M. Ali KAYA
Üç çeşit hac vardır. Hacc-ı İfrat, Hacc-ı Kıran ve Hacc-ı Temettü. Mü’min bu üç nevi hacdan istediğine niyet edebilir. Şafi ve Maliki mezhebine göre en faziletli hac Hacc-ı İfrattır. Hanefi Mezhebine göre ise Hacc-ı Kırandır. Hz. Aişe (ra) şöyle buyurur: “ Haccetü’l-Veda” senesi peygamberimiz (sav) ile beraber Hacca gittik. Kimimiz Umreye, kimimiz de hem hac hem de Umreye niyet ettik. Resûl-i Ekrem (sav) Hacca niyet etmişlerdi. Hac veya Hac ile Umreye beraber niyet edenler Kurban Bayramı gününe kadar ihramda kaldılar.”
1. Hacc-ı İfrat: İhrama girerek hacca ait şartları ve rükünleri ifa etmektir.
2. Hacc-ı Temettu: Hacc-ı Temettu iki ayrı ibadetten ibarettir. Önce Umreye niyet edip Umre yapmak, sonra ihramdan çıkmaktır. Arafat’a çıkılacağı zaman Mekke-i Mükerreme’de yeniden Hacca niyet edip ihrama girerek Arafat’a çıkmak ve sonra haccın şartlarını, rükünlerini ve vaciplerini ifa etmektir.
Hacc-ı Temettunun üç şartı vardır:
1. Afakî olmasıdır. Misafir olmayanlar için Temettu caiz değildir. Misafir olanlar ise en az 150 km uzaktan hacca gelenlerdir.
2. Hacc-ı Temettu’nun umresi hac senesinin hac aylarında olmalıdır. Yani hac için gelen kimse önce Umreye niyet eder Umresini yapar, sonra Arafe günü Arafat’a çıkmak için yeniden ihrama girerek hacca niyet eder ve gereğini yapar.
3. Umre ile Hac arasında mikattan dışarı çıkmamasıdır. Mikat dışına çıkar gelirse bu durumda Hacca yeniden niyet etmesi gerekir ve kurban kesmesi de gerekmez.
3. Hacc-ı Kıran: İki ayrı amelden ibarettir. Mikatta ihrama girerken hem umreye hem hacca niyet eder. Mekke’ye varınca Hac ve Umre için Kâbe’yi tavaf eder. Sonra her ikisi için Safa ile Merve arasında sa’yeder. Mekke’de ikamet edenler için Hacc-ı Kırana niyet etmesi caiz olmaz.
Hacc-ı Kıran ve Hacc-ı Temettu için kurban kesmek vaciptir. Bayram günü Cemretu’l-akabe’ye taş attıktan sonra harem mıntıkasının herhangi bir yerinde kurbanını kesebilir. Kurban bulamayan veya kurban kesecek parası olmayan kimse on gün oruç tutar. Bunun üç günü ihramda yedi gün de memleketine döndükten sonradır. Orucu ihramlı iken zilhicce’nin 7, 8 ve 9 günü tutması gerekir.
HACCIN CİNAYETLERİ VE CEZALARI:
Hac görevini yapmak isteyen kimse haccın farzlarını, vaciplerini ve sünnetlerini yerine getirmeli ve yasaklarını bilerek onlardan sakınmalıdır. Farzlardan birini terk ederse haccı fasit olur. Bir sene sonra haccı iade etmesi gerekir. vaciplerden birini terk ederse günaha girer ve ceza vermesi gerekir. Bütün bunların bilinmesi gerekir. Yoksa haccı makbul olmaz.
Bir kimse ihramın yasaklarından birisini işlerse veya Hac ve Umrede vacip olan bir şeyi terk ederse kendisine ceza düşer. Bilerek yasağı işler ve vacibi terk ederse günaha girer ve ayrıca tövbe etmesi gerekir.
Haccın yasaklarını ihlal edenler cezasını ödemekle günahtan kurtulmazlar. Ceza yasağın işlenmesini mubah kılmaz. Verilen ceza dünyevi olup, uhrevi cezadan kurtulmak için ayrıca tövbe etmesi gerekir.
Cinayetler dört nevidir.
