Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Fazilet Toplumu PDF Yazdır E-posta
Salı, 08 Şubat 2011

Mustafa CAN
Farabî’nin “Medine-i Fâzıla” ismini verdiği erdemli bir toplum aslında “Cumhuriyetçi” bir toplumdur. Böyle bir toplum bir hukuk toplumudur. Devlette “hukukun üstünlüğü” hâkimdir. Toplumda ise dinden kaynaklanan “Zühd ve Takva” devlette ise “Hak ve Adalet” hâkimdir. Toplumda züht ve takva olmazsa, devlette hak ve adalet hâkim olmaz.

Dinde dini emirler Allah’ın emri ve yasağı ile dünyevî işler ise “meşveret ve şura” ile yürütülür. Dindar bir toplumun özelliği budur. İnsanlar Allah’a kul oldukları için kula kul olmazlar. Hukuk karşısında tüm insanlar tarak dişleri gibi eşit, fazilette ve takvada ise merdiven basamakları gibi üst üstedirler. Ancak en faziletli en mütevazıdir. Tevazu onları yüceltmiştir. Bu nedenle kimsenin kimseye baskısı ve zorlaması yoktur ve insanlar birbirlerine gönül rızası ile yardımcı olmaktadırlar. Çünkü onlar “İnsanların en hayırlısı insanlara yardımcı olandır” gerçeğine tam olarak inanmış ve hayırlı insan olmak için birbirleriyle yarışmaktadırlar. “Kavmin efendisi topluma hizmet edendir” prensibini rehber edinmişler ve herkes toplumda bir konuda hizmete adamışlardır.

Toplumda herkes adalete yardımcı olmaktadır. Hakkı müdafaada birbirlerine yardımcı oldukları gibi, haksızı cezalandırma konusunda birbirlerine destek olmakta ve “Allah için doğru şahitlik yapmaktadırlar. Hal böyle olunca haksızlığa ve hukuksuzluğa müsaade edilmez. Suç işleyenindir ve hiç kimse suçu sabit olmadıkça suçlu kabul edilemez. Birisinin hata ve günahı ile bir başkası suçlanmamaktadır.

“Çalışıp kazanan Allah’ın sevgili kulu olduğu” şuurunda herkes bir iş ile meşguldür. Herkes elinin emeğine değer verir, birbirlerinin emeklerine saygı gösterirler. Toplumda mücadeleden çok yardımlaşma hâkimdir. Herkes birbirlerine yardımcı olmakla mutlu olmaktadır. “İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır” prensibi herkesçe kabul görmüştür.

En değerli şey hak ve hukuktur. Herkes birbirlerinin hakkına saygı gösterir, kimse hakkı olmayan bir şeyi elde etmeye çalışmaz, hakkını da kimseye yedirmez. Ne haksızlık yapar, ne de haksızlığa müsaade eder.

Her işte meşveret hükümfermadır. Aileden devletin tüm kurumlarına kadar meşveret hâkimdir ve devletin tüm işleri şuralarla yapılmaktadır. Şura üyeleri de ehil olanlar ve uzmanlardan seçilmektedir. İşler ehil olanlar tarafında yapılmakta ve adama iş değil, işlere adamlar ve ehil olanlar getirilmekte ve işler ehline verilmektedir.

Hak ve hürriyetlere önem verilmektedir. Herkes meşru işlerinde, üşünce ve eylemlerinde şahane serbesttir. Devlet hak ve hürriyetleri kısıtlamayı değil genişletmeyi esas almaktadır. Nerede bir hak ihlali varsa devlet oradadır ve hakkı hak sahibine teslim etmekte ve haksız cezalandırılmaktadır.

Din ve Vicdan Hürriyetine, ilim, fikir, düşünce hürriyetine büyük önem verilmektedir. Hiç kimse düşüncesinden ve fikrinden dolayı kınanmamakta bilakis değer verilmektedir. Düşünen insan değil, düşünmeyen ve fikir üretmeyen hor görülmektedir. Bununla beraber ahlaka ve namusa büyük değer verilmektedir. Toplumda ahlak, haya, namus ve iffet hükümfermadır. Her şey meşru dairede yürümekte ve karşılıklı saygı ve sevgi içinde hareket edilmektedir.

İşte Farabi’nin “Medine-i Fazıla” dediği erdemli ve iffetli toplum modeli budur.  


Etiketler:  Fazilet Fazilet Toplumu Hak Hukuk Meşveret Adalet Züht Takva Din ve Vicdan Hürriyeti Çalışma Yardım
 
< Önceki   Sonraki >
ADALET
HAK
HUKUK
TAKVA
FAZILET
MEşVERET
DIN VE VICDAN HüRRIYETI
YARDıM
ZüHT
ÇALışMA