Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
TEVHİDE AİT MESELELER PDF Yazdır E-posta
Salı, 07 Temmuz 2009

M. Ali KAYA

1. Bir harf kâtipsiz olmaz. Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz biliyorsun. Nasıl olur ki bu kâinat sahipsiz ve yaratıcısız olsun?

2. “Mutlak yokluk ispat edilemez.” İnkâr ispat edilemez. Bir şeyin vücudunu ispat eden onu veya emaresini göstererek meselesini ispat ederken, bir şeyin yokluğunu ispat etmek için bütün kâinatı ve her yeri göstermesi lâzım ki ispat etsin.

3. Zan ve tahmin bilgi değildir. Bilgi kesinliği ispat edilen şeydir. Zan, kesin bilgi sahibi olunmayan bir meselede çaresizliğin göstergesidir.

4. Akıllı bir insan bilmediği bir şeyi inkâr etmez.

5. İman akıl sahiplerine hitap eder. Aklı olmayanın imanı olmaz.

6. Bilmeyen birinin bilen birisine karşı delili olmaz. Cahilin delili olmaz.

 

7. Şüphe ile iman bir arada olmaz. Şüphe imanı yok eder.

8. Yüce Allah zatını gizleyerek ilim, irade ve kudretini öne çıkarmıştır ki insanlar kendisini daha iyi tanısınlar. Zira bir usta eseri ile daha iyi tanınır.

9. Her eser ustasına çok cihetlerle delalet eder.

10. Yaratılan hiçbir zaman yaratana benzemez.

11. Allah'ın sıfatları zatidir. Zati olan zail olmaz. Ezeli ve ebedidir. Birdir, hiçbir şeye benzemez.
 
12. Varlık Allah'ın eseridir ve sıfatlarının tecellisidir. Varlığın Allah ile münasebeti fiil ve fail, hâlık ve mahlûk münasebetidir. Yine bu münasebet, eser müessir, sanat ve sanatkâr münasebetidir.

13.  İman selim akılların anlayacağı ve temiz kalplerin kabul edeceği kemal halidir.

14. Allah şeydir; ama hiçbir şeye benzemeyen bir şeydir. Zihinler onu tasvir edemez; akıllar onun zatını tasavvur edemez. Ancak isim ve sıfatlarının tecellilerini de anlayamaz ama bunlarla Allah'ın varlığını, birliğini, kudretini, iradesini ve ilmini anlar.

15. Allah’ı Allah ile, resulünü risaleti ile, ulu’l-emr ma’rufu emretmesi, âdil olması ve iyiliği ile tanınır ve bilinir.

16. Marifetin en aşağı derecesi, Allah'ın birliğine, benzerinin ve denginin bulunmadığına, ezelî ve ebedî olduğuna, her yerde ilim, irade ve kudreti ile hazır olduğuna, her şeyi işittiğine, her şeyi gördüğüne ve hiçbir şeye benzemediğine, kitap ve peygamber gönderdiğine inanmaktır.

17. Allah daima bilen, işiten, gören, konuşan ve dilediğini yapandır.

18. Allah'ın bütün işleri şaşırtıcıdır; ancak O kendisini size tanıttığı oranda sizi sorumlu tutmuştur. 

19. Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Ama Allah isimden ibaret değildir. Bu doksan dokuz ismin ve vasfın sahibi olan bir zât-ı akdestir. Biz onun zatını tanıyamayız ve anlayamayız; ancak isimlerinden onun işlerini bilir ve biz o işlerle onu tanırız. Bunun için Allah kitabında vasıflarını ve isimlerini bize tanıtmıştır. 

20. Allah'ın varlığı ezelî ve ebedidir. Ezel ve ebed Allah katında birdir ve hazır gibidir. Bu sebeple biz Allah'ın olmadığı biz zaman tasavvur edemeyiz. Zamanın ve mekânın yaratıcısı Allah'a zaman ve mekan isnat edilemez. O asla değişmeyen birdir. Yokluğu düşünülmeyen vardır.

21. Allah sameddir. Varlığı kendi zatının gereğidir. Hiçbir şeye muhtaç değildir. Ezelidir ve ebedidir. Varlığı inkâr edilemeyen ve bütün varlığın kendisine bağlı olduğu varlıktır. Bütün her şeyin sonu Ona döner. Her şeyin sebebi O’dur.

22. Yüce Allah İhlâs Suresinde halis ve makbul tevhidi ders verdi ve zatının vasıflarını anlattı. Bunlar “Allah vardır ve birdir. Varlığı zatının gereğidir; hiçbir şeye muhtaç değildir. Doğmamıştır, ezelidir; doğurmamıştır, ebedidir. Hiçbir şey ona denk ve misil olamaz.” Bunlar Allah'ın zatî sıfatlarıdır. Bu sureyi okuyan ve içeriğine iman eden herkes tevhidi öğrenmiş olur. 