1. Elbise ve Muhrimin Vücudu İle İlgili Olanlar:
İhrama girmiş olan bir kişinin elbise giymesi, koku ve yağ sürünmesi, traş olması yasaktır. Bir mazerete binâen saçını traş eden kimseye fidye düşer. Böyle birisi ceza olarak kurban keser. Şayet buna gücü yetmezse üç gün oruç tutar veya altı fakire birer sa’ fitre verir. İslam bilginleri diğer cezaları traş yasağına kıyaslamışlardır. Şayet ihramda bulunan kimse herhangi bir uzvundan üç tel kıl alır veya üç tırnağını keserse bir fidye vermekle yükümlüdür. Şayet üç kıl ve üç tırnaktan az olursa sadaka vermesi gerekir.
a) Bilerek ve zaruret olmadan dikişli elbise giyerse kurban düşer. Aynı zamanda tövbe etmesi gerekir. soğuktan korunmak için giymek durumunda kalırsa bu durumda günaha girmez ama fidye vermekle mükelleftir. Kadınların da yüzlerini örtmeleri yasaktır. Yüzünü örten kadına da fidye vermekle mükelleftir.
b) Az veya çok vücuduna veya elbisesine koku sürünürse kurban kesmek icab eder. Ancak güzel kokulu bir şey ve koku şişesi alır da çantasına koyup boynuna asarsa bir şey lazım gelmez. Güzel kokulu sabun kullanması caiz olmakla beraber terk etmesi evladır.
c) Saçına sakalına kokusuz yağ sürmesi de aynen koku sürmek gibidir. Tedavi amaçlı olursa bir şey lazım gelmez. Saçına ve sakalına kokusuz yağ sürerse kurban düşer.
d) Traş olan, saçını ve sakalını kesen veya yolan bir ihramlı için ceza olarak kurban kesmek düşer. Koltuk altını ve kasıklarını traş ederse yine kurban düşer. Üç telden az olura bu durumda bir ve iki avuç buğday miktarı sadaka vermesi gerekir.
e) Bir yerde üç tırnak veya daha fazlasını keserse fidye düşer. Bir tırnak keserse bir avuç, iki tırnak keserse iki avuç buğday sadaka vermesi gerekir. Üç tırnaktan fazla keserse fidye olarak bir kurban, veya altı fakire yemek yedirmek veyahut üç gün oruç tutmaktır.
2. Av ve Onunla İlgili Yasaklar:
İhramda olan birisinin av hayvanlarından birisini öldürmesi ve avcıya yardım etmesi haramdır. Ancak ehlî hayvanları kesmek ve denizde balık avlamasından bir sakınca yoktur. Bu nedenle bir ihramlı kasaplık yapabilir; ancak avlanamaz. Av hayvanlarını bilerek veya bilmeyerek avlaması fark etmez.
a) Av iki çeşittir. Birincisi, deve, sığır ve eşek ve benzeri bulunan avı öldüren üç şeyden birini yamakla mükelleftir. Ya avın benzeri bir kurban alıp kesmek. Veya para ile takdir ederek onların seviyesinde buğday ve arpayı alıp fakirlere tasadduk etmek. Veyahut buğday ve arpa miktarının sa’ ölçüsü ile oruç tutmaktır. Benzeri bulunmayan hayvanlar da para ile takdir ederek parası ile buğday alıp harem fakirlerine tasadduk edecek veya her sa’ karşılığı bir gün oruç tutacaktır.
b) Avı öldürmeyip tüylerini yolmak veya yaralamanın cezası o hayvanların değeri kadar buğday alır ve harem fakirlerine tasadduk eder. Yerine oruç tutmak caiz değildir. Avın yumurtasını kırmak ve sütünü sağmak ise yumurtanın ve sütün değerini tasadduk etmekle cezalandırılır.
c) İhramda olmayan birisi harem civarında bir av hayvanını avlarsa avın değerini harem halkına tasadduk etmekle mükelleftir.
d) İhramda olan veya olmayan birisi av hayvanı olmayan ve zararlı olan karga, yılan, akrep, fare, sinek, pire, kene ve arı gibi bir canlıları ve canavarları öldürmekte bir sakınca yoktur.
e) İnsanların ektikleri ağaç ve ekinler müstesna haremin bitkilerini, ağaç ve ekinlerini kesmek ve yolmak herkes için haramdır. Büyük ağaçları kesen sığır kurban etmekle, küçük ağaçları kesen koyun ve keçi kurban etmekle, otları yolan da otların değerini tasadduk etmekle mükelleftir. Ağaçların yapraklarını koparmakta ise bir sakınca yoktur.
