Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Namaz Kılmanın Şartları PDF Yazdır E-posta
Pazar, 07 Kasım 2010
M. Ali AKAYA
Namazın Vücûbunun Şartları: (Şafiiler Göre)
Namazın bir kimseye vacip, yani farz olmasının altı şartı vardır.

1. Müslüman olmak.
Müslüman olmayan kimseye namaz farz değildir. Namaz imanın gereğidir. İmandan sonra terettüp eder. Bir kâfir Müslüman olsa iman etmeden önceki kılmadığı namazlarını kaza etmesi gerekmez. Yüce Allah “Onlar küfürlerinden vazgeçerlerse geçmiş günahları affedilir”  buyurmuştur. Ancak mürted tövbe eder de imana rücu ederse riddet döneminde kılmadıklarını kaza eder.

2. Akıllı olmak. Aklı olmayanın dini ve imanı yoktur, yani sorumlu değildir.

3. Baliğ olmak. Buluğ ise mükellefiyetin başlangıcıdır. Bu da erkeğin ihtilam olması ve kadının adet görmesi ile başlar. Bâliğ olmayan namaz kılsa da kendisine farz olarak değil, nafile olarak kılar. Peygamberimiz (sav) “Çocuğu yedi yaşında namaza başlatın” buyurmuşlardır.
 

4. Cünüplükten, hayız ve nifastan temiz olmak.
5. Kulak ve dil gibi azaların salim olması. Sağır ve dilsiz namazla mükellef değildir.
6. İslam davetini duymuş olmak. İslam’dan haberi olmayana namaz farz değildir.

Namazın Sıhhatinin Şartları:
Kılınan namazın sıhhatli olması ve kabul edilmesinin de şartları vardır.
1. Vaktin girdiğini kesin şekilde bilmek. Vaktinden önce kılınan namaz nafile olur. Vakti girdikten sonra yeniden kılmak gerekir. Zira vakit namazın farzlarındandır. Kaza namazı varsa o kılmış olduğu namaz o vaktin kazası yerine geçer. Kaza ve eda aynı anlamdadır. Özre binâen kaza niyeti ile eda, eda niyeti ile kaza namazı sahihtir. Vaktin çıktığını düşünerek kaza niyeti ile kılınan namaz vakit çıkmamış ise eda sayılır. Yeniden kılmak gerekmez.

2. Göğsü kıbleye yönelmiş olması. Zira yüce Allah buyurdu: “Nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Harama çevirin.”  Yüzünü ve göğsünü Mescid-i Harama, yani Kâbe’ye çevirmeye “Kıbleye dönme” denir. Kıbleyi bilmeyen sorar, veya bir âletle tespit eder, veya ıssız bir yerde ise güneş de yoksa bu durumda içtihat eder. Bu durumda isabet etmese de namazı sahihtir. Ancak daha sonra kesinlikle yanlış yöne namaz kıldığını anlarsa namazını iade etmesi ve yeniden kılması gerekir.

3. Avretinin örtülü olması. Erkeklerde göbek ile diz kapağı arası, kadınlarda el, yüz hariç bütün beden avret sayıldığı için bir parmak kadar avreti açık namaz kılsa namazı sahih olmaz. Kadınların ince tül elbise, etini gösteren ince çorap ve saçını gösteren tülbent ile kıldıkları namaz sahih olmaz. Şafii mezhebinde kadının ayakları da avret sayıldığı için ayaklarını örtmesi gerekir. Yüzünü gizlemesi ve örtmesi ise mekruhtur. 

4. Hadesten temiz olması.
Gusül abdesti ve namaz için abdesti olmayanın namazı sahih olmaz. Abdest namazın sıhhatinin şartıdır.

5. Vücudu, elbisesi ve namaz kılacağı yerin temiz olması. Şafii mezhebinde temiz seccade üzerinde namaz kılmak şarttır. Yüce Allah “Elbiseni temizle!”  emretmiştir. Ayakkabıda necaset varsa onunla kılınan cenaze namazı sahih olmaz. Böyle biri ayaklarını ayakkabıdan çıkarır ve üzerine basarak kılar. Bu durumda sahih olur. Kuş pisliği necis sayılmaz. Necaseti izale edecek su bulunmazsa namazını kılar, ama sonra iade etmelidir. Ancak namaz kıldıktan sonra necaseti görmüş ise namazdan önce olduğuna kanaat getirirse namazını yeniden kılar, sonra olduğuna kanaat getirirse namazı iadesi gerekmez.

6. Namazı nasıl kılacağını bilmek. Namazın farzlarını ve namazı bozan şeyleri bilmeyen kimse cemaatle kılarsa namazı sahihtir. Kendi kendine sahih olmaz.

7. Namazda dünya kelamı konuşmamak. Zira kıraat ve zikir ifadeleri dışında gerek ağlayarak, gerek inleyerek iki harften fazla konuşması namazı ifsat eder. Ancak Kur’ân-ı Kerim okumak, zikir ve dua yapmak ne kadar çok olursa olsun namazdan sayılır. Peygamberimiz (sav) “Şüphesiz namaz Kur’ân okumak, zikir yapmak, dua etmek içindir. Halkın sözüne uygun değildir” buyurmuşlardır.

8. Rüku ve Secdeleri fazla ve az yapmamak. Ancak yanılarak fazla kılarsa sehiv secdesi yapar. Peygamberimiz (sav) öğle namazını bir defa beş rekat kıldırdı. Sehiv secdesi yaptı ve namazı iade etmedi.

9. Namazda yememek ve içmemek. Yemek içmek namazı ifsat eder.

Sütre Kullanmak:
Namazın önünden geçmek tahrimen mekruhtur. 
Geçmelerine imkan tanıyacak şekilde veya mecbur bırakacak şekilde namaza durmak da mekruhtur. Namaz kılanın bir ağaca, duvara veya direk gibi bir şeye yakın namaz kılması namazı keserek önden geçmeyi önlemesi bakımından menduptur. Şayet, sahrada ve açık alanda namaz kılıyorsa sütre kullanmak sünnettir. Sütrede sünnet olan namaz kılanın tam karşısında olmaması, biraz sağ tarafında olmasıdır.

Sütre dört nevidir. Önünde ağaç ve duvarın olması, önüne sopa dikmesi veya bir şey koyması, seccade sermesi ve üzerinde kılması da sütre sayılır. Sahrada bir şey bulamazsa önüne bir çizgi çekmesi de sütre sayılır. Dolayısıyla seccadede namaz kılanın önünden geçmek namazı kesmiş ve önünden geçmiş olmaz.

İmamın önündeki sütre ona uyanların da sütresi sayılır. Namaz kılan kişi ile sütre arasından geçmek haramdır. Sütrenin arkasından olsa mahzuru yoktur. Peygamberimiz (sav) “Namaz kılanın önünden geçmenin günahını bilmiş olsaydınız kırk yıl bekler geçmezdiniz”  buyurarak önemini ifade etmiştir. 

Namaz kılanın sağına soluna bakması, ihtiyaç olmadan elini ağzına koyması, orasını burasını kaşıması ve sallanması mekruhtur. Üç adımdan fazla yürümesi ve iki eliyle bir şeyler yapması ise "amel-i kesir" sayılır ve namazı bozar.


Etiketler:  Namaz Namazın Şartları Namaz Kılmanın Şartları Sütre Sütre Kullanmak Ruku ve Secde
 
< Önceki   Sonraki >