veya misafir olmak için de gusletmek ve yeni elbiseler giymek de sünnettir.
12. Yolculuğa çıkan ve yoldan gelen birisinin de gusletmesi sünnettir. Peygamberimiz (sav) bu şekilde yapardı.
İslam dini nezafet, yani temizlik ve nezaket, yani tevazu ve mahviyetle, güler yüzle, kibar olgun davranış sergileme dinidir. Nezafet ve nezaketin gereği her yerde Allah için olursa ibadettir. Nitekim yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Allah tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.” Yine “Güzel davranın Allah güzel davrananları sever” buyurmuşlardır.
Guslün Mekruhları:
1. Suyu israf etmek. İsraf dinimizde her şeyde ve her yerde yasaktır.
2. Cünüp iken saçlarını, kıllarını ve tırnaklarını kesmek,
3. Yıkanmayı geciktirmek. Namaz vakti geçerse haram olur.
4. Gusül abdesti almadan yemek içmek ve dini kitapları okumak. Bu husus erkekler için mekruhtur. Kadınların hayız ve nifas hallerinde mekruh değildir. Ancak ellerini ve ağzını yıkaması gerekir.
Kadınların Hayız Hali:
Hayız, lügatte akma anlamına gelir. Şer’î manası ise, kadınların fıtratı gereği her ayın belli günlerinde rahminden kanın gelmesidir. Sıhhatli bir kadın her ay bir yumurta oluşturur ve döllenme halinde bu yumurtayı beslemek için rahminin üst kısmında bir kan tabakası oluşur. Şayet döllenme olmazsa bu tabaka dökülür ve kanama oluşur. Bu duruma tıp dilinde “Âdet Kanaması / Regl” hali denir. Bu kanama en az iki, en fazla sekiz gün devam eder. Genellikle beş ile altı gün sürer.
Kadının rahminden kan gelmeye başladığı andan itibaren hayızlı sayılır ve namaz kılmayı ve oruç tutmayı bırakır. Temizlenince namazını kılmaya başlar. Orucunu kaza eder, namazını ise kaza etmez, Allah onu affetmiştir. Hayız halinde ibadet etmemesi ve kanama kesilince gusletmesi Allah'ın emridir.
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Sana hayızdan sorarlar. De ki: O hal kadınlar için bir eza ve eziyettir. Kadın bu durumda iken ona yaklaşmayın ve temizleninceye kadar bekleyin. Temizlendikleri zaman ise Allah'ın emrettiği yoldan onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah tövbe edenleri ve çok temizlenenleri sever” ayeti ile peygamberimizin (sav) Fatıma binti Ebî Hubeyş’e söylediği “Hayız görmeye başladığın zaman namazı bırak, hayız kesildikten sonra yıkan ve namazını kıl” hadisidir.
Kadın hayız görmeye başladığı zaman buluğ çağına girmiş ve namaz, oruç ve diğer ibadetler kendisine farz olmuş olur. İmam-ı Şafiye göre hayzın en kısa süresi bir gün bir gece, en çoğu on beş gündür. Zira kadınlarda temizlik süresi on beş günden az olmaz. On beş günden fazla kanama vaki olursa bu hayız kanı değil özür ve hastalık kanı sayılır. On beşinci günü kanama dursun durmasın gusül yapar ve namaza başlar.
Hayızlı Kadına Haram Olan Şeyler:
Kadın adetli olduğu günlerde;
1. Kesinlikle namaz kılamaz.
2. Kur’ân-ı Kerimi okuyamaz, mushafa dokunmaz ve taşıyamaz.
3. Mescitte duramaz; ancak zaruret halinde mescitten geçebilir. Nitekim Hz. Aişe (ra) adetli iken mescide peygamberimizin emri ile seccade götürmüştür.
4. Kabeyi tavaf edemez. Bunun dışında diğer hac görevlerini yapabilir. Bu husus Hz. Aişe (ra) hadisi ile sabittir.
5. Farz ve nafile oruç tutamaz. Ancak farz orucu kaza eder, namazı ise kaza etmez. Bu husus da yine Hz. Aişe’nin (ra) “Biz hayızlı iken orucu kaza etmekle emrolunduk, namazı kaza etmekle emrolunmadık” sözü ile sabittir. Bu konuda icma sabit olmuştur.
6. Hayızlı kadının cinsi münasebette bulunması da haramdır. Bu da ayetle yasaklanmıştır. Abdullah b. Sa’d (ra) peygamberimize (sav) “Kadınım hayız halinde bana neresi helal olur?” diye sorunca peygamberimiz (sav) “İzarın üst kısmı helal olur” buyurmuşlardır. Yani göbeğin üzeri demektir. Göbekle diz kapağı arası haramdır.
Nifas (Lohusalık) Hali:
Kadınların çocuk doğurmalarından sonra gelen kana “Nifas Kanı” denir. Çocuğun doğumundan önce gelen kan nifas kanı sayılmaz. Böyle bir kan özür ve hastalık kanıdır. Nifas kanı birkaç gün devam ettiği gibi, ortalama kırk gün ve en fazla altmış gün devam eder.
İslam bilginleri nifas halinin aynen hayız hali gibi olduğunda ittifak etmişlerdir. Hayızda haram olan şeyler nifas kanının aktığı dönemde de haramdır.
Hamilelik döneminde gelen kan ise cumhur-u ulemaya göre özür ve hastalık kanıdır. Zira bu dönemde tıbben kadından hayız kanı gelmez.
Hamileliğin en az müddeti altı aydır. Bu husus “Onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır” “sütten kesilmesi de iki senedir” ayeti ile sabittir. Zira otuz aydan iki yıl çıkarılırsa altı ay kalır. Hamileliğin normal süresi ise dokuz aydır. İmam-ı Şafi’ye göre ise hamilelik müddetinin en uzun süresi dört yıldır. Bu husus nadiren de olsa vaki olduğu için Şafii böyle içhat etmiştir.
Kadın nifastan kurtulunca yıkanır, gusül abdestini alır ve namazına başlar. Etiketler: Gusül Gusülle İlgili Hükümler Temizlik İmanın Yarısıdır Guslün Farzları Guslün Sünnetleri Cünübken Haram Olanlar Hayız Hali Lohusalık |