Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Fıkhî Meseleler arrow Talak / Boşanma...
Advertisement
Talak / Boşanma... PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 11 Aralık 2010
M. Ali KAYA
Talak, sözlükte serbest olmak anlamına gelir. Fıkıh dilinde nikah düğümünü çözmek anlamına gelmektedir. Boşanan erkeğe “muallak”, kadına da “muallaka” denir.
Talak, sarih ve kinaye olmak üzere ikiye ayrılır. Sarih talak boşamadan başka anlama gelmeyen boşama sözüdür. Bu da “talak, firak ve serah” kelimeleridir. Bu kelimelerin anlamını bilsin bilmesin kullanan kimse boşamayı niyet etmese de kadın boşanmış olur. Her dilde boşamayı ifade eden “boş ol!” kelimesi yine sarih talak sayılır. Arapça “Talak”ın ne manaya geldiğini bilmeyen talakı niyet etmediği halde bu kelimeyi kullanması ile talak vaki olmaz.

Kinaye şeklinde boşama ise, boşama manasını ifade ettiği gibi başka anlamları da olan kelimedir. “Serbestsin dilediğin yere gidebilirsin!” “Benden uzak ol!” “Babanın evine git!” “Sen bana haramsın” “Sen benim anam gibisin” gibi boşamayı da, başka manayı da ifade ettiği için kişinin niyetine bağlıdır. Boşama niyeti ile olursa boştur, değilse boş değildir. Kinayede niyetin sözün başında sonuna kadar olması gerekir, başında ve sonuna kadar boşamayı niyet etmezse boşanma vaki olmaz. Uykuda “ben seni boşadım” derse bu geçerli değildir. Bir şey gerekmez. Ancak latife olsun diye “ben seni boşadım” derse boş olur. Zira “talakın şakası olmaz.” Peygamberimiz (sav) “Üç şeyin ciddisi de şakası da ciddidir. Talak, nikah ve ric’at” buyurmuşlardır. Taraflardan biri boşanmak istediği halde boşanmıyorsa silah zoru ile diğerini tehdit ederek zorla boşatması ile talak vaki olur. aksi taktirde “zorla talak vaki olmaz.” Bilerek içki içen ve sarhoş olanın boşaması sahihtir; ancak hile ile şerbet diye içki içirip sarhoşluk halinde karısını boşamış ise talak vaki olmaz.
 

Üç defa “seni boşadım” derse üç talak vaki olur. Ancak “birden üçe kadar benden boşsun” derse cumhur-u ulemaya göre ancak iki talak vaki olur; tam boşanma sağlanmış olmaz. 
Zıharda ise kinaye yoktur. Zıhar yapan kefaret ödemek zorundadır.

Talakın Rükünleri: Talakın, yani boşamanın dört rüknü vardır:
1. Mutaallak: Boşayandır. Bunun şartları da akıl ve baliğ olması, isteği ile boşaması gerekir. Zorla boşama geçerli olmaz. Tehdit zorlama sayılmaz, ikrah şartı vardır. Israr, tevbih ve azarlama ile boşarsa boşama vaki olur.

 2. Talak için boşamayı ifade eden sözün söylenmesi: Bu da sarih ve kinaye iledir. Sarih ifade zaten boşamayı sağlarken, kinaye ile boşamada ise niyete bakılır.

3. Mutallaka:
Boşanan kadındır. Bunun da şartı boşayan kimsenin zevcesi olmasıdır. Yabancı bir kadını boşamanın bir anlamı yoktur.

4. Talakı kast eden sözdür. Rüyada ve baygın kimsenin “sen boşsun” demesinin bir anlamı yoktur.

Talakı bir şeye ta’lik etmek:
Bir kimse talakı bir şeyin husûlüne talik ederse o şey vaki olmadan talak vâkî olmaz. Meselâ, “babanın evine gidersen üç talak ile boşsun” derse gitmeden talak vaki olmaz. Ama dinlemeyip giderse üç talak vaki olur ve boşanır.

Sünni ve Bid’î Talak:
Sünni ve bid’î talak olamk üzere iki nevi talak vardır. Sünnî talak, sünnet üzere boşamaktır. Bu da tuhur halinde ve münasebet vaki olmadan evvel vaki olan talaktır. Bid’î talak ise, hayız halinde veya içinde münasebet bulunan tuhur halinde vaki olan talaktır. Bid’î talak her ne kadar vaki ise de haramdır.

Ara vermeden üç talakla kadını boşamak câizdir. Bir kimse def’aten üç talakı söylerse dört mezhebe göre üç talak vaki olur. Zâhiriye, Şiilere ve İbn-i Teymiyeye göre bir anda üç talak bir talak olarak kabul edilir.

