Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Fıkhî Meseleler arrow Sehiv, Tilavet ve Şükür Secdeleri
Advertisement
Sehiv, Tilavet ve Şükür Secdeleri PDF Yazdır E-posta
Pazar, 07 Kasım 2010

M. Ali KAYA
Secde-i Sehiv, namazda yanılma secdesidir. Ümmet-i Muhammed’e hastır.
Farz ve nafilelerde namazdaki yanılmalardan dolayı secde-i sehiv yapmak sünnettir. Yapılmazsa namaz bozulmaz ancak eksik ve noksan olur. Peygamberimiz (sav) bir defasında öğle namazının ikinci rekatında oturmadan kalktı, sonra sehiv secdesi yaptı. Böylece sehiv secdesi meşru kılınmış oldu.

Secde-i sehiv iki secdeden ibarettir. Yeri ise, son teşehhütten sonra selamdan öncedir. Namazda Secde-i Sehiv gerektiren husurlar şunlardır:

1. Kasten ve unutarak namazın bazı cüzlerinden birini terk etmek.

a. İlk teşehhüdü ve teşehhütte okumayı terk etmek. Bilerek veya bileyerek teşehhüdü terk eden sehiv secdesi yapmakla mükelleftir.

b. Kunut duasını okumayı unutmak. Gerek Sabah namazının farzında gerekse Ramazanın on beşinden sonra vitir namazının son rekatında kunutu okumayı unutmak. Bu durumda imam terk ederse cemaat de terk eder, sonunda sehiv secdesi ile tamamlanmış olur.

c. İlk teşehhütte  salavatı terk etmek,

d. Son teşehhütte âline salavatı terk etmek.

2. Kasten yapıldığı ve terk edildiği zaman namazı bozan bir şeyi unutarak terk etmek. İtidali sehven terk etmek ve uzatmak gibi… Bir kimse unutarak birinci teşehhüde oturmayıp kalktıktan sonra oturması câiz değildir. Ancak oturmaya daha yakın ise oturur, kıyama daha yakın ise oturmaz ve dört rekat namaz kıldıktan sonra sehiv secdesi yapar.

3. Bazı sünnetleri yapıp yapmama konusunda şüpheye düşmek. İmam-ı Şafiye göre sünnet-i müekkedeyi terk etmek sehiv secdesi gerektirmektedir. 

4. Namazı kaç rekat kıldığı konusunda şüpheye düşmek. Bu durumda azı esas alır ve buna göre namazı tamamlar. İki mi üç mü diye şüpheye düşse iki kıldığını esas alır kılması gerekeni tamamlar ve sonunda sehiv secdesi yapar.

Hanefi’ye uyan bir şafinin kunut duasını terk etmesinden dolayı imam selam verdikten sonra sehiv secdesi yapması sünnettir. Ancak bu cehalet döneminde yanlış anlaşılacağı için terki evladır. Ancak Hanefi’ye tabi olan bir Şafii imam secdeye gitmeden önce kunut niyeti ile “Rabbenâ lekel hamd” dedikten sonra “Rabbiğfir, verham ve ente erhamürrâhimîn” diye dua ederek secdede imama yetişmesi kafidir. Bunu da yapmasa imama uyduğu için sehvinden veya terkinden dolayı sorumlu olmaz ve bir şey lâzım gelmez.

Sehiv Secdesi Nasıl Yapılır:
Selamdan önce tekbir getirerek namazdaki gibi iki secde yapar. Secdede ve ka’dedeki okumalarını da aynen yapar ve selam verir. Hanefi mezhebinde ise cemaatle kılan tek tarafa selam verir ve secdeye gider, münferit kılan ise iki tarafa selam verir ve sonra secdeleri yapar. Şafii mezhebinde ise ilk selamı vermek namazdan çıkmak anlamına geldiği için selam vermeden tekbir getirerek secdeye gidilir.

Secdede üç defa “Sübhâne Rabbiye’l-a’lâ” dedikten sonra “Sübhanellezi lâ yenâmü ve lâ yeshû” (Uyumayan ve unutmayan Rabbimi tesbih ve tenzih ederim) demek evladır.

SECDE-İ TİLÂVET
Kur’ân-ı Kerimde geçen secde ayetlerini okuyan ve dinleyenin secde yapması sünnet-i müekkededir. On dört secde ayeti vardır. Bu ayetleri okuyanın secde etmesi İmam-ı Şafiye göre sünnet olup terki doğru değildir. Peygamberimiz (sav) secde ayeti okununca secde ederdi, sahabeler de kendisi ile beraber secde ederlerdi.

Tilavet ve şükür secdesi tek bir secdedir.

Secde ayetini okuyan “Neveytü en escüde secde-i tilâveten teveccühen ile’l kıbleti” diye niyet eder. Ellerini kaldırarak iftitah tekbirini “Allahü Ekber” diye alır ve secdeye gider. Üç defa “Sübhâne Rabbiye’l-a’lâ” dedikten sonra “Seceddü lirrahmân. Âmentü birrahmân. Feğfir lî zünûbî yâ Rahmân” der ve “Allahü Ekber” diye tekbir getirerek oturur ve sağa sola selam verir. Sonra ellerini kaldırır ve “Semi’nâ ve ata’nâ, ğufraneke rabbenâ ve ileyke’l-masîr” der.

Namazda secde ayetini okuyan ise, niyet etmeden ve el kaldırmadan tekbir alıp secdeye varır ve tekbir alarak kalkar kaldığı yerden kıraate devam eder.

Secde-i tilavetin üç rüknü vardır: Niyet etmek, tekbir getirmek ve selam vermek. Şartları ise hadesten ve necasetten taharet ve setr-i avrettir.

Hac Suresinin 77. âyeti “Ey İman edenler! Rukû ve secde ederek Rabbinize ibadet edin. Hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz”  ayeti İmam-ı Şafi’ye göre secde ayetidir. Hanefi ulemasına göre bu ayet secde ayeti değildir. Sad Suresindeki Secde ayeti ise “Secde-i Şükür” ayeti olarak kabul edilmiştir.

Secde ayeti tekrar edilirse secde de tekrar edilir. ancak mekan ve zaman değişmez de öğrenmek ve ezberlemek amacı ile tekrar edilirse bir secde yeterlidir.

Secde ayetini işiten veya ezber okuyan abdesti yoksa veya secde o anda mümkün değilse dört defa “Sübhanallahi ve’l-hamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü  ekber. Ve lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyu’l-azîm” demesi menduptur. Daha sonra secdesini kaza eder.

SECDE-İ ŞÜKÜR
Yüce Allah kuluna mal ve evlat gibi çok değerli bir nimet verdiği ve kulunu sevindirdiği zaman şükür secdesi yapması sünnettir. Alenen yapılması ise müstahabdır. Şükür secdesi aynen tilavet secdesi gibidir. Ancak secdede “Sübhâne rabbiye’l-a’lâ” dedikten sonra “Elhamdü lillahi hamden yuvâfî niamehu ve yükâfî mezidehu” “Alhamdü lilllahi ala külli hâl” demesi evlâdır.


Etiketler:  Secde Secde-i Sehiv Secde-i Tailavet Secde-i Şükür Sehiv Secdesi Tilâvet Secdesi Şükür Secdesi
 
< Önceki   Sonraki >