| Kuran Okuma ve Fazileti |
|
|
|
| Pazar, 03 Nisan 2011 | |
|
M. Ali KAYA Bir başka hadislerinde peygamberimiz (sav) “Seslerinizi Kur’ân okuyarak güzelleştirin” ferman etmişlerdir. Bu hadiste de sesli okumak istenmiştir ki Kur’ân-ı Kerimi başkalarının duyması ve tebliğ amaçlı okuyanlar seslerini güzelleştirerek okumalıdırlar. Bu okuyuş da yine “tecvit üzere” “tertil” ile okumaktır. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Kur’ân-ı Kerimi tertil üzere okuyunuz” (Furkan, 25:32; Müzzemmil:73:4) emreder. Hz. Ali (ra) “Tertil, tecvidi’l huruf, ma’rifeti’l-vukûftur” yani “Harfleri mahrecinden çıkarmak ve durak yerlerini bilmek” şeklinde tarif eder. Peygamberimiz (sav) ayrıca “Kur’ânda taganni etmeyen bizden değildir” buyurmuşlardır. Taganni, güzel sesle ve sesi güzelleştirerek okumaktır. Ancak bunu yapıyorum derken türkü ve şarkıya benzetmek de yasaklanmıştır. Taganni, Allah’ın verdiği sesi bozmadan tecvide riayet ederek okumak ve manayı bozmayacak ve cümleyi yarıda kesmeyecek şekilde durmaktır. zaten tecvide riayet ederek çekmeler ve kısaltmalar ne kadar yapılacak ise o kadar yaparak okumak okuyuşu güzelleştirir. Durak yerlerini bilmeyenler için de zatan “Secavndî” ayetlerde duracak yerlere işaretler koymuştur. Bu işaretlerden “Mim” “Cim” ve “Tı” işaretlerinde ve ayet sonlarında durmak yeterlidir. “Lâ” işareti olan yerde durmayanlar da manayı bozmazlar. Böylece Kur’ân-ı Kerim peygamberimizin (sav) emrettiği ve yüce Allah’ın istediği şekilde “Tertil” ve “Tecvit” üzere okunmuş olur. “Arap lahni” denen fıtrî okuyuş budur. 1. Günlük Okumalar: Kur’ân-ı Kerimi daha çok okuyacağım ve her gün okumak istiyorum diyenler de her gün on sahife, yani iki hizp okuyarak iki ayda bir hatim indirebilirler. Her gün yirmi sayfa okuyarak ayda bir hatim indirmek ise çok büyük bir fazilet ve sevaptır. Nitekim peygamberimiz (sav) “Ümmetimin en değerli ibadeti yüzüne bakarak Kur’ân okumaktır” buyurmuşlardır. Allah katında farz ibadetlerden sonra en değerli ibadet Kur’ân okumaktır. Bu nedenle hafız olanların ve görevi imamlık yapmak olanların, ayrıca işi gücü olmayan bir emeklinin her gün dört cüz Kur’ân okuyarak haftada bir Kur’ân okuması gerekir. Bundan daha hızlı okumayı da peygamberimiz (sav) doğru bulmamıştır. Nitekim peygamebrimize (sav) gelen birisi “Ben daha çok okuyabilirim” demesi üzerine peygamberimiz (sav) “Haftada bir defa hatim yap ve bundan daha ileri gitme” buyurmuşlardır. (Umdetu’l-Kârî fî Şerh-i Buhârî, 9:348; Gazali, İhya, 1:284) Hz. Ali (ra) peygamberimizden öğrendiği şekliyle “Abdestsiz ezber Kur’ân okuyan her harfine on sevap kazanır. Abdestli okuyan yirmi beş sevap ve namazda Kur’ân okuyan ise her harfine yüz sevap kazanır” (Gazali, İhya, 1:283) demiştir. Elbette Cuma günü, üç aylarda ve kutsal gecelerde bu sevap katlanarak devam eder. Ahiretin sermayesi olur. 2. Kur’ân-ı Kerimi Anlamak: Peygamberimiz (sav) “Ahir zamanda bir kısım topluluklar gelecek Kur’ân okuyacaklar, ancak onların okudukları Kur’ân boğazlarından aşağı kalplerine inmeyecek ve amel olarak