Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Fıkhî Meseleler arrow İMANA VE AHİRETE AİT MESELELER
Advertisement
İMANA VE AHİRETE AİT MESELELER PDF Yazdır E-posta
Salı, 21 Temmuz 2009

M. Ali KAYA

1. Ahirete ve meleklere ait meseleler “Sem’iyât” olarak isimlendirilir. Ancak peygamberin haber vermesi ile bilinir.

2. Yüce Allah mahlûkatı yaratmadan önce de “Halık” rızkı yaratmadan önce de “Razık” idi. Cenneti dünyayı ve Âdemi yaratmadan önce yarattı ve Âdemi cennete koydu. Sonra hikmeti ile dünyaya gönderdi.

3. Kıyamet haktır. “Her nefis ölümü tadacaktır.” İnsan bir nefistir dirilmek üzere ölecek; dünya da bir nefistir, ahiret suretine girmek için o da ölecek. İşte kıyametin kopması dünyanın ölümüdür.

4. Allah kullarına olan fazlından dolayı hidayet verir. Adaletinden dolayı da dalaleti verir. Dalaleti hızlanıdır.  Hızlanı ise adaletinin gereği olarak kulunun isyan ve tuğyanına ceza vermek ve razı olacağı amelleri yapanı da mükâfatlandırmasıdır.  Bu bakımdan şeytan insanın imanını zorla alamaz; kul küfrü imana tercih eder, imanı terk eder, o zaman şeytan da imanını çalar.


5. Kabirde “Münker ve Nekir” meleklerinin sualleri haktır ve vaki olacaktır.  Kabirde ruhun bedene iadesi de haktır ve vaki olacaktır. Bununla beraber kabir suali cesede değil ruha olacaktır. Ceset parçalanmış ve yanmış olabilir. Bunlara da sorgu ve sual vardır. Kabir hayatı ruhani bir hayattır. Haşir ise bedenlerin dirilmesi şeklinde cismanidir. 

6. Kabir suali dört şeydendir: Dini, kitabı, peygamberi ve kıblesi sorulur. Yani bir insanın yaratılış amacı olan Allah’ı, peygamberi, kitabı ve kıblesi mutlaka sorulacaktır. Üniversite hayatına bir imtihan ile başlayan ve bunun için yıllarca hazırlanan insan ahret ve cennet hayatına balamadan önce dünyada buna hazırlanıp hazırlanmadığından sorulmaması zaten mantıksızdır.

7. Kabir cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur.

8. Kıyametten sonra “Mahşer Meydanı” kurulur ve bütün cesetler otların ve ağaçların yerden bitmesi gibi biter ve kısa zamanda göz açıp kapayana kadar ruhlar bütün cesetlere iade edilir ve haşr-i azam bir anda vuku bulur. 

9. Amellerin tartılması ve her amelinden hesaba çekilmesi haktır. Sırat, mizan, havz-u Kevser, cennet ve cehennem haktır ve bu gün de hazırdır.

10. Cennet ve cehennem ebediyen fani olmayacak şekilde yaratılmış ve bu günde hazırlanmış şekildedir. Kıyametin kopması ile son şekli verilecektir. Allah cenneti ve cehennemi mahlûkatı yaratmadan önce ehli ile beraber yaratmıştır. Allah dilediğini fazlı ve keremi ile cennete alır, dilediğini de adaletinden dolayı cehenneme atar.

11. Kulların fiillerini yaratan Allah’tır; ancak onu kesbeden ve iktisab eden kuldur. Kul hayrı ister ve ona meyleder, Allah ona hayrı yaratır. Bu kulun kesbidir. Kul şerri ister ve ona meyleder, Allah ona şerri yaratır. Bu da kulun iktisabıdır. İstemek kuldan yaratmak Allah’tandır. 

12. Cennette Allah'ın gözle görülmesi haktır ve gerçektir. Peygamberimizin (sav) miraçta görmesi de bunun delilidir. Bu görüş teşbihten, kemiyetten ve keyfiyetten uzak olup gören ile görülen arasında mesafe bulunmaksızın vaki olacaktır.

13. Deccalın çıkması, ye’cüc ve me’cücün dünyayı fesada vermesi, Mehdinin gelmesi, İsa’nın (as) nüzulü ve Mehdi arkasında namaz kılması ve diğer sahih haberlerle verilen kıyametin bütün alametleri vuku bulacaktır. Allah dilediğini sırat-ı müstakim üzere hidayete erdirir. Dileyeni de kendi isyanı ve tuğyanından dolayı dalalete atarak layık olduğu cezaya çarptırır.
 
