Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow İrşad ve Hitabet arrow Hadis Dersleri arrow Bebeğin Yaratılışı ve Kader
Advertisement
Bebeğin Yaratılışı ve Kader PDF Yazdır E-posta
Pazar, 25 Aralık 2011

M. Ali KAYA
Peygamberimiz (sav) buyurdular: “Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk günde cem olur. Sonra kırk günde “alaka” olur. Sonra bu kadar müddette “mudga” olur. Sonra Allah bir meleği dört kelime ile gönderir. Bu melek onun rızkını, ecelini, amelini, şaki veya said olacağını yazar. Sonra ona ruh üflenir. Kendisinden başka ilah olmayan Zat’a yemin ederim ki, sizden birisi hayatı boyunca cennet ehlinin ameliyle amel eder. Öyle ki kendisi ile cennet arasında bir zira mesafe kalır da yazılan şey galebe eder ve cehennem ehlinin ameliyle amel ederek cehenneme girer. Aynı şekilde sizden birisi hayatı boyunca cehennem ehlinin amelini işler. Kendisi ile cehennem arasında bir ziralık mesafe kalınca yazısı ona galebe eder de cennet ehlinin amelini işleyerek cennete girer. Bundan sonra defter dürülmüş, kalem kırılmıştır. Daha hiçbir değişiklik olmaz.” (Buhari, Kader, 1; Bed’ül-Halk, 6; Enbiya, 2; Tevhid, 28; Müslim, Kader, 1, 2; Ebu Davud, Sünnet, 17; Tirmizi, Kader, 4, 8)

Hadisin Açıklaması:
İnsanın yaratılışı ve dünyaya gönderilmesi Cenab-ı Hakk’ın hikmeti ile anne karnında dokuz aylık bir hazırlık döneminden sonradır. Anne karnında bir spermden mükemmel bir insan oluşumuna kadar pek çok mucizevî oluşumdan geçer. Sperm ile döllenen anne yumurtası saatler geçtikçe hızla bölünür ve büyür. Bebeğin anne karnındaki embriyolojik gelişmesi üç farklı dönem halinde cereyan eder. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Sizin anne karnında üç karanlık içinde bir yaratılıştan başka bir yaratılışa geçirerek yaratan Allah’tır” (Zümer, 39:6) buyurarak bu değişimleri anlatmaktadır.

Mü’minûn Suresinde ise insanın bu yaratılış evreleri dört evre olarak anlatılır ki bunun biri babada, üçü de anne karnındadı. Babada bulunan “Nutfe”dir. “Onu nutfe halinde sağlam bir yere koyduk” (Mü’minun, 23:13) ayeti bunu ifade etmektedir. Sonra anne karnında “nutfeden alakaya, alakadan mudgaya, mudgadan kemiklerin oluşumu ve kemiklere et giydirilmesi, daha sonra ruh üflenerek farklı bir yaratılışa terakki ettiği anlatılır.” (Mü’minun, 23:14)

Anne rahminde insana ruh verilene kadar geçen üç dönem vardır. Tıp kitaplarında öğretilen temel bilgilere göre bu evreler şöyledir. Birincisi, pre-embiryonik dönem ki bu dönem üç haftalık bir dönemdir. Embiryo hızla çoğalır ve rahim duvarına gömülür. İkincisi, embiryonik dönemdir ki bu da sekizinci haftanın sonuna kadar olan dönemdir. Bu dönemde azalar belli olmaya başlar. Üçüncüsü ise Fetal dönmedir ki bu embiryo artık “fetüs” olarak isimlendirilir. Yüz, eller ve ayaklar teşekkül eder ve boyu üç santime ulaşır. Bu dönem çocuğun doğumuna kadar devam eder.

Yüce Allah anne rahminde tutunarak gelişmeye başlayan embriyoya “Alak” adını vermiştir. “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O insanı bir alaktan, yanin kan pıhtısından, yani embiryodan yarattı. (Alak, 96:1-3) Alak, Arapçada “bir yere asılıp tutulan şey” demektir ki kan emen sülük gibi anne rahmine yapışarak ondan beslenerek büyür. Dokuz ay boyunca buradan beslenir.

Kur’an-ı Kerimde yüce Allah insanın “Nutfe, Alaka, Mudga, Kemik, Et” olmak üzere dört evreden sonra “yeni bir yaratılışla” insan haline geldiği ifade edilir. (Mü’minun, 23:13-14) Hacc Suresinde ise insanın yoktan yaratılışı ve dünyaya gönderilişi öldükten sonra yeniden dirilmeye delil olarak gösterilmektedir. “Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphe ediyorsanız şunu bilin ki, Biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan, sonra uzuvları belirsiz, sonra belirlenmiş canlı et parçasından yarattık. Böylece size kudretimizi gösterelim. Biz dilediğimizi belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz, sonra da sizi bir bebek olarak dünyaya çıkarırız’ (Hacc, 22:5) buyurarak yine nutfe ile beraber üç devreye işaret etmektedir.

