Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Fıkhî Meseleler arrow İSLAM FIKHININ TEMEL KURALLARI
Advertisement
İSLAM FIKHININ TEMEL KURALLARI PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 06 Temmuz 2009
Yazı Index
İSLAM FIKHININ TEMEL KURALLARI
Sayfa 2
Sayfa 3


53. Sözün hakiki manası mümkün olmazsa mecaz manasına bakılır.

54. Mütecezzi olmayan bir şeyin bir kısmını zikretmek tümünü zikretmek gibidir.

55. Nassen veya delâleten takyidine delil bulunmadığı zaman mutlak ıtlakı üzere câri olur:
Birine şart konmadan icare verilen bir tarlayı icar alan istediğini eker. Kayıt varsa sadece onu ekebilir.

56. Hazırdaki vasıf lağv, gâibdeki vasıf muteberdir:
Gözle görüleni vasfetmek boştur. Ancak hazırda olmayanın vasıflarına göre hükmedilir. Bir malı alan malı görürse onu muayene eder alır, vasfetmek anlamsız olur. Yoksa o zaman vasıflarına itibar eder alır.

57.  Sual cevapta iade olunmuş sayılır: Cevap sorulan sorunun tekrarını kabul etmek anlamını taşır. “Bu tarlayı on altına Ali’ye sattın mı?” sorusuna verilen “Evet” cevabının anlamı “Ben bu tarlayı on altına Ali’ye sattım” demektir. Böylece sual cevapta iade edilmiş sayılır.

58. Sâkite bir söz isnat edilemez: Herhangi bir konuda susana bir söz isnat edilemez. Sükut izin olarak kabul edilemez; ancak kızın susması rıza olarak kabul edilir.

59.  Bir şeyin umur-u batınede delili o şey yerine geçer: Söylenen söz kasda göre değerlendirilir. Bir insan karısı boşamak kastı ile “sen hoşsun” dese boş olur. Uykuda olsa bir değer ifade etmez. Zira batını durum belli olduğu için söze itibar edilmez.

60.  Mükâtebe muhataba gibidir: Yazı ile beyan söz ile beyan gibidir.

61.  Dilsizin biline işareti dil ile beyan gibidir.

62.  Tercümanın sözü her hususta makbuldür.

63. Hatası zahir olan zanna itibar olunmaz:
Zanna itibar olunmaz. Zan bir şey değildir. Zan ve tahmin ile hüküm verilemez.

64. Bir delil ve emareden neş’et eden ihtimal muteberdir.

65. Tevehhüme itibar yoktur.

66. Burhan ile sabit olan bir şey aynen sabit gibidir.

67. Beyyine müddei için, yemin inkar eden üzerinedir:
Beyyine hilaf-ı zahiri ispat için, yemin ise aslı ibka içindir. İddia eden delil getirmezse inkar edene yemin teklif edilir.

68. Beyyine hüccet-i müteaddiyei ikrar ise hüccet-i kâsıradır: Delil herkes için hüccet sayılır; ama ikrar sadece ikrara edeni bağlar.

69. Kişi ikrarıyle ilzam olunur:
Bir şeyi yaptığını söyleyen tecziye edilir.

70. Tenakuz ile hüccet kalmaz: Davacı delil hilafına bir ikrarda bulunursa hüccetin değeri kalmaz. Şahitler ifadelerinden dönerlerse, ifadenin değeri kalmaz.

71. Asıl sabit olmadığı halde fer’in sabit olduğu vardır:
Bir kimse falanın şu kadar alacağı vardır ve ben buna kefilim” derse. Alacaklı parasını isterse, falan kabul etmediği ve ödemediği zaman kefil öder.

72. Şartın sübutu halinde ona bağlı olan şeyin de sübutu lâzım gelir.

73. İmkan nispetinde şarta riâyet olunur.

74. Va’dler suret-i taliki iktisab ile lâzım olur: Şarta bağlı vaadler şartı ile gerekli olur.

75. Bir şeyin nefî, zamanı mukabelesindedir.

76. Ücret ile zaman cem olmaz: Bir şey tazmin edilince o şeyin kullanma ücreti alınmaz. 

77. Mazarrat menfaat karşılığındadır: Bir şeyden fayda gören zararına da katlanır.

78. Külfet nimete, nimet külfete göredir.

79. Bir fiilin hükmü failine muzaf kılınır: mücbir olmadıkça âmirine muzaf kılınmaz:
Ancak amir sultan ise, veya memur âmirin kölesi ise ve memur çocuk ise o zaman amire muzaf kılınır.

80.  Fail ile mütesebbib birleştiğinde hüküm faile izafe olunur: Bir kimse kazılan bir kuyuya bir hayvanı atarak itlafına sebep olsa, kuyuyu kazan mesul olmaz.

81. Şer’î cevaz tazmine aykırıdır: Şeriat/kanun bir şeye müsaade etmişse, ondan doğan zarar tazmin edilemez.

82. Bir fiili işleyen kasden yapmasa da tazmin gerekir.

83.Mütesebbib kasden o fiili işlemedikçe tazmini gerekmez:
Yani birine yol gösteren kimse yolu gösterse o da orada hırsızlık yapsa yol gösteren suçlu olmaz. Bir işte görevlenen kimse suç işlerse işi veren sorumlu olmaz.

84. Hayvanın kendiliğinden yaptığı zarar ve ziyan hederdir.

85. Başkasının mülkünde tasarrufla emretmek bâtıldır.

86. Mülk sahibi mülkünde istediği gibi tasarruf eder:
Ancak ortak kazanılmış bir malı ortağına sormadan tasarruf edemez.

87. Meşru bir sebep olmaksızın başkasının malını almak caiz değildir.

88. Bir şeyde temellük sebebi değişirse o şey de değişir:
Yani zengine zekât verilmez; ama zekât malı zenginden fakire geçerse o fakir zengine o malı hibe edebilir.

89. Kim bir şeyi vaktinden önce istical ederse mahrumiyetle muâtab olur:
“Katil varis olamaz” bu kaideye binaendir.

90. Hak muhteremdir korunması vaciptir.

91. Mubah ile herkes intifa edebilir: Denizlerden ve göllerden herkes faydalanabilir.

92. Zahir olan sözlerin tevile ve tefsire ihtiyacı yoktur.

93. Vefatla zimmet zail olur.

94. Adalet-i Kur’âniye bir ferdin hakkını umum insanlara da feda etmez.

95. Birisinin hatası ile başkası mesul olmaz.

96. Ceza amel cinsindendir.

97. Gayr-i meşru muhabbetin neticesi merhametsiz azap çekmektir.

98. Zarara rızası ile girene merhamet edilerek lehinde bakılmaz.

99. Sa’y asıl ve esastır. Emeğin karşılığını vermemek zulümdür.

100. Zenginin malında fakirin hakkı vardır. 


Etiketler:  Fıkıh Fıkıh Kuralları İslam Fıkhı İslam Fıkhının Temel Kuralları Fukaha


 
< Önceki   Sonraki >