|
İkrar, Şüfa Hakkı ve Muzaraa |
|
|
|
|
Salı, 30 Kasım 2010 |
|
M. Ali KAYA
İKRAR
İkrar lügatta ispatlamak anlamına gelirken fıkıh ve hukuk dilinde bir kişinin zimmetinde başkasının hakkının bulunduğunu itiraf etmesidir. İkrarın muteber olması için mukririn aklı başında ve baliğ olması gerekir. Delinin ve çocuğun ikrarının bir değeri yoktur. Sekeratta olan birinin varislerine veya bir başkasına bir kimsenin hakkının zimmetinde olduğunu itiraf ederse kabul edilir. bir kimse “falanın bende hakkı vardır” derse o şey nedir diye sorulur. Beyan edemezse hapsedilir.
Bir kimse “Ben çocukken falan adamın şu kadar malını çaldım veya itlaf ettim” diye ikrarsda bulunursa itiraf ettiği kadarını kendisine vermesi gerekir. Ölen birisi için bir şey itiraf ederse itiraf ettiği miktarı varislerine vermesi gerekir. Mülk edinmek insana has bir durumdur. Hayvanın mülkiyet hakkı da mülkiyeti de olamaz. Bu nedenle bazılarının mallarını hayvanlara bırakmasının hükmî bir geçerliliği yoktur. Bir kimse ayrıca “falan hayvanın bende şu kadar hakkı var” derse bunun bir değeri yoktur. İkrar eden zamin olmaz.
ŞÜF’A HAKKI:
Eski ortağa ait sabit olan mecburi istimlak hakkıdır. Şüf’a hakkının üç rüknü vardır:
1. Alan kişinin ortak olmasıdır. Şafiye göre komşu için şüf’a hakkı yoktur, ancak hanefide şüf’a hakkı ortak için sabit olduğu gibi komşu için de sabittir.
2. Kendisinden alınan kişidir. Bunun şartı da ortaklığı alandan sonra olmasıdır. İki kişi ortak mal alacak olsalar her ikisi için de şüf’a hakkı olmaz.
3. Alınan maldır. Bunun da üç şartı vardır. Birincisi, gayr-i menkul olması. İkincisi, bedel mukabilinde istimlak edilmesidir. Üçüncüsü ise, taksim edildiği zaman faydasız hale gelememesidir.
Şüf’a hakkı için hâkimin hükmü gerekli değildir. Ne ile satılıyorsa şefî’de onun ile alır. İki şefi’den birisi şüf’a hakkından vazgeçerse diğer ya hepsini alır veya hepsinden vazgeçer.
MUSAKAT, MUHABERE VE MUZARAÂ:
Musakat, meyveyi bölmek üzere bağ ve bahçeye hizmet etmek ve meyve yetiştirmek üzere yapılan akittir. Bunun örneği peygamberimizin (sav) Hayber arazisini devletleştirdikten sonra hurmalıkları işletmek üzere Hayber halkına vermesidir. Bağ ve bahçe sahibi bunları işlemeyi bilmez veya zamanı olmazsa bilen ama bağı ve bahçersi olmayana vererek işletir ve bunun için de bir akit yapar. Bütün meyve ve sebzelerde caridir.
Musakatın beş rüknü vardır.
1. Akit. “Bu bahçeyi şuna mukabil sana verdim” “Bende buna mukabil aldım” demek.
2. İş yeri oaln bağ ve bahçe. Bunun belli olma şartı vardır.
3. Mal sahib ve işçi.
4. Emek/Çalışmak. Ekme, dikme, sulama ve bakımını yapmak. Örfen yapılması gereken işleri yapmak için anlaşma yapılır. Doğrudan üretime ait olmayan bağa duvar yapmak veya su kuyusu açmak ayrı akit ve şartları gerektirir. Bu musakata dahil değildir.
5. Çıkan mahsulün yarısı veya üçte biri gibi şart koşularak akdin yapılmasıdır.
Muhabere, tohumu işçiye veya işletene ait olmak şartıyla mahsulü bölmek üzere araziyi işletmeye vermektir. Muzaraa ise, tohumun toprak sahibine ait olmak şartıyla mahsulü bölmek üzere araziyi işçiye işletmek amacı ile vermektir. Bu husus ihtilaflıdır. Ancak örfen insanlar bununla amel etmektedirler. Etiketler: İkrar Muzaraa Şüfa Hakkı Emek Çalışma Ücret İspat Akit Anlaşma Söz Muhabere |