| Hukuk Süreci Nasıl İşler? |
|
|
|
| Salı, 20 Ekim 2009 | |
|
Hukuk Devletinde “Yasama” “Yürütme” ve “Yargı” olmak üzere üçlü bir hukuk süreci vardır. Yasamayı “Milletin Meclisi” yürütmeyi “Bürokrasi” yargıyı da “Mahkemeler” temsil eder ve işlevselliğini sağlar. Her biri birer kurumdur ve birbirinden bağımsızdır. Hepsi yetkisini ve meşruiyetini “Anayasa”dan alır. Anayasa’nın vermediği yetkiyi hiçbir yerden alamaz. Devleti idare eden Anayasadır. Cumhurbaşkanı Yürütme’nin başıdır ve görevi Anayasayı uygulamak, kurumlar arasındaki eşgüdümü sağlamak, kurumların uyum içinde çalışmasını sağlar. Yasaları “Milletin Meclisi” yine Anayasanın kendisine verdiği yetkiye dayanarak yapar. TBMM’nin yasaması iki şekildedir. Anayasa değişiklikleri vasıflı çoğunluk denen milletvekillerinin 3/5+1 çoğunluğu ve Referandumla veya 3/2+1 çoğunluk ile yapar. Anayasa’yı uygulamaya geçirecek kanunlar ise1/2+1 üye çoğunluğu ile kabul edilir ve Resmi Gazetede yayımlanarak uygulamaya geçirilir. Kanunlar Anayasa’ya aykırı olmaz; olursa AYM tarafından iptal edilir. Anayasa Yüksek Mahkemesinin görevi Anayasa’nın korunmasını ve yasaların Anayasa’ya uyguluğunun denetlenmesini sağlamaktır. Yasaların uygulaması ise Tüzük ve Yönetmenlikler denen düzenlemelerle yapılır. Şayet tüzük ve yönetmenlik gibi düzenlemeler Anayasa’ya ve yürürlükte olan Kanunlara aykırı ise “Danıştay” tarafından iptal edilerek yürütmesi durdurulur. Anayasa mahkemesi soyut norm denetimi yapar ve kanunların içeriğini Anayasa’ya ve yapılış şeklini de “Anayasa” ve “Meclis İç Tüzüğüne” göre uygunluğunu denetler. Danıştay ve AİHM kararları özgürdür, genelleştirilemez. Bu iki mahkemenin kararları genel olarak somut olay/işlem denetimi yaparak adalete ulaşmaya çalışır. Hukuk sistemi, hak ve hürriyetler konusunda hürriyet alanını değil, yasak alanı belirler. Yasaklanmayan şey serbest sayılır. Gerçekte “ibahe” “masumiyet” “iyi niyet” ve “Beraat-i zimmet asıldır.” Devlet kişilerin inançlarına, kıyafetlerine müdahale etmez. Devletin özgürlükleri koruma görevi vardır; özgürlüklere müdahale hakkı yoktur. Hukuk Devleti ve Demokratik devlet temel hak ve hürriyetleri korumayı amaçlar zorlamayı kabul etmez ve her nevi zorlamaya karşıdır. Devlet de demokrasi de, lâiklik de bireysel özgürlükleri korumak içindir. Başörtüsü yasağı kanuni bir düzenleme değildir; kamu kurum ve kuruluşlarında uygulanmak üzere çıkarılan yönetmenliktir. Her kurumun kendi bünyesinde kurumun işleyişini sağlamayı amaçlayan iç tüzüklerinde de kıyafet belirlemesi yapılmaktadır; ama bunlar da başörtüsünü yasaklama yönüne gitmemektedir. Gidilmesinin de bir anlamı yoktur; zira başörtüsü hiçbir kurumda o kurumun işleyişine engel olmaz. İnanç gereği Allah'ın emri olarak takanların da engellenmeye çalışılması “Lâiklik” ilkesine ve “Din ve vicdan Hürriyeti”ne aykırıdır. 2547 sayılı YÖK Kanununun Ek-17. Maddesine göre “Yürürlükteki kanunlara aykırı olmamak kaydı ile Yükseköğretim Kurumlarında kılık ve kıyafet serbesttir” hükmünü getirmiştir. (Ek-25.10.1990-3670/12 Madde) Sonuç olarak Anayasa ve yasalar kişilerin bireysel özgürlüklerini sağlamak, korumak ve teminat altına almak için yapılırlar. Hakkı korumayı amaçlayan devletin yaptığı yasalarla hak ve hürriyetleri ihlal etmesi “Hukuk Sistemine” ve “Hukukun Üstünlüğü” ilkesine zıttır. Hukukun üstünlüğünün sağlanmadığı bir ülkede “Demokrasi” havada kalmaya mahkûmdur. Böyle bir ülkeye demokratik ülke ve vatandaşlarına da “Hür vatandaş” demek mümkün değildir. Etiketler: Hukuk Hukuk Süreci Anayasa Yasalar Yönetmenlik Tüzük Din ve Vicdan Hürriyeti Hürriyet Haklar Hukuk Devleti Demokrasi Yasama Yürütme Yargı |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|