14. Peygamberimizin mahşerde bütün insanlığa olan büyük şefaati haktır ve vaki olacaktır. Ayrıca bütün peygamberlerin ümmetlerine ve peygamberimizin cehenneme düşmüş olan ümmetinin büyük günahkârlarına şefaati haktır ve vaki olacaktır. Ayrıca Allah'ın izni ve müsaadesi ile âlimlerin, hâfızların ve şehitlerin şefaatleri de küçük çapta vaki olacaktır.

15. Aşere-i mübeşşere peygamberimizin (sav) kendilerine dünyada iken cenneti müjdelediği on kişidir ve bunlar cennetliktir. Bunlar beşeriyet icabı günah da işlemiş olsalar Allah onları affederek kesinlikle cennete alacaktır. Bunlar: Hz. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, Talha, Zübeyir, Said, Sa’d, Abdurrahman b. Avf ve Ebu Ubeyde b. Cerrah (ra) ecmain hazeratıdır.

16. Peygamberimizin (sav) sahabelerinin tamamı, ehl-i beyt ve ezvâc-ı tâhirat her türlü kirden ve nifaktan beridir, kurtulmuş ve korunmuşlardır. Aynı şekilde ehl-i beytin imamları da onların nesilleri de her türlü kötülükten uzaktırlar.

17. Yaratılmışların en hayırlısı ve üstünü Hz. Muhammed’dir. (sav) İnsanların peygamberleri meleklerin peygamberleri ve elçileri olan dört büyük melekten üstündürler. Dört büyü melek de insanların tamamından üstündürler. İnsanların tamamı da meleklerin tamamından üstündürler. İnsanlardan en üstünü Hz. Ebubekir (ra) sonra hilafet sırası ile Hz. Ömer, (ra) Hz. Osman  (ra) ve Hz. Ali’dir (ra) sonra Aşere-i Mübeşşere, sonra Ashab-ı bedir, Ashab-ı Uhud ve şecere-i Rıdvan sahabeleri sonra Mekke’nin fethinden önce Müslüman olanlar, sonra diğer sahabeler bütün velilerden üstündürler. Sonra Mehdi, sonra dört büyük mezhep imamı ve onlardan sonra mücedditler ve müçtehitler gelir. Bunların içinde en faziletli olanlar da önce Tabiinden olanlar, sonra da Tebe-i Tabiinden olanlarıdır.

18. Tarikatın şahları ve aktapları fazilet noktasında şeriatın imamlarından sonra gelir. Zira onların şeriat imamlarına uyma şartı vardır. İnsanların ahirette dereceleri dünyadaki akıllarına, ilim ve mertebelerine göredir. Zira kişi aklına göre ilim sahibi olur, ilmine ve aklına göre amel işler ve dünyada ahrette makam ve mevki sahibi olur. Kişinin Allah katındaki makamı da aklına göredir. Nice ahmak ve aptallar vardır ki bir yıllık veya bir ömürlük kazancını akılsızlığı ile bir anda yok eder.  
  
19. Büyük günah işlemek mü’mini küfre sokmaz. Günah bedenî, iman ise kalbîdir.

20. Hiçbir veli nebiler ve peygamberler derecesine yükselemez. Çünkü, veliler kendi amelleri ile, nebiler ve peygamberler ise Allah'ın seçmesi iledir. Allah nübüvvet görevini vermedikçe hiç kimse bunu kendi çalışması ile kazanamaz. Peygamberlerin mucizeleri, velilerin de kerametleri haktır. Velilerin kerameti peygamberin mucizesi sayılır; zira hak yolda ve peygambere tabi olduğu için bu keramete ermiştir. Dalalet ve sapıklıkta olan kimselerden de harika haller zuhur edebilir. Bu da Allah'ın bir imtihanı ve ehl-i dalalete “İstidracıdır.” İstidrac ise mü’minler için imtihan, sahibi için de azabının artmasına sebeptir. Deccalın harika hallerinden dolayı ehl-i iman ona uyarak azabı hak ederler. Allah mü’minleri böyle imtihan eder.  

21. Kâhinin gaybdan haber verdiği şeyi tasdik etmek küfürdür. Çünkü geleceği ancak Allah bilir. Bu bakımdan gaybı bildiğini iddia etmek küfürdür. Tahmin etmek vuku bulmadan ilim sayılmayacağı ve kesin bilgi olmadığı için bir şey değildir. Tahmin hüküm olmadığı için kişi bundan dolayı küfre girmez. Biliyorum demek küfür, tahmin ediyorum demek bir şey değildir. Tahminde isabet ise aklın gereğidir. Akıllı tahmin eder ve bunda isabet de edebilir, yanılabilir de. Akıllının tahmini, kerametten üstündür.

