Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow İrşad ve Hitabet arrow Hadis Dersleri arrow Kaderle Alakalı Hadisler-3
Advertisement
Kaderle Alakalı Hadisler-3 PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 28 Kasım 2011

M. Ali KAYA
Peygamberimiz (sav) “Nazar haktır.” (Buhari, Tıp, 36) “Göz değmesi haktır. Şayet kaderi değiştirecek bir şey olsaydı bu göz değmesi olurdu.” (Müslim, Selam, 42; Tirmizi, Tıp, 19; İbn-i Mâce, Tıp, 3) “Nazar insanı kabre, deveyi tencereye sokar.” (Suyuti, Camiu’s-Sağir, 2:60; Keşfu’l-Hafa, 2:76) 
 
Hadisin Açıklaması:
Her şey Allah’ın takdiri ve yaratması ile meydana gelir. Yüce Allah hikmeti gereği ilm-i ezelisi ile nazara tesir vererek bazı şeylerin meydana gelmesi için bir sebep kılmıştır. Nasıl hava, su ve güneş birer sebep olarak Allah’ın izni ve iradesi ile eşyanın vücudu ve tekâmülüne sebep ise nazar da bunlar gibi adi bir sebep olmakla beraber ancak Allah’ın iradesi ile tesir gücüne sahiptir.

Nazar, bakış ve gözün tesir etmesidir. Gözün bu tesiri ise müspet ve menfi olmak üzere iki nevidir. Nimet sahibine veya nimetin kendisine hasret ve hasetle bakmak ona zarar verdiği gibi, ilim ve fazilet sahibi birinin şefkat ve hidayet temennisi ile bakışı da gerek bakılanda gerekse bakanda müspet, iyi ve hayra dönük tesiri olur ki buna “feyz” adı verilir. Sonuçta hayır da şerri de yaratan ve tesiri halk eden Allah’tır. Nazarın aşırısı insanı ölüme ve nazar edilen varlığı ölüme kadar götürürken evliyanın ve bilhassa peygamberin nazarı kişiyi imana ve hidayete götürmektedir.


Sahabelerden Amr b. Rebia (ra) Sehl b. Huneyf’i yıkanırken görür ve nazar eder. Selh çarpılmış gibi yere yıkılır. Alıp pegamberimize (sav) götürürler. Peygamberimiz (sav) “Kimden şüphe ediyorsunuz?” buyurunca “Amr b. Rebia’dan derler. Peygamberimiz (sav) onu çağırtır ve azarlayarak “Sizden biriniz neden kardeşinin ölümüne sebep oluyor? Biriniz kardeşine beğendiği, hoşuna gittiği bir şeyi gördüğü zaman onu tebrik etsin veya mübarek olması için dua etsin. ‘Mâşaallah, Bârekallah’ desin” buyurdular. Sonra bir miktar su emrettiler getirilince Amr’ın abdest almasını emrttiler. (İbn-i Mâce, Tıb, 32; Müsned-i Ahmed, 3:447)

İmam Nevevi hazretleri nazar edenin abdest aldıkatan sonra abdest suyunu nazar olunanın başından aşağı dökmesi gerektiğini, bu suyun temizliğini bozmayacağını çünkü bizzat peygamberimizin bunu yaptığını yazmıştır. (Nevevi, Şerh-u Müslim, 14:172-173)

Peygamberimiz (sav) göz değmesine karşı rukye yapılmasını, yani Fatiha, Ayetet’e-l Kürsi, Felak ve Nas Surelerinin ve Nazar ayetlerinin okunmasını emretmiştir. (İbn-i Mâce, Tıp, 34) güzel bir şeyi, Allah’ın nimetini gördüğü zaman “Maşallah, bârekallah, Lâ havle velâ kuvvete illâ billah” demeyi tavsiye buyurmuşlardır. Tesir ve şifa Allah’tandır.

Cin çarpması, yel ve nazar için cahiliye döneminde olduğu gibi boyna ve kollara çeşitli boncuklar ve halkalar takmak ve onların kendilerini koruyacağını düşünmek insanı Allah’tan başka şeylerde tesir gücü olduğu inancına götürür ki bu bir nevi gizli şirk sayılmıştır. Kişi her zaman ve her durumda Allah’a yalvarmalı, şifayı ve tesiri Allah’tan beklemeli ve bilmelidir. Peygamberimiz (sav) “Kim bir şey takarsa bütün işleri o taktığı şeye teslim edilir” (Tirmizi, Tıp, 24) buyurarak bunu yasaklamışlardır. Peygamberimizin (sav) yasakladığı şeyler arasında “Nazarlık takmak” da vardır. (Nesai, Ziynet, 17)

Peygamberimiz (sav) her nevi şerden ve kötülükten Allah’a sığınmak için sabah akşam “Fatiha, Ayete’l-Kürsi İhlas ve Muavvizateyn” surelerini okumayı tavsiye etmiş “Sabah akşam bunları üçer defa okuman her şey için yeterlidir” (Buhari, Fedailu’l-Kur’an, 14; Tıb, 39; Daavât, 12; Nesai, İstiâze, 1) buyurmuşlardır. Sonra da “Yarattığın şeylerin şerrinden sana sığınırım” (Buhari, Enbiya, 10; Ebu Davud, Tıp, 19) diye dua etmelerini istemiştir.