Talak-ı Ric’î ve Talak-ı Bain:
Talak-ı Ric’î:
Bir veya iki talak ile zevceyi boşamaktır. Buu durumda geri dönmek isterse iddet bitmeden kocasına dönebilir. Ric’at fiil ile hasıl olmaz. Ancak sözle “Reca’tüke” “Seni geri çevirdim” demesi gerekir. Ricattan önce münasebet ve bakmak caiz değildir.

Talak-ı Baîn: Üç talak ile zevceyi boşamaktır. Böyle bir talak ile vaki olan talaktan sonra tekrar onunla evlenmek caiz değildir. Zira bu “Beynûnet-i Kübra” sayılır. Ancak kadın başka bir kocaya varır, o koca vefat eder veya ondan boşanırsa yeniden eski kocasına dönebilir. Yine bir kimse hanımını bir veya iki talak ile boşayıp iddet süresinde dönmezse bu talak her ne kadar ricî’ talak ise de geri dönme hakkını kullanmadığı için “Talak-ı Baine” dönüşür. Ancak bu “Beynûnet-i Suğrâ” sayılır ve yeni bir nikahla yeniden eşine dönebilir.

Üç talak ile zevcesini boşayan kimse boşanan zevcesi ile evlenmek isteyen birisinin hülleye baş vurması haramdır. Peygamberimiz (sav) “Hülle yapana ve yaptırana Allah lanet eder”  buyurmuşlardır. 

Sahih bir nikah için iddet lazım olduğu gibi, fasit nikah için de lazımdır.

İddet:
İddet, cinsî yakınlıktan ortaya çıkan durumun ortadan kalkması için beklemesi gereken zamandır. İddet iki nevidir.
Birincisi, hayatta olan bir kimsenin boşaması veya nikahı feshetmesidir. Bu durumda iddet bekleme şarttır. Bu müddet içinde kadın evlenemez. Rahme meninin duhulünden sonra rahmin boş olduğu kat’î sabit de olsa boşanan kadın iddet müddeti beklemesi gerekir. şayet kadın hamile ise doğum ile iddeti biter. Şayet hamile değilse ve adet görüyorsa bu durumda üç kur beklemesi gerekir. Yani üç defa adet görüp temizlenmesi gerekir. Şayet adetten kesilmiş ise bu durumda üç ay beklemesi gerekir.

İkinci nevi iddet ise kocası ölen kadının bekleme süresidir. Bu durumda bir kadın hamile ise çocuğun doğumu ile iddeti sona erer. Hamile değilse iddeti dört ay on gündür. Bu dört ay boyunca kadın yas tutar, ziynetlerini takmaz ve süslü elbise giymez.
 
Bir kimse kaybolur, öldüğü bilinmez ise ölümü tahakkuk etmediği sürece zevcesi bir başkası ile evlenemez.

ZEVCE VE YAKINLARIN NAFAKALARI:
Bir erkek evlendiği kadının nafakasını, yani yiyeceğini, içeceğini ve giyeceğini vermekle mükelleftir.  Dinin emrettiği nafaka aşağıda belirtildiği şekildedir.

1. Yiyecek: Yiyecekte nafaka kocanın durumuna göre belirlenir. Kadının babasının zengin olmasına göre belirlenmez. Zengin koca zenginlerin örfüne göre, fakir koca fakirlerin örfüne göre kadının yiyeceğini vermekle mükelleftir.

2. Elbise: Mevsime göre elbise temin etmek ve örfe göre giydirmek kocanın görevidir.

3. Ev: Kendi seviyesine göre kira ise kiralık ev, mülkiyeti var ise seviyesine göre mülk olarak bir ev temin etmek kocanın görevi ve kadının hakkıdır. 

4. Ev eşyası: Bir eve lazım olan ne varsa bunu kendi seviyesinde ve durumunda olanların ortalama seviyesine göre temin etmekle mükelleftir.

5. Hizmetçi:
Evde kadına yardımcı olacak hizmetli tutmak da seviyeye göre gerekir. bunda mecbur değildir; ancak eskiden köle ve hizmetçi yerine günümüzde fırın, çamaşır makinesi ve elektrikli süpürge gibi şeyleri temin etmek kocanın görevidir.

Nafaka konusunda örf esas alınır. İsraf haramdır. Toplumun ve kocanın bulunduğu sosyal seviyenin vasatı esas alınır ve buna göre nafaka istenir. Nafaka konusunda kocanın maddi durumu nazara alınır. Zevcenin nafakasını vermekten aciz olan kimsenin zevcesi hakime başvurabilir. Fakirliğini ispat eder ve hakimin verdiği süre içinde belirlediği nafakayı temin edemezse hakim onları boşar.


Etiketler:  Talak Boşanma Talakın Rükünleri Sünni ve Bidî Talak Talak-ı Rici Talak-ı Bain Nafaka İddet
 
< Önceki   Sonraki >