22. Ma’dum, yani olmayan bir şeyi iddia etmek bir şey değildir.


23. Zan ve tahmin ilim değildir. Zan ise delile dayanarak ispat edilmedikçe hiçbir şey değildir. Zan ve tahmine göre hüküm verilmez.

24. Hayatta olanların ölülere yaptığı dualar ve hayırlar fayda verir. Sevabını ölüye bağışlamak ölüye fayda verir. Allah-u Teâlâ dualara icabet eder ve dua edenin ihtiyaçlarını kaza eder.

25. Müçtehit isabet de eder, hata da edebilir. Müçtehidin hata etmesi demek hakka isabet etmemesi demektir; yoksa günah olan şeyi yapması demek değildir. Müçtehit hakka isabet ederse iki sevap, isabet etmezse bir sevap alır. Yanlış yaparsa sevap almaz.

26. Kitaba ve Sünnete muhalif olan bir iddianın kabul edilemeyeceği konusunda ümmetin alimlerinin “İcma”sı vardır. Kitap ve Sünnete aykırı bir hüküm dini hüküm sayılmaz.

27. Allah'ın dini yerde ve gökte, dünyada ve ahirette birdir. O da “İslam dinidir.” Bütün peygamberler bu din üzere gelmişlerdir. İman ve ibadet esasları yanı olmakla beraber zamana göre farklılık arz edebilir. Bütün peygamberler insanları imanın altı şartına inanmaya ve namaz, hac, kurban ve zekat vermekle ibadete davet etmişlerdir. Ancak şartlara göre farklı uygulamalar olmuştur. İman esasları değişmez, şeriatlar ise değişebilir. Çünkü mevsimlere göre elbiseler, hastalıklara göre ilaçlar değişir. Yüce Allah buyurdu: “Allah katında din İslam’dır.” (Âl-i İmran, 3:19) “Allah sizin için ancak İslam’dan razı olur.” (Mâide, 5:3)

28. Kelime-i İhlâs ve Kelime-i Tevhit olan “Lâ ilâhe İllallah” kelimesinin anlamı tefsiri şudur: “evvelâ “Lâ” kelimesi ile bütün ulûhiyetleri nefyetmek, sonra Allah'ın ulûhiyetini ispat etmek” demektir. Tevhid-i hakiki budur. Sonra Muhammed’in (asv) risaletini tasdik etmek gerekir. Tasdik ise, peygamberin kitap ve sünnetten getirdiği her şeyi kabul etmek ve doğru olduğuna iman ve ikrar etmek, dinini muhafaza ve müdafaa etmektir. 

29. Ölüm, idam değil, firak değil, belki hayat-ı ebediyenin bir mukaddimesidir, mebdeidir. Ve vazife-i hayat külfetinden bir paydostur, bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Berzah âlemine göçmüş kâfile-i ahbaba kavuşmaktır. (Lem’alar, 222)

30.  Ehl-i dalalet için ölüm, idam-ı ebedîdir; hem o insanı hem bütün ahbabını ve akaribini asacak darağacıdır. (İman ve Küfür Muvazeneleri, 202)

31. Kabir ehl-i iman için bu dünyadan daha güzel bir âlemin kapısıdır. (Sözler, 148) “Kabir şu dar-ı faniden, firak-ı ebedî ile ebedü’l-âbâd yolunda kurulmuş, açılmış evvelki menzil ve birinci kapıdır. (Mesnevi,158) “Nurani âlemlere giden yol kabirden geçer. En büyük saadetler büyük ve acı felâketlerin neticesidir.” (Şualar, 688)

32. “İman-ı billah ahretsiz olmaz.” (Şualar, 212) “Madem Allah var, elbette ahret vardır.” (Sözler, 100)

33. Şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı, ne kadar makul ve lâzım ve kat’î ise haşrin sabahı da, berzahın baharı da o katiyetedir. (Sözler, 44) “Şüphesiz dünya bir mezraadır. Mahşer ise bir beyderdir; bir harmandır. Cennet Cehennem ise bir mahzendir.” (Âsay-ı Musa, 193)   


Etiketler:  İman Ahiret Ahirete iman Kıyamet Ölüm Kabir Adalet Hidayet Dalalet Küfür Mahşer Cennet Cehennem Şefaat Sırat Kelime-i Tevhit
 
< Önceki   Sonraki >
ADALET
AHIRET
ÖLüM
İMAN
CENNET
HIDAYET
CEHENNEM
ŞEFAAT
SıRAT
KıYAMET
KABIR
DALALET
KüFüR
MAHşER
KELIME-I TEVHIT