Yine nazara karşı “Gerçekten de inkar edenler Kur’ân okuduğunu işittikleri zaman sana olan düşmanlıklarından dolayı neredeyse gözleri ile seni devirecek, yere sereceklerdi. Senin için ‘mutlaka o delidir!’ diyorlar, halbuki bu Kur’an onlar ve bütün âlemler için öğütten başka bir şey değildir” (Kalem, 68:51-52) ayetini şifa niyeti ve korunmak amacı ile okumakta sakınca yoktur.

Nazardan korunmak için güzel nimetlerin ve güzel şeylerin bir tarafına eksiklik ve noksanlık sağlayacak şeyleri yapmakta sakınca yoktur. Nitekim Hz. Osman (ra) çok güzel bir çocuk görmüş ve “Bu çocuğun çenesine siyah bir boya sürerek nazardan koruyunuz” demiştir.

Allah’ın güzel yarattığı bir şeye imanla bakanlar onun güzelliğinin Allah’ın “Cemil” isminin tecellisi olduğunu bilirler ve “Allah ne güzel yaratmış diyerek güzelliği hakiki sahibi olan Allah’a verirler. Sonra da o güzelliğin ve faziletin kendisine ihsan edildiği şeye istifade etmek amacı ile yönelir ve “Maşallah, Bârekallah, Fe tebârekallahü ahsene’l-Hâlikîn. Lâ havle velâ kuvvete illâ billah” derler. Bu şekilde “Allah ne güzel dilemiş ve ne güzel yaratmış! Allah sahibine mübarek kılsın. Allah’tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur” (Müslim, Zühd, 74; Ebu Davud, Nikah, 36; Edeb, 101; Tirmizi, Nikah, 7; İbn-i Mâce, Zühd, 8) diye dua etmek sünnettir.

Cinlerin nazarlarından ve zararlarından korunmak için bilhassa gece evden çıkarken “Eûzü-Besmele çekmek, elbiseyi çıkarınca besmele ile düzgün bir şekilde koymak, besmele ile almak, tuvalete girerken “Bismillahi Allahümme innî eûzü bike mine’l-hubsi ve’l habâisi” demek sünnettir. Peygamberimiz (sav) “Sizinler cinler arasında perde, sizi koruyacak olan Bismillah demektir” (Tirmizi) buyurmuşlardır.

Sonuç:
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Her şey kader ile tekdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki rahat edesin” demektedir. Ayrıca “Kadere itiraz eden başını örse vurur kırar” der. Her şey Allah’ın ilmi, dilemesi, meşieti iledir. Allah dilediğini yapar ve dilediği gibi hükmeder. Allah’ın dilediği gibi hükmetmediğini düşünmek O’nun “İrade” sıfatını kabul etmemektir. Allah’ın hikmeti gereği dilediği ve irade ettiği şeylerden birisi de insanların nazarları ile fayda ve zarara sebep olmalarıdır. Bu da Allah’ın kaderi ve kazası dairesinde olan hususlardır. Bizler nasıl ki Allah’ın işlerini ve hikmetlerini anlamakta zorlanıyorsak nazarın kadere nasıl tesir ettiğini de anlamakta zorlanıyoruz. Bizim bilmememiz ve anlamamamız onun olmadığına delil olamaz. İnsanın bildiği kesin bir şey varsa o da filozof Sokrates’in dediği gibi “Hiçbir şey bilmediğidir.” Bu nedenle insanın Allah’a karşı her zaman acziyet içinde olduğunu bilmesi ve bunu da itiraf etmesi gerekir ki kulluğun gereği budur. Biz ancak bize bildirileni bilir ve peygamberimizin (sav) haber verdiği gibi inanır, nazardan Allah’a sığınır ve güzel gördüğümüz şeylerin Allah’ın “Cemil” isminin güzelliğinin tecellisinden olduğuna inanır ve bu güzelliği Allah’a veririz. Eşya nasıl şirk ve küfürden dolayı insanları protesto ederek zarar veriyorsa aynı şekilde mün’imi hakiki namına bakılmayan güzellikler de insanı bir nevi protesto ederek zarar görmekte ve zarar vermektedir. Bütün bunlar kaderin cilveleri ve tecellilerinden ibarettir ve Allah’ın ilmi, iradesi ve meşieti iledir.


Etiketler:  Nazar Kader İrade Göz Değmesi Nazardan Korunma Nazar ve Kader
 
< Önceki   Sonraki >

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