Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Hukuk arrow Demokrasinin Güçlükleri ve Başarısı
Advertisement
Demokrasinin Güçlükleri ve Başarısı PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 28 Nisan 2011

M. Ali KAYA
Çağımızın hızlı hükümet değişimleri demokratik idareleri güçleştirmekte ve zora sokmaktadır. Bu sebeple diktaya heves eden ve özen gösteren liderlere rastlanmaktadır. Keza demokrasilerde liderin yetkilerini kötüye kullanma imkânı da vardır. Ayrıca bu sistemde halkın çıkarları parti ve kliklerin ve özel baskı gruplarının çıkarlarına tabi kılınabilmektedir.

Gerçekte liderlik ve demokrasi birbiri ile bağdaşmaz. Liderlik ister istemez oligarşik olur. Liderler de iktidarın çözülmesi ile çürüme sürecine girerler. Bütün bunlarla beraber “demokrasi bir fazilet rejimidir.” Demokrasiyi tenkit eden birçok rejimler ve görüşler de onun hatalarına dikkat çekerek bunu yaparlar. Mesela, liderin koltuklarını korumak için parti içi muhalefeti ezmeleri, menfaatlerini korumak amacı ile haksızlık yapmaları ve yanlış propaganda ile kitleleri aldatmaları da mümkündür. Bütün bu olumsuzluklara rağmen demokraside kitle haberleşme vasıtalarının doğru kullanımı su-i istimallere karşı en önemli sübaplardır. Kitle haberleşme araçları olan TV, İnternet, yani yazılı ve görsel basın lider ve yöneticiler ile geniş halk toplulukları arasında iletişim ve haberleşmeyi sağlarlar. Hür basın hür olduğu ölçüde lider ve yöneticilere halkın düşünce ve fikirlerini hızla aktarmakta ve demokrasinin işleyişini kolaylaştırmaktadırlar.

Her sistemin mutlaka zararlı yönleri olacaktır. Mümkinatta daha mükemmeli, mutlak hayır ve mutlak güzellik mümkün görünmemektedir. Bediüzzaman’ın ifadesi ile “Nekâisten Müberra olmak cenân-ı cennetin mahsusatından ve her kemâle bir noksan karışmak şu âlem-i kevn-i fesadın muktezasındandır.” Bu nedenle yönetim sistemlerinin en az zararlısı ve en çok faydalısı demokratik olanıdır, halka hizmetin ve eksikliklerin çözümü için de demokrasiden başka çözüm ve çare de yoktur. Siyaset ve hukuk bilimi uzmanları “meşruiyet içinde ve demokrasilerde çare tükenmez” fikrinde ittifak etmişlerdir.

Hürriyet uğruna asırlar boyu sayısız mücadeleler verilmiştir. Bu mücadele sonuçta demokrasiyi netice vermiş ve günümüzde “demokrasi mücadelesi” adı altında devem etmektedir. Asırlar boyu devem eden bu mücadele “Asırlar boy devem eden bu mücadelenin sâiki nedir?” sorusunu akıllara getirmektedir. Buna şöyle cevap vermek mümkündür. “Hürriyet, insanlığın şartı ve şerefidir. İnsanlığın gereğidir ve Allah’ın insanlara bahşettiği en temel hakkıdır. Diktatörler bu hakkı gasp etmektedir. İnsanlar bu hakkı alma ve kullanma hakkını geri istemektedir. İnsanlığın hürriyet hakkını kullanmanın tek yolu ve bu hakkı kullandıran tek sistem demokrasidir. İnsan hak ve hürriyetleri ancak demokrasi şartlarında makes bulur ve gelişme kaydeder. İnsan gerek birey olarak gerekse toplum olarak hürriyet hakkını kullanmamaktan dolayı diktatörlüğe ve keyfî idareye karşı gönüllerde, his ve idrakte birikmiş olan kin ve nefreti hürriyet hakkını kullanmak için dışa vurmakta, bu isteğini eylemelere dönüştürmektedir.

Sosyolog ve hukukçu Benjamin Konstant “İnsanlığın amacı hürriyet, nizam ve saadettir” demiştir. Saadetin yolu ise hürriyetten geçmektedir. Hürriyetin teminatı ise düzen ve asayiştir. Hükümetin ve devletin amacı asayişi korumaktır ve yasalar bunun için yapılırlar. Nizamın olmadığı yerde anarşi ve terör vardır. Anarşinin pek çok şekli vardır ve tümü insanın ve toplumların saadetini mahvederler. Düzeni sağlayacak olan ise yasalar ve hukuk sistemidir. Bu nedenle temel yasalar “Anayasa” ile belirlenir.

Demokrasi hürriyetleri sağladığı için çok gürültülü bir rejimdir. Bu gürültü hayat tarzının hareketliliği, huzursuzluğu, sosyal ihtilafları ve iç gerginlikleri aslında sağlığın, canlılığın ve hayatiyetin alametidir. Elliot “Günümüzde demokrasinin savunmasındaki en zayıf nokta demokrasinin gerçek anlamıyla açık ve sade bir tahlililinin yapılmamış olmasıdır” demektedir. Demokrasiler de art niyetli ve istibdat düşüncesinde olan liderlerin yönetiminde bozularak kötü bir rejim haline gelebilir. Bu sistem ancak temel manevi prensipleri ve temel hak ve hürriyetleri ile kanun hâkimiyetini sağlayabildiği ölçüde gerçek bir demokrasi sayılabilir. Bu da tam yeterli değildir, halkın ve kurumların demokrasiyi istiyor ve savunuyor olmasına da büyük ihtiyaç vardır.

Demokrasi herkesi memnun etmeyebilir ve bazılarını nefrete sürükleyebilir. Machiolle’nin “nefret fena yönetimi ve icraatla olduğu kadar, iyi icraatla da kazanılır” demektedir. Herkesi memnun etmek imkânsızdır. Hz. Ömer gibi adil ve adaletle meşhur olan halife, adaleti istemeyen biri tarafından şehit edilebilmiştir. Ancak bunlar hürriyetten ve demokrasiden vazgeçme fikrini vermemeli ve baskı yapmaya sebep olmamalıdır. Hukuk ve adalet her zaman hürriyeti netice verir ve demokrasiye güç katar. Dikensiz gül olmayacağı gibi “Gülü seven de dikenine katlanmasını” bilmelidir.


Etiketler:  Demokrasinin Güçlükleri Demokrasinin Başarısı Adalet Hukuk Anayasa Dikta Lider İstabdat
 
< Önceki   Sonraki >
ADALET
HUKUK
LIDER
ANAYASA
DIKTA
İSTABDAT