3. Cinsî Yakınlaşma ve Onun Öncülleri:
İhramda olan bir hacının cinsî münasebette bulunması ittifakla haramdır. Bunun da iki çeşidi vardır.
1. Arafat’ta vakfe yapmadan önce cinsî yakınlık haram olmakla beraber haccı bozar. Bu durumda olana üç şey gerekir. Birincisi, haccını tamamlar. İkincisi, seneye yeniden hac yapması gerekir. şayet bu hac nafile bir hac da olsa yeninde hac yapması vacip olur. Üçüncüsü de ceza olarak bir deve kurban keser.
2. İhramdan çıktıktan sonra cinsi yakınlıkta bulunmak. Arafat’ta vakfeden sonra Tavafu’l-İfadeyi yapmadan önce cinsi yakınlıkta bulunanın haccı fesada gitmez ancak bir keçi ve koyun kurban etmesi ve tövbe etmesi gerekir.
Kadına zorla veya uykuda yaklaşan kişi bu şekilde ceza görürken kadına ise bir şey lazım gelmez. Zorla, istemeyerek ve uykuda kendisine yaklaşılan kadının haccı fesada gitmez.
3. Cinsî yakınlığın öncülleri de iki nevidir. Birincisi, yakın öncüllerdir ki bunlar şehvetle kadını öpmek ve elbisesiz olarak vücudun ısısını hissetmektir. Şayet meni çıkarsa bu durumda hac fasit olmaz; ancak ceza olarak fidye ödemesi gerekir. yani, ya kurban kesecek veya üç gün oruç tutacak veyahut altı fakiri doyuracaktır. İkincisi, kadına yaklaşmadan düşünerek veya bakarak meni gelirse bu durumda bir şey lazım gelmez. Yıkanması ve hac gibi kutsal bir ibadet esnasında böyle boş şeylerle zihnini meşgul ederek ibadetten alıkoyduğu için nefsini kınaması ve terbiye etmesi gerekir.
4. Hac ve Umrenin Vaciplerinden Birini Terk Etmek:
Haccın vaciplerinden birisini terk eden kimse günaha girdiği gibi ceza olarak kendisine kurban düşer. Vacipleri terk etmenin cezaları şöyledir:
1. Mina’da cemreye bir taş atmayı terk ederse bir sa’, iki taş atmayı terk ederse iki sa’ buğday vermesi gerekir. Üç taş ve daha fazlasını terk edene ise bir kurban lazım gelir. Hasta ve yaşlı olan başkasına vekâlet verir vekil önce kendisine ait taşları atar, sonra vekâletini aldığı kişinin taşlarını atar ve tamamlar.
2. Hac ve Umreye niyet etmek isteyen ihrama girmeden mikatı geçerse günahkar olur ve mikata dönmesi gerekir. İhrama girmeden mikata dönerse bir şey lâzım gelmez. Şayet Hac ve Umre menâsikine başladıktan sonra, yani Kabe’ye ziyaret tavafı yaptıktan sonra dönerse bu durumda kendisine kurban düşer.
3. Müzdelife vakfesini özürsüz terk etmek. Özürsüz terk edene kurban lazım gelir. Şayet zaman darlığı ve hastalık gibi sebeplerle bu vakfeyi terk ederse bir şey lazım gelmez. Sucu ve çoban gibi görevlilerin bu vakfeyi terk etmesinde sakınca yoktur.
**
Arafat’ta vakfeyi kaçıran bir hacının haccı fevt olmuş, yani hacca yetişmemiş olur. Yani, bir hacı Kurban günü fecirden sonra Arafat’a gelenin haccı olmamıştır. Böyle birisi haccın geri kalan kısmını ifa eder; ama ertesi sene haccını kaza eder. Haccı kaza ettiği zaman da kendisine kurban düşer.
Hacca yetişemeyen şayet Hacc-ı Kırana niyet etmiş ise kaza edeceği zaman kendisine üç kurban düşer. Birisi yetişemediği hac için, ikincisi yetişemediği için, üçüncüsü de kaza ile ifa ettiği “Hacc-ı Kıran” içindir. Etiketler: Haccın Nevileri Hacc-ı İfrat Hacc-ı Kıran Hacc-ı Temettü Haccın Cinayetleri ve Cezalar İhram Arafat Vakfe Kurban Bayramı |