Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow İrşad ve Hitabet arrow Hadis Dersleri arrow İstihare Namazı, Duası ve Kader
Advertisement
İstihare Namazı, Duası ve Kader PDF Yazdır E-posta
Salı, 13 Aralık 2011

M. Ali KAYA
Peygamberimiz (sav) buyurdular: “Biriniz bir işi yapmak istediği zaman farz namazların dışında nafile olarak iki rekat namaz kılsın sonra bu duayı okusun. Hz. Câbir (ra) der ki: “Peygamberimiz (sav) Bu duadan sonra yapacağı işi zikrederdi.” (Buhari, Daavât, 48; Teheccüd, 25; Tevhid, 10; Ebu Davud, Salat, 366; Tirmizi, Salat, 394; Nesai, Nikâh, 27; İbn-i Mâce, İkâmet, 188)

Hadisin Açıklaması:
İstihâre,  Allah’tan “hayırlı olanı” istemektir. Evlilik gibi insan hayatının en önemli kararlarını verirken mutlaka Allah’tan hayırlı olanı istemek lazımdır.
Cahiliye döneminde bir kişi yola çıkacağı zaman bu yolculuğun hayırlı olup olmayacağını anlamak ve karar vermek amacıyla Kâbe’nin yanında fal okları çekerdi. Peygamberimiz (sav) fal ve benzeri şeylere baş vurmamaları, bir şey istenecekse doğrudan her şeyin sahibi, irade eden, her şeyi bilen, takdir eden ve yaratıcısı olan Allah’tan istenmesi gerektiğini söyledi ve bunun için iki rekat namaz kılarak Allah’a dua etmesini tavsiye etti. Bir de bunun için sahabelerine dua öğretti. “Yâ Rab! Dinim, dünyam ve geleceğim için hayırlı olanı bana takdir et, şerli ve zararlı olanı benden uzaklaştır ve beni hayırlı olanla hoşnut ve mutlu et!” diye yalvarmasını söyledi.

Allah’a inanan bir insan bir şey isteyecekse Allah’tan istemeli, bir şeyden korkarsa Allah’a sığınmalıdır. Bu nedenle istihare namazı kılıp, peygamberimizin (sav) öğrettiği duayı okuması sünnettir. Zira her şeyi takdir eden ve kudreti ile yaratan Allah’tır. Çünkü o Allah’tır. Peygamberimiz (sav) bu nedenle “Kaderi ancak dua engeller, ömrü ancak iyilikler artırır. Kul işlediği günahlar sebebiyle rızkından mahrum kalır” (Tirmizi, Kader, 6; Hâkim, Müstedrek, 1:394; İbn-i Hibban, Sahih, 872) buyurmuşlardır. Bir kanunu ve kural ancak koyan kaldırabilir. Kanun ve kural koyucu dışında kalanların onlara uymaları gerekir. Uymadıkları taktirde suç işlemiş, kaldırmaya çalıştıkları zaman da ihanet etmiş olurlar.

Kaderi takdir eden ve yazan, kaza edecek olan Allah olduğu için dua ile kaderi değiştirecek olan da Allah’tır. Allah öyle bir kâdirdir ki “kün” demiş kâinatı yaratmıştır. Dilerse ve irade ederse her an bir kâinat yaratır. Hal böyle olunca kaderi de kulun duası ve ricası ile değiştirir, şer takdir etmiş olsa da hayra tebdil eder. Bu nedenle her şeyi sahibinden istemeli” kuralına göre kaderin değişmesini de hakkındaki şerleri hayra değiştirmesini de kul Allah’tan istemelidir. Ancak ne var ki kul kendi hakkında neyin takdir edildiğini, hayır mı şer mi takdir edildiğini bilemez. Bu durumda Allah’a yalvarmak ve ondan hayırlı olanı istemekle Allah’a olan imanının gereğini yapmış, her şeyi takdir eden, dilerse değiştiren ve kulunun duasına ve ricasın cevap veren Allah’a yönelmiş ve O’na tevekkül etmiş ve teslim olmuş olduğunu gösterir. Bu ise kulun imanının tezahürü ve ibadetidir. Allah’ın hakkında takdir ettiği şeyi bilmediği halde değiştirmek iddiasında olan, bunun için aciz mahlûkata müracaat eden yalvaran bir insanın bu yaptığına Allah elbette rıza göstermeyecek ve o kulun halini beğenmeyecektir. Bu ise kulun Allah’a olan inancının yokluğuna veya zayıflığına delil olduğu gibi isyanının ve itaatsizliğinin de bir delili olacaktır.

Âhirete ve dünyaya ait bir dileği ve ihtiyacı bulunan kimse, güzelce abdest alır ve yatsıdan sonra dört rekât veya on iki rekât namaz kılar. Hacet namazı iki rekat kılındığı taktirde birinci rekâtında Fatiha suresinden sonra iç Ayete’l-Kürsi ve ikinci rekâtında ihlas ve muavvizateyn (Felak ve Nas) sureleri okunması sünnettir. Bu konuda rivayetler vardır.  Sonra yüce Allah’a hamd eder, peygamberimize (sav) selât-ü selamdan sonra hacet duasını okuyup o işin olması için Allah’a dua eder.

İslam büyükleri “Hak tecelli eyleyince her işi asân eder / Halk eder esbabını bir lahzada ihsân eder” demişlerdir. Her şey Allah’ın irade ve kudretine bağlıdır. Dilediği olur, dilemediği olmaz. Öyle ise ne istiyorsak Allah’tan istemeliyiz. Her “Fatiha” okumamızda “Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım isteriz” (Fatiha, 1:4) diyorsak gereğini yapmalıyız. Bu nedenle peygamberimiz (sav) “Ayakkabınızın bağı kaybolsa bulmak için Allah’tan isteyiniz” ferman etmiştir.


Peygamberimizin güzel bir duası:
“Allahümme innî es’elüke mine’l-hayri küllihi êcilihî ve âcilihi mâ âlimtü minhü ve mâ lem a’lem. Ve eûzu bike mine’ş-şerri küllihi êcilihî ve âcilihi mâ alimtü minhü ve mâ lem a’lem. Ve es’elüke’l-cennete vemâ karrabe ileyhe min kavlin ev âmelin. Ve eûzü bike mine’n-nâri vemâ karrabe ileyhê min kavlin ev amelin. Ve es’elüke mine’l-hayri mâ seeleke abdüke ve rasûlüke Muhammed. Ve esteîzüke mimmâ isteâzeke minhü abdüke ve rasûlüke Muhammed. Ve es’elüke mâ kadayte lî min emrin en tec’ale âkibetehü raşeden.” (Müsned-i Ahmed, 6:146)

“Allahümme bâid beynî ve beyne hatayâye kemâ bâedte beyne’l-meşrikı ve’l-mağrib. Allahümme nekkınî min hatâyâye kemâ yunekka’s-svbü’l-ebyadu mine’d-denes. Allahümme eğsilnî min hatâyâye bil-mâi ve’s-selci ve’l-bered” (Buhari, Ezan, 89; Müslim Salat, 40; İbn-i Mâce, Dua, 3)


Etiketler:  İstihare İstihare Duası İstihare Namazı
 
< Önceki   Sonraki >