Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow İrşad ve Hitabet arrow Hadis Dersleri arrow TEMEL HAKLAR
Advertisement
TEMEL HAKLAR PDF Yazdır E-posta
Salı, 24 Şubat 2009


10. Hadis:
Peygamberimiz (sav) buyurdular: “Kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa komşusuna ikram etsin! Kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa misafire ikram etsin! Kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin veya sussun!” (Buhari, Edeb, 31; Müslim, İman, 74, 75)

Hadisin Açıklaması:

Bu hadis-i şerif “cevamiu’l-kelim” olup, ahlakın yüce değerlerini içine almıştır. Hadis-i şerif insan ilişkilerinin üç temel esasını ortaya koymaktadır. Doğru konuşmak, misafire ve komşuya iyi davranmak ve ikramda bulunmak insanın ahlâkî durumunu gösteren temel hususlardır. Güzel konuşmak, misafire ikram etmek ve komşuya ikram etmek sevgi ve saygının da altyapısını oluşturur.

İletişim aracı öncelikli olarak dil ve konuşmadır. Konuşmanın hayır olması doğru konuşmasına bağlıdır. Doğru olmayan söz ne kadar güzel söylenmiş olsa da çirkindir ve kötüdür. Bunun için düşünerek konuşması gerekir. Kesin bilmediği bir şeyi söylemesi doğru değildir. İnsanı harama ve mekruh işlemeye götürmeyen sözleri söylemelidir. Peygamberimiz (sav) sözlerin güzelinin hayırlı olması gerektiğini ifade etmektedir. Sözlerin en şerlisi yalan sözdür.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri bu hadisten yola çıkmış olmalıdır ki “Necat yalnız sıdkla, doğrulukla olur. Urvetü'l-vuska sıdktır. Yani, en muhkem ve onunla bağlanacak zincir, doğruluktur. Amma maslahat için kizb ise, zaman onu neshetmiş. Maslahat ve zaruret için bazı âlim "muvakkat" fetvâsı vermişler. Bu zamanda o fetvâ verilmez. Çünkü o kadar su-i istimal edilmiş ki, yüz zararı içinde bir menfaati olabilir. Onun için hüküm maslahata bina edilmez” buyurarak maslahat için yalan söylemenin asla caiz olmadığını belirtir. Bediüzzaman “Yol ikidir: Ya sükût etmektir; çünkü söylenilen her sözün doğru olması lâzımdır. Veya sıdktır; çünkü İslâmiyet’in esası, sıdktır. İmanın hassası, sıdktır. Bütün kemalâta îsal edici, sıdktır. Ahlâk-ı âliyenin hayatı, sıdktır. Terakkiyatın mihveri sıdktır. Âlem-i İslâm’ın nizamı, sıdktır. Nev-i beşeri kâbe-i kemalâta îsal eden sıdktır. Ashab-ı Kiramı bütün insanlara tefevvuk ettiren, sıdktır. Muhammed-i Hâşimî (asv) meratib-i beşeriyenin en yükseğine çıkaran, sıdktır” (İşaratu’l-İ’câz, 2006, s.152) diyerek hadis-i şerifte belirtilen “kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin veya sussun” ifadesini açıklamıştır.

“Her şeyden önce bize lâzım olan nedir?” diye soranlara “Doğruluk ve yalan söylememek” şeklinde cevap vermiştir. Çünkü “küfrün mahiyeti yalandır. İmanın mahiyeti sıdktır” demiştir.

 Allah’a ve ahret gününe iman eden kimsenin sosyal hayatta yapacağı en önemli şey komşusuna ikram etmesi ve misafirini ağırlamasıdır. Nitekim yüce Allah buyurdu: “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın ve uzak komşuya ve yanınızdaki arkadaşınıza iyilik yapın” (Nisa, 4:36) buyurarak daima iyilik düşünmeyi ve iyilik yapmayı emretmiştir. Bunların içinde anne-babadan sonra komşu hakkı gelmektedir ki peygamberimiz (sav) “Cebrail komşu hakkını o derece tavsiye etti ki, komşuyu komşuya varis kılacak zannettim” (Buhari, Edeb, 28) buyurmuşlardır.

Bir müslümanın her hangi bir insana eziyet etmesi haramdır. Komşuya eziyet etmesi ise daha ağır ve büyük bir vebaldir. Peygamberimiz (sav) “Komşusu kötülüğünden emin olmayan kimse iman etmiş sayılmaz” (Buhari, Edeb, 29; Müslim, İman, 73) buyurarak bunu ifade etmiştir.   
  
Misafire ikram etmek de imanın gereği olduğunu peygamberimiz (sav) “Kim Allah’a ve ahret gününe iman ediyorsa misafire ikramda bulunsun” hadisi ile belirtmiştir. Misafir ağarlamak herkese farzdır. Üç gün ağırlamak haktır, daha fazlası ise menduptur. Misafir de ev sahiplerini rahatsız etmemelidir.

Misafire ikram etmek peygamberlerin âdeti ve sünnetidir. Nitekim Hz. İbrahim (as)  misafire ikram etmesi Kur’ân-ı Kerimde övülmektedir. (Zariyat, 51:24)

Doğruluk güveni, güven sevgiyi doğurur. Komşuya ve misafire ikram da insanlar arasında ve toplumda sevgi ve saygıyı netice verir. Ayrıca doğru sözlülük, ikram ferdî ve sosyal bütün hayırları toplayan temel islâmî haklar ve ödevlerdir.


Etiketler:  Komşu Hakkı Yalan Doğruluk Allah'a ve Ahirete İman İman Misafire İkram
 
< Önceki   Sonraki >