Peygamberimiz (sav) yukarıdaki hadiste bu ayetlerin açıklaması yapılmaktadır. “Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk günde cem olur. Sonra kırk günde “alaka” olur. Sonra bu kadar müddette “mudga” olur. Sonra Allah bir meleği dört kelime ile gönderir. Bu melek onun rızkını, ecelini, amelini, şaki veya said olacağını yazar. Sonra ona ruh üflenir” buyrulur.

Bu hadis-i şerife göre 40 gün nutfe, 40 gün alaka, 40 gün mudga haline geldiği sonra Allah’ın bir melek göndererek rızkını, amelini ve ecelini yazdığını daha sonra ruh üflendiğini belirtmektedir. Bu durumda anne karnında bir ceninin ruh üflemeye kadar geçen zamanı 120 gün, yani dört aydır.  Dört aydan sonra çocuğu düşürmek veya kürtaj ile aldırmak caiz değildir. Çünkü dört ay sonra ruh verilmiş ve artık o bir insan olarak takdir edilmiş ve yaratılmıştır.

Yüce Allah “Yeni bir yaratılışa geçiririz.” (Mü’minûn, 23:14) ayeti cenine rızkı, eceli, ameli yazılara ruh üflendiği zamandır. (Taberi, Tefsir, 17:9) Müfessir Fahrettin-i Razi de “Ceninin üçüncü devresinden sonra, yani 120 gün sonra ruh üflenir ve ceninin insan oluşu bu devreden sonra başlar” demektedir. (Razi, 23:85) Çünkü insanın anne karnında yaratılış safhalarını anlatan ayette “Sizi başka bir yaratılışla yaratırız” buyurduktan sonra “Bundan sonra sizi öldürürüz” (Mü’minun, 23:15) buyrularak ölümün ancak bu dördüncü safhadan sonra gerçekleşeceği ifade edilmiştir.

Ebu’s-Suud tefsirinde Yüce Allah’ın devreler arasını “Sümme, Sümme” diye ayırmasına dikkat çekerek bu devrelerin tamamen birbirinden farklı olduğunu belirtmiştir. (Ebu’s-Suud, Tefsir, 6:126) Razi de bu devrelerin birer “tahavvül” oluğunu belirtmiştir. (Razi, 23:84)

Bu konu sahabeler arasında da tartışma konusu olmuş bir kısım sahabeler “Canlı olarak öldürülenin hangi suçtan dolayı öldürüldüğü sorulunca” (Tekvir, 81:8-9) ayetini delil getirerek rahme düşen nutfenin herhangi bir şekilde düşürülmesinin canlıyı öldürmek olarak gören sahabelere karşı Hz. Ali (ra) Mü’minun Suresindeki ayeti delil getirerek “Nutfe, Alaka, Mudga, Izam, Lahm ve ruh üfleme olmadan “Vedd” yani çocuğu diri diri öldürme olmayacağını söylemiştir. (İbn-i Kayyım El-Cevzi, Zâdü’l-Mesîr, 5:462) Bütün bu delillerden sonra İslam bilginleri anne karnındaki ceninin 120 gün sonra, zaruret olmadan kürtaj yaptırmanın haram olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.

İnsan her ne kadar tedbir alsa, azil yapsa, doğum kontrol metotları uygulasa uygulasın Allah’ın takdir ettiği ve yaratacağı cana engel olamaz. Ancak Allah yaratmayacak ise ve takdir etmemiş ise insanın aklına tedbir getirir ve insan eliyle uygulatır. Doğum kontrol metotları ve haplarını insanlara yaptırır. Nitekim kıyamete yakın kadınlar gerek evlenmeyerek, gerekse çocuk doğurmamak için tedbir üstüne tedbir alarak Allah’ın hikmetine uygun kaderine hizmet etmektedirler. Ancak kötü niyetleri, Allah’a isyanları ve Allah’ın takdirini değiştirme imkânları olmadığı halde değiştirdim gibi iddiaları sebebiyle işledikleri amellerinden dolayı sorguya ve suale tabi olacak ve cezaya çarptırılacaklardır.

Bu ve benzeri sebeplerden dolayı peygamberimiz (sav) “Kendisinden başka ilah olmayan Zat’a yemin ederim ki, sizden birisi hayatı boyunca cennet ehlinin ameliyle amel eder. Öyle ki kendisi ile cennet arasında bir zira mesafe kalır da yazılan şey galebe eder ve cehennem ehlinin ameliyle amel ederek cehenneme girer. Aynı şekilde sizden birisi hayatı boyunca cehennem ehlinin amelini işler. Kendisi ile cehennem arasında bir ziralık/karışlık mesafe kalınca yazısı ona galebe eder de cennet ehlinin amelini işleyerek cennete girer. Bundan sonra defter dürülmüş, kalem kırılmıştır. Daha hiçbir değişiklik olmaz” buyurmuşlardır.


Etiketler:  Yaratılış Nutfe Alaka Mudga Izam Lahm Ruh Üfleme Kader Azil Doğum Kontrol Metotları
 
< Önceki   Sonraki >

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