|
Namazların İadesi ve Kazası |
|
|
|
|
Cuma, 05 Kasım 2010 |
M. Ali KAYA
Farz namazlardan birini kıldığı halde farzlarından birinin terki veya tehirinden dolayı yeniden kılmaya “Namazın iâdesi” denir. Namazın bu şekilde iadesi gerekir. Mesela bir rekâtı eksik kıldığını hatırlarsa veya farzlarından birinin terk edildiğinin farkına varırsa namazını iâde etmesi şarttır. Ayrıca bir kişi farz olan namazı tek başına kılsa, daha sonra cemaatle namaz kılınsa cemaate uyarak yeniden kılması sünnettir. Ancak farz namazı kılmış olan aynı namazı kılanlara imam olamaz. Zira ilk kıldığı farz, sonra kıldığı nafile sayılır ve cemaat sevabı kazandırır. Nafile kılana farzı kılanlar uyamazlar. Çünkü peygamberimiz (sav) sabah namazını kıldıktan sonra cemaate katılmayan iki sahabeyi gördü. “Neden bizimle namaz kılmadınız?” diye sordu. Onlar “biz önce kılmıştık” dediler. Peygamberimiz (sav) “Böyle yapmayınız. Cemaatle beraber namazınızı tekrar kılın ve cemaatten ayrı durmayın. Daha önce kıldığınız nafile olur” buyurdular.
Vaktinde Kılınmayan Namazların Kazası:
Bir namaz iki şekilde vaktin dışında kılınır. Birincisi, vaktin evvelinde kılınması durumunda bu namazın bir hükmü yoktur. Vakti girince yeniden kılmak gerekir. Çünkü namazı vaktinde kılmak farzdır.
İkincisi, vaktin geçmesinden sonra kılınmasıdır. Namazı vaktinde kılmak farz olduğu için vaktinde kılmamak ve geçirmek haramdır. Bu nedenle bir rekât namaz kılacak kadar zaman varsa hemen namaz kılmalıdır. Zaten bir namazın bir rekâtı vaktinde kılınır ikinci rekâtı kılarken vakit çıkmış olursa o namaz vaktinde kılınmış sayılır. Ancak namazı ilk vaktinde kılmak fazilet son vakitte kılmak ise af vesilesidir. Hemen kazası gerekir. Farz olan namazı kaza etmeyip nafile ile uğraşmak caiz değildir. Burada kastedilen nâfile namaz farza tabi olan “Revatıb ve Sünnet-i Müekkede” olan peygamberimizin (sav) hiç terk etmediği namazlar olmayıp “Kuşluk Namazı” “Evvabin Namazı” gibi farzlara tabi olmayan nafilelerdir. Allah'ın emri olan farz namaza önem vermeyip nafile namazla meşgul olmak elbette doğru ve caiz değildir.
Dört mezhebe ve cumhur-u ulemaya göre namaz gerek unutarak gerekse kasten terk ederek vaktinde kılınmayan namazların kaza edilmesi konusunda ittifak vardır. Ancak uyuyarak ve unutarak vaktinde kılınmayan namazdan dolayı, hatırlayınca ve uyanınca kılmak şartıyla kişi günahkâr olmaz. Kasten terk etmek ise haram ve büyük günahtır. Kazası yeterli değildir, tövbe etme şartı da vardır.
Bu konuda peygamberimiz (sav) “Bir kimse namaz kılmayı unutur veya uyur da kılamazsa onu hatırladığı zaman kılsın. Onun bundan başka kefareti yoktur” buyurmuşlardır. Bu hadiste belirtilen “Onun bundan başka kefareti yoktur” ifadesi farz namazların kesinlikle kaza edilmesi gereğini ifade etmektedir. Bir seferden dönerken sabah namazı uyuyarak kazaya kaldı peygamberimiz (sav) güneş yükselene kadar bekledi, sonra sahabelere abdest almalarını emretti ve sünnetini kıldı, farzını ise cemaatle beraber kaza etti.
Namazların Kazası Konusunda Hükümler:
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde Maun Suresinde “Yazıklar olsun namaza değer vermeyenlere! Onlar namazlarını gösteriş için kılarak yanılmaktadırlar” buyurarak namaza değer vermeyenleri kınamıştır. Vaktini geçirmek ve kazaya bırakmak, insanların arasında kılmak, yalnız olduğu zaman kılmamak gibi namazın değerini bilmemek ve vermemek büyük bir gaflet ve günahtır. Bu namazı zayi etmektir ki Kur’ân-ı Kerim önceki kavimlerin namazı ihmal ve terk etmelerinden dolayı yoldan çıkıp cehenneme girdiklerini belirtir. “Onlardan sonra bir kavim geldi ki onlar namazlarını zayi ettiler ve şehvetlerine tabi oldular. Biz de onları cehennemin gayya vadisine attık” buyrulur.
Yine Kur’ân-ı Kerim “Cehennemliklere ‘Sizi cehenneme mahkum eden nedir?’ diye sorulur onlar da ‘Biz namaz kılmazdık” dediklerini nakleder.
Kaza ile ilgili hükümler şöyledir:
1. Cuma namazını kaçıran onun yerine vakit namazını kılar. Cuma’nın kazası olmaz.
2. Bir vakit namazı kazaya kalan ikinci vakitte önce kazaya kalan namazı kılar, sonra vaktin namazını kılar. Buna tertip denir. Sahib-i tertip olan kişi önce vaktin namazını kılarsa kazaya kalan önceki vaktin namazını sonraya bırakırsa vaktin namazı geçersi olur, yeniden kılması gerekir.
3. Sahib-i tertip, peş peşe dört vakit namazı kazaya kalmamış, namaz borcu olmayan kişidir. Böyle birine sahib-i tertip denir. Kazaya kalan namazı kılmadan vaktin namazını kılamaz. Böylece tertibi korumuş olur. Kılınmamış namaz borcu olan ve arka arkaya dört vakit namazı kazaya bırakan kişi sahib-i tertip olmaz. Sahib-i tertip olmak büyük bir fazilettir.
4. Vakit namazları, Bayram ve Duha namazı kaza edilir. Cuma namazını kazası yoktur.
5. “Ratibe” yani farza tabi sünnetleri kaza ederek vakit namazı ile kılmak sünnettir. Bu kazası ve namaz borcu olmayanlar içindir.
Namazı kaza ederek kılan o namazın faziletinden ve sevabından mahrum kalır, ancak haramdan ve azaptan, yani Allah'ın öfkesinden kurtulur ve affına mazhar olur. Etiketler: Namaz Namazların Kazası Namazların İadesi Tertip Sahib-i Tertip Kaza ile İlgili Hükümler Namaz Vakti |