23. Allah'ın zatı hakkında konuşmayın; onun zatını asla idrak edemezsiniz. Yaratıkları hakkında konuşun bu Allah'a olan imanınızı artırır. Zatı ile ilgili aklınıza ne gelirse bilin ki Allah onun gayrıdır. Allah'a mevcud-u meçhul nazarı ile bakın ki, ma’ruf olsun. Allah ancak işleri ve bu işlerine delalet eden sıfatları ve isimleri ile tanınır.

24. İnsan kendi mahiyetini, ruhunun ve aklının keyfiyetini anlamaktan aciz olursa Rabbini nasıl tanıyabilir? Allah nasıldır diye düşünen helak olur.

25. Astronomi bilmeyen marifetullahta noksan kalır.

26. Allah mahlûkatını zatını bilsinler için yaratmıştır. İnsanı da mahlûkatına ve yaratıklara bakarak aklı ile Allah’ı tanısın ve iman etsin, kalbi ile Allah’ı sevsin ve itaat etsin diye yaratmıştır.

27. Hz. Ali (ra) “Görmediğim Rabbime ibadet etmem” buyurdu. “Onu nasıl gördün?” diyenlere de “Kalp gözümle ve akılla gördüm. Kalpler onu imanla görür” buyurdular.

28. İnsandan âleme açılan pek çok pencereler vardır. İnsan mahsusatı hislerle, ma’kulatı akılla görür. Aklın görmesi ve kalbin hissetmesi duyulardan daha keskin, daha aydın ve daha kapsamlıdır. Yüce Allah bunlardan daha yücedir. “Allah latif ve habirdir. Gözler onu idrak edemez; ama o bütün gözleri ve gözlerin gördüklerini görür.” (En’am, 6:103)

29. “Ma hatara bibâlike / Vallahü Teala gayru zalike” yani, “Kalbinizle neyi tasavvur ederseniz ediniz, biliniz ki Allah onun dışındadır.” Çünkü insan nacak gördüğünü tasavvur edebilir. Allah ise mahlûkata asla benzemez. Hz. Ali’nin (ra) dediği gibi “O Allah delil ile kendisine ulaşılan ve bilgi ile kendisine ulaşılan ilahtır.” Onun delilleri ise nefesler sayısınca ve mahlûkatın fiilleri ve hareketleri miktarıncadır. Çünkü her fiil ve hareket varlığına delildir.

30. Yüce Allah sınırlandırılamaz ve vasfedilemez. “Onun benzeri gibi hiçbir şey yoktur; O Semidir, basîrdir. İşitendir, gören ve bilendir.” (Şura, 42:11) Allah kendisini Kur’ân-ı kerimde kullarına vasfettiği gibidir. 

31. Yüce Allah Kur’ân-ı kerimde “Allah’ı hakkıyla tanıyamadılar” (Enâm, 6:91) buyurur. Allah ne cisimdir, ne de surettir; ancak o cisimlerin yaratıcısı ve suretlerin biçimlendiricisidir. Bölünmez, aratmaz, eksilmez; varlığın yaratıcısı ve değiştiricisidir. Ancak kendisinde asla değişiklik olmaz. varlığı yaratmadan önce nasıl idiyse bu gün de öyledir. Değişim varlıkta, sonradan yaratılanda olur. Hiçbir şey ona benzemediği gibi, o da hiçbir varlığa benzemez. “Onun misli yoktur. Sıfatları ile tanınır ve bilinir, biz onu her şeyi yaratan ihtiyaçlarını bilen ve işiten olarak tanırız.”

32. Allah'ın zatından ayrı ve gayrı olmayan sıfatları vardır. Sıfatlar onun zatının ne aynıdır; ne de gayrıdır. Zatından ayrı olsa “Taaddüd-u kudema” gerekir. Allah her yönü ile noksanlıklardan ve eksikliklerden münezzeh olan bir varlıktır. Her türlü kemal sıfatlarla muttasıftır ve noksan sıfatlardan münezzehtir. Var olan, işiten, gören, bilen, konuşandır; ilim, irade ve kudret sahibi olandır.

33. Allah birdir. Ehaddir, sameddir. Doğmamış, doğurmamıştır. Ezeli ve ebedidir. Hiçbir şeye denk değildir. Varlığı kendi zatının gereği olup hiçbir şeye muhtaç değildir. Bin bir esma ve sıfat ile muttasıftır. 


Etiketler:  Tevhid Allah Allah'ın birliği İlim İrade Kudret Allah'ın isimleri Allah'ın Sıfatları
 
< Önceki   Sonraki >
ALLAH
İLIM
ALLAH'ıN BIRLIğI
KUDRET
İRADE
ALLAH'ıN ISIMLERI
ALLAH'ıN SıFATLARı
TEVHID