Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Hukuk arrow Anayasada Değişen Bir Şey Yok!
Advertisement
Anayasada Değişen Bir Şey Yok! PDF Yazdır E-posta
Salı, 20 Temmuz 2010
Mustafa CAN
“Nev-i insanın yüzde sekseni ehl-i tahkik değil ki hakikate nüfuz etsin ve hakikati hakikat tanıyıp kabul etsin. Belki surete ve hüsn-ü zanna binaen, makbul ve mutemet insanlardan işittikleri mesaili takliden kabul ederler. Hatta kuvvetli bir hakikati zayıf bir adamın elinde zayıf görür ve kıymetsiz bir meseleyi kıymettar bir adamın elinde görse, kıymettar telakki eder.” (Barla, 2006, s. 36)

Adamın biri müthiş mide sancısından duramayarak doktora gider. Doktor muayene ettikten sonra “Sabah ve öğlen ne yedin?” diye sorar. Adam “Bakmadım ki doktor bey önüme ne koydularsa yedim” der. Doktor bunun üzerine “Al bu merhemi gözüne sür ve bir daha ne yediğine bak ona göre ye!” diye hastayı gönderir. Fıkra bu ya gerçekle hiç alakası yoktur. (!) Sadece insanları güldürmek için anlatılır o kadar…


Müslüman’ın ehl-i tahkik olması ve delile dayanmayan hiçbir şeyi kabul etmemesi gerekir. Yoksa ruhbanları taklit eden mutaassıp Hıristiyanlardan bir farkı kalmaz. Müslümanlar ne zaman ki aklı ve delili bıraktılar taklitçiliğe ve tembelliğe heves ettiler ve bunun faziletine inanmaya ve birbirlerine bunu anlatmaya başladılar, akıl ve delili, siyaseti ve kurnazlığı esas alanların oyuncağı ve kuklası olmaya başladılar. Bu çok tatlı bir rüya olduğu için 300 senedir uyumaya devam ediyorlar. Hakları da yok değil hani… 500 sene çalışanın 300 sene uyumaya hakkı vardır diye düşünülebilir.

Umarım bu uyku daha fazla sürmez, sabah yakındır. Şayet alışkanlık yapar da kuşluğa kadar yatmaya kalkarlarsa o zaman gelecek yüzyılı da kaybederiz. “Erken kalkan yol alır.” Uyuyan tavşanı kaplumbağa bile yarışta geçer. Tavşanın da hayvanlar dünyasında rezil olması yanına kalır.

Sözü Referanduma getirmek istedim. TBMM Anayasa Komisyonu Anayasa değişikliği referandum süresini 120 günden 60 güne indiren kanun teklifini kabul ederek Anayasa değişikliklerini Referandum ile halka onaylatarak yapacaklarının sinyalini daha önceden vermişlerdi.

Şurası muhakkak ki 1982 Anayasa’sına “Hayır!” diyenlerin haklılığı her geçen gün ortaya daha net çıkmaktadır. O gün “Hayır!” diyenleri komünistlikle suçlayanlar hala daha suçlamaya devam ediyorlar mı bilemiyorum ve ilgilenmiyorum. Çünkü o gün “12 Eylül Anayasa’sına hayır!” diye “Anayasa ne getirip ne götürüyor?” broşürünü dağıttığımız için ahmak dostlarımızdan çok büyük tepkiler almıştık. “Ahmak dost akıllı düşmandan tehlikeli” olduğunu bildiğimiz için onlara “Selam!” diye geçmeyi Kur’ânî bir vecibe telakki ederek bu günlere geldik.

Aradan geçen 30 sene içinde “şantaj, tehdit ve aldatma ile yapılan propagandalar sonucu % 92 kabul gören Anayasa’nın 83 Maddesi değişti. Ama ne var ki değişen fazla bir şey olmadı. Dostlarımızın o gün Anayasa’ya “Evet” demelerinin gerekçesi 24. Maddesinde bulunan ve okullarda “Zorunlu olarak okutulacak olan Din Kültürü ve Ahlak Dersi” idi. Bizi bununla vuruyor ve Anayasa’ya bu maddeyi koydukları için Prensilvanya’daki dini liderimiz Kenan Evren’i cennete bile koyuyordu. (1) 30 sene yasa gereği “Din Kültürü” okullarda zorunlu olarak okutuldu ve okutulmaya devam etmektedir. Dini hayat geriye gitti ve din önemsiz hale geldi. Zaten amaç da buydu ve bu amaç gerçekleşti. Dini hassasiyetler dahi törpülenerek “farzlar önemini yitirdi ve haramlar alışkanlık haline geldi.”

