| Ailede ve Okulda Demokrasi |
|
|
|
| Pazar, 01 Mayıs 2011 | |
|
Ailenin kişi üzerindeki etkileri kolaylıkla değiştirilemez. Kişinin derinliklerine yerleşmiş kişilikleri, duygusal davranışları ve tipleri de kolayca değiştirilemez. Kişinin iyimser mi, kötümser mi? İşbirlikçi mi yoksa saldırgan mı? Atılgan mı yoksa yumuşak başlı mı? Cömert mi, hasis mi? Girişken mi çekingen mi? güvenilir mi kuşkucu mu ya da hoşgörülü mü olup olmadığını belirleyecek olan ilk deneyimi veren yer kuşkusuz ailedir. Aile yuvasından sonra okul kişinin davranışlarına yön veren önemli bir kaynaktır. Çocukların sınıfta öğrendikleri okulun yönetim biçimi dolayısıyla onların bilinçaltına yerleşen şeylerden çok daha az kesin bir netlik taşır. Totaliter toplumda okul çocukların kafasına disiplin ve düzen kavramını yerleştirmek için vardır. Öğretmenin düşünce ve fikir, konuşma ve söz özgürlüğü yoktur veya kısıtlıdır. Öğretmen ancak iktidardaki partinin veya liderin resmî doktrinini öğrencilere öğretmek zorundadır. 1959 yılında SSCB’ye giden bir Amerikan heyeti (64 kişilik eğitimci grup) şu sonuca ulaşır. “Sınıf içinde bütün çalışmalar sert bir otorite havası içinde yürütülmektedir ve disiplin çok serttir. Öğrenci iyi bir eğitim görmekle beraber hürriyetini ve kişiliğini kaybetmektedir.” Hür toplumlarda öğretmenin görevlerinin başında çocuğun kişiliğinin gelişmesine yardımcı olmaktır. Demokrasi çoğulculuktan yanadır ve tek biçimlilik söz konusu değildir. Her birey tek başına farklı kabiliyetlerde bir varlıktır. Demokratik eğitimin amacı bu kişiliğini öldürmek değil geliştirmek ve güçlendirmektir. Bireyler topluluktan ayrılarak denenmemiş bir biçimde yeni şeyler yapma imkânını bulamadığı ölçüde ilerleme olmaz. Totaliter liderin zannettiği gibi insanların aynı kalıba dökülerek herkese tek bir biçim vermek imkânsızdır. Bu zoraki durum bireylerde hayal kırıklığı yapar ve işbirliğinden uzaklaştırır. İnsanları umutsuz, mutsuz yapar. Yeni deneme ve özgür çalışma fırsatı ve imkânı bulamadığından kabiliyetlerini geliştiremez ve kendisine ait bir şey yapamaz ve bu nedenle ilerleme de söz konusu olamaz. Günümüz teknolojisinin ve uygarlığının temelini oluşturan düşünceler ilk önce herkese benzemeyen ve farklı düşünen kişilerin kafasından doğmuştur. Sonra kafası çalışan azınlık buna sahip çıkmış, en sonunda da çoğunluk bunu benimsemek zorunda kalmıştır. “Önce senin yok sayarlar, sonra seninle alay ederler, sonra seninle savaşırlar ve sonra sen galip gelirsin” özdeyişi, kafası çalışanlar ve farklı düşünenlerin durumunu yansıtmaktadır. Dünün yeni düşüncesi bu günün benimsenen gerçeğidir, yarın herkesin malı olacaktır. Bu nedenledir ki demokratik öğretmen öğrencisine ne düşüneceğini söylemez; ama nasıl düşüneceğinin öğrenmesine yardım eder. Demokratik ülkelerde öğrenciler de örgütler kurarak kendilerini yönetmeye alıştırılmalıdırlar. Etiketler: Ailede Demokrasi Okulda Demokrasi Demokrasi Karakter Aile Okul Hür Toplum Çoğulculuk |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|