İrşad ve Hitabet
Hadis Dersleri
Kaderler Alakalı Hadisler-2 | Kaderler Alakalı Hadisler-2 |
|
|
|
| Pazartesi, 28 Kasım 2011 | |
|
Hadisin Açıklaması: Allah’a itaat etmeyerek ve nefsinin öfkesine veya şehvetine uyarak şeytana kapılan kişi şeytanın yaratılması şerdir diye hükmedemez. Allah’ın cenneti olduğu gibi cehennemi de vardır. Allah’a göre kullarının cennete girmesi ile cehenneme girmesi arasında hiçbir fark yoktur. Ancak cennete giren insan ebedi saadete ererken, cehenneme giren ebedi olarak felakete ve helakete kendisi sebep olmuş olur. Burada zarar eden veya fayda gören insanın kendisidir. Bu nedenle yüce Allah “Sana bir iyilik gelirse Allah’tandır, sana ne kötülük dokunursa bu kendindendir” (Nisa, 4:79) buyurur. “Kendi elleriyle yaptıklarından dolayı başlarına bir felaket gelince hemen sana koşarlar” (Nisa, 4:62) ayetinde de felakete insanın kendisinin bizzat yaptıklarıyla sebep olduğunu ifade etmektedir. Hayırdan ve şerden her şeyi yaratan Allah’tır. Bu nedenle yüce Allah “İyiliğin Allah’tan, kötülüğün ise başkası tarafından yaratıldığı düşüncesine “De ki, hepsi Allah’tandır” (Nisa, 4:78) ayeti ile cevap verir. Müfessirler “Yaratmanın Allah’tan olduğu gerçeğini haber vermekte” olduğunu ifade ederler. (Beydavi, Tefsir, 1:226; Fahrettin-i Razi, Mefâtihu’l-Gayb, 8:176) Dolayısıyla “istemek kuldan, yaratmak Allah’tan” olduğu gerçeği daha net anlaşılmaktadır. Peygamberimiz (sav) gelecekte ortaya çıkacak fitneleri ve kader konusunda yaşanacak tartışmaları Allah’ın kendisine bildirmesi ile öğrenmiş ve ümmetini ikaz ederek “Kaderiye, yani, kaderi inkâr edenler bu ümmetin Mecusileridir” buyurarak Mecusiler gibi Allah’ı güya şerden tenzih etmek için “Allah hayrı yaratır, şer ise şeytandandır” diyerek “İki ilâh” düşüncesine kapılmışlardır. Kaderi inkâr edenlerin durumunu peygamberimiz (sav) buna benzetmiş ve “bunların İslam’dan nasibi yoktur” buyurarak bu düşüncenin “Tevhide” aykırı olduğunu mucizane ifade etmiştir. Mürcie ise, “ümit vermek” anlamında bir terim olup, “itaat kâfire fayda vermediği gibi büyük günah işlemek mü’mine zarar vermez” görüşüne sahip olanlardır. Bu düşünceleri ile “Amel imanın bir parçasıdır, bu nedenle büyük günah işleyen mü’min değildir, kâfir olur” diyen Hariciler ve “Büyük günah işleyen ne cennete gider, ne de cehenneme gider, ikisinin ortasında kalır” diyen Mutezile’ye tepki olarak doğmuştur. Peygamberimiz (sav) sahabelerin şahsında ümmetini uyararak “İleride birçok fitneler ortaya çıkacaktır bunlara sakın kapılmayın” (Müslim, Fiten, 12) ferman etmiş bunların içinde itikat bakımından tevhide aykırı inanç, fikir ve düşünceleri içinde Kaderiye ve Mürcie’ye dikkati çekmiştir. Zira her ikisi de “kader” konusunda yanılarak “Tevhitten” uzaklaşmış ve amel konusunda yanılarak “İman” konusuna önem veriyoruz diye “amele” önem vermemiştir. Mü’min ihlâsı ve Allah sevgisi ile cennete girer. İman Allah’ı bilmek, sevmek ve ona karşı kibirlenmemektir. Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat ise “İman, iman esaslarını kalple tasdik, dil ile ikrar, azalarla amel etmek” şeklide tarif etmekle beraber “Ameli imanın bir parçası” olarak değil, imanın gereği ve imanın kemaline delil olarak kabul ederler. İman ve amel insanın cüz’î ihtiyarının sarfından sonra Allah’ın kula ihsan ettiği şeylerdir. Mürcie’nin “Amel imana fayda ve zarar vermez” düşüncesi ifrat edenler tarafından “Cebriye” düşüncesini doğurmuştur. Cebriye kaderi zorlayıcı kabul ederek insanın cüz’î iradesinin yokluğuna hükmetmişlerdir. Cebriyeye göre “insan kaderin mahkûmu olup, rüzgâr önündeki yaprak gibi savrulmaktadır.” Kaderin mahkûmu olunca sorumluluktan da kurtulmuş olur. Kaderiyenin de Cebriyenin de ortaya çıkmasına sebep olan baskıcı müstebit idareleridir. İdarenin zulme karşı çıkanlara “siz bizim idaremize mecbursunuz” diye vicdanlar üzerine baskı yapmaları kaderi inkâra, müstebit idarelerden kurtulmaktan ümidini kesenler tarafından da kadere teslimiyete zemin hazırlamıştır. Peygamberimiz (sav) ümmetinin istikameti ve tevhide bağlılığına verdiği önemden dolayı gerek kaderi inkar, gerekse cüz’î iradeyi reddederek sorumluluğu kabul etmeyenlerin İslam’dan nasibi olmayacağını beyan buyurmuşlar ve istikamet tavsiye etmişlerdir.
Etiketler: Kaderiye Cebriye Mutezile Mürcie Harici Ehl-i Sünnet Kader Mecusi Hayır ve Şer |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|