bedenlerinde gözükmeyecektir” (İbn-i Mâce, 1:62) buyrularak Kur’ânı sadece güzel sesle okuma dışında amel etmek için okumayacaklarını belirtmektedir. Hukemâ demişlerdir ki “Yüce Allah mahlûkatına kelamı ile tecelli eder ama ne var ki insanların çoğu bunu anlayıp idrak edemezler.” Ancak temiz kalpler ve imanlı, akıl sahibi ve zeki insanlar ondan istifade ederler. Hz. Ali (ra) şöyle der: “Ey Hamele-i Kur’ân! İlminizle amel ediniz. Âlim, bildiği ile amel eden ilmi ameline uygun olandır. Yakında ilim sahibi bir kavim gelecek ancak ilimleri gırtlaklarından aşağı geçmeyecektir. Sadece sözleriyle ilim sahibi oldukları bilinecektir. Gösteriş için ilim halkaları oluşturulacaktır. İlimleri amellerine, içleri dışlarına muhalif olacak. Kendi meclislerine gelenleri başkaların ilimlerinden men edecekler. Gidenler ile alakayı kesecekler. Onların amelleri Allah’ın huzuruna yükselmez.” İmam-ı Şafii de “Halkın ilmimi öğrenmelerini ve buna bir harf bile isnat etmemelerini ne kadar çok sever ve isterim” demiştir. Yeter ki insanlar ilim öğrensinler ve nereden ve kimden öğrenirlerse öğrensinler ve ilim sahibini isterlerse hayırla anmasınlar. Allah elbette her hak sahibinin hakkını verecektir. Allah’ın bilmesi kafidir. Nitekim peygamberimiz (sav) “Kendi nefsi için sevip istediğini başkaları için de sevip istemeyen kamil manada iman etmiş sayılmaz” buyurmuşlardır. “Öğrenmenin zilletine katlanmayan ilmin izzetine ulaşamaz” denilmiştir. Bu nedenle ilim sahibi olmak isteyen zillete ve hakarete maruz kalsa da gerçek ilmi öğrenmekten çekinmemelidir. 3. Kur’an Kıraati Arapça İledir: Yüce Allah Kur’ân-ı kerimde “Biz o Kur’ânı düşünesiniz ve öğüt alasınız diye Arapça inzal buyurduk” (Yusuf, 12:2) demektedir. Zümer Suresinde de “Kur’an pürüzsüz dosdoğru Arapçadır” (Zümer, 38:28) buyrulur. Dolayısıyla Arapça “Vahiy dili”dir ve Arapça olmayana Kur’ân denmez. Tercemeye Kur’ân demek doğru değildir. zira kur’ân mu’cizdir ve i’câzı ve nazmı Arapçadır. (Bedayiu’s-Sanayi, 1:112; Serahsi, Mebsut, 1:37) Kur’ân-ı Kerim “Vahy-i Metluv” yani okunan vahiydir. Diğer diller vahy-i metluv değildir. Bu nedenle ibadet amacı ile okunduğu zaman Arapça olarak okunması gerekir. Dua: “Allahümme’rhamnî bil-kur’ân, ve’calhü lî imâmen ve nûran ve hüden ve rahmeten” Allahım! Kur’ân-ı Kerimi benim için rahmet kıl, onunla rahmetini üzerimize sayebân eyle. O Kur’ânı bize imam yap ve kendisine uymamızı nasip et. O Kur’ânı bize nur ve hidayet ve rahmet kıl. Allahümme zekkirnî münhu mâ nesîytü, ve allimnî minhu mâ cehiltü, verzuknî telâvetehû ânâelleyli ve etrafe’n-nahâri ve’calhü lî hucceten yâ Rabbe’l-âlemîn” Amin! Allahım! Bu Kur’ân ile bize unuttuklarımızı hatırlamamıza vesile yap. Bilmediklerimizi bize öğret. Gece ve gündüz onu okuma şerefine bizi ulaştır. Bu Kur’ânı bizim için katında en büyük delil ve şefaatçi eyle, Ey Âlemlerin Rabbi! Âmîn! (Dualarımızı kabul et ya Rabbi.) Etiketler: Kuran Okumanın Fazileti Arap Lahni Kıraat Tertil Tecvit Vahiy Dili Öğüt Kuranı Anlamak |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|