Şimdi ise uygulaması imkânsız hale geldikten sonra 12 Eylülü yargılama yolu açılacak” gerekçesi ile 12 Eylül Anayasasının değişmesini isteyenler “Evet” kampanyası açmış bulunmaktadırlar. “İyi uykular…” diyelim… Başka ne denebilir ki…

Anayasa’daki ilk değişiklik 1987’de siyasi yasaklarla ilgili maddelerin referandumda kabul edilmesiyle yapılırken en kapsamlı değişiklikler ise 23 Temmuz 1995 ve 3 Ekim 2001’de gerçekleşti.

-    Bu beyler Anayasa’nın bir kısım maddeleri meclis tarafından değiştirilirken ne yapıyorlardı?
-    Değişmemesi için direniyorlardı.
-    Peki, bu gün ne değişti?
-    İktidar değişti… Başka ne değişecek?  

2007 yılında ise TBMM’de Cumhurbaşkanlığı seçimi oturumunda 367 milletvekili bulunmaması sebebiyle Anayasa Mahkemesi’nin cumhurbaşkanlığı seçimini iptal etmesinin ardından cumhurbaşkanının 5 yıllık süreyle en fazla 2 defa halk tarafından seçilmesi, seçimlerin 4 yılda bir yapılmasını içeren Anayasa değişikliği Meclis’te kabul edildi. Bu değişiklik, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından halk oylamasına sunuldu. Halk oylamasında bu değişikliğe yüzde 65 oranında ‘evet’ oyu çıkmasıyla değişiklik kabul edilmiş oldu. 16 Ekim 2007’de ise Anayasa’nın geçici 18 ve 19. maddeler kaldırılarak 11. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin hükümler 21 Ekim 2007’de yapılacak olan referandum kapsamından çıkartıldı.

1982 Anayasası’nda ANAP döneminde 4 maddede, DYP-SHP döneminde 15 maddede ve Başlangıç Metni’nde, DSP-MHP-ANAP döneminde 37 maddede ve Başlangıç Metni’nde, AKP döneminde ise 27 maddede değişiklik yapıldı. Son olarak 9 Şubat 2008’de “Türban düzenlemesi” olarak bilinen Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerinde yapılan değişiklik ise Anayasa Mahkemesi’nin 5 Haziran 2008 tarihli kararı ile iptal edilmişti. (2)

Sonuç olarak 12 Eylül 1980 darbesini yapanlar 1982 yılında 177 Maddelik bir Anayasa hazırlamış ve milletin önüne koyarak “Özgürlüklerin kısıtlanmasını” esas almışlardır. Bu yasakçı hükümler demokratik duyarlılıkla ortadan kalkamaya mahkûmdur. Özgürlükler bir haktır ve Allah'ın lütfudur. Bunu bir lütuf olarak, birilerinin verdiği hak olarak görmek çok yanlıştır. Ama ne var ki Anayasa’nın Başlangıç ve 174. Maddesi değişmeden yapılan tüm değişiklikler göstermelik olmaktan öte bir anlam ifade etmeyecek, ayrıca birçok tartışmayı ve karmaşayı da beraberinde getirecektir.

Kaynaklar:

(1) (http://www.haber3.com/gulen-kenan-evren-icin-cennetlik-dedi-343824h.htm)
(http://www.odatv.com/n.php?n=gunun-en-cok-tartisilan-manseti-odatvden-2502101200)
(2) http://www.idealhukuk.com/hukuk/hukuk.asp?mct
     http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2007/06/20070616-1.htm

Etiketler:  Anayasa Referandum 12 Eylül 12 Eylül Anayasası Zorunlu Din Dersi Evet Hayır
 
Sonraki >