|
Cumartesi, 13 Ağustos 2011 |
|
M. Ali KAYA
Yüce Allah “Hak” ismi ile müsemma olduğu için “Hak” kutsaldır. Hakkın ihlali haksızlıktır ve bu haksızlığın affı ancak hak sahibine aittir. Bu nedenle yüce Allah hak sahibi hakkını almadan veya helal edip hakkından vazgeçmeden haksızı affetmeyeceğini haber vermiştir. Kur’ân-ı Kerimde “Birbirinizin malını haksız yere yemeyin” (Bakara, 2:188) ferman eder.
İnsanı haksızlığa iten ve kişilik haklarına zarar veren en önemli husus “su-i zan” ve bundan kaynaklanan “tecessüs”tür. Yüce Allah bu haksızlıkları önlemek için de “Ey iman edenler zandan çok sakının. Zannın bir kısmı günahtır. (Yani su-i zan günah, hüsn-ü zan iyidir.) Birbirinizi arkadan çekiştirip gıybet etmeyiniz. Kim ölü kardeşinin etini yemek ister? Allah’tan korkun da bu çirkin işten sakının” (Hucurat, 49:12) ferman etmiştir. Etiketler: Hak Hukuk Kul Hakkı Temel Hak Su-i Zan Merhamet İyilik Şefkat Hürmet Sevgi |
|
Devamını oku...
|
|
|
Perşembe, 11 Ağustos 2011 |
|
M. Ali KAYA
1. Emeğin Hakkı:
Dinimiz emeğe ve emekçiye büyük değer vermiştir. İnsan eli ile işlenen ve yapılan her şey “emek” olarak değerlendirilir. Kişinin kazancının en helal olanı elinin emeğinin ürünü olan kazançtır. Nitekim peygamberimiz (sav) “Kazancın en helali kişinin elinin emeği ile kazandığıdır. Allah’ın peygamberi Hz. Davud (as) yönetici/kral olduğu halde elinin emeği ile geçimini sağlardı” (Buhari, Büyu’, 15; Enbiya, 37) buyurmuşlardır.
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin!” (Bakara, 2:168; Maide, 5:88) buyurarak helal kazancı emretmiş hakkı olmayanı yasaklamıştır. Nitekim “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yere yemeyin; ancak karşılıklı rızaya dayanan ticaretle yiyin” (Nisa, 4:29) ferman buyurmuştur. Yüce Allah insanın emeğinin karşılığı olan “Salih amelin ücretinin karşılığını tastamam veririz” (Hud, 11:15) derken bizlere de “İnsanların haklarını eksik vermeyiniz” (A’raf, 7:85) emretmektedir. Etiketler: Ekonomik Haklar Emeğin Hakkı Emek Hayvanların Hakkı Çevre Çevre Düzeni Çevrenin Korunma Hakkı |
|
Devamını oku...
|
|
|
Perşembe, 11 Ağustos 2011 |
|
M. Ali KAYA
1. Sana İyilikte Bulunanın Hakkı:
Sana bir iyilikte bulunanın sende hakkı vardır. Bu hakkı helal ettirmen ve altında kalmaman için ona teşekkür etmelisin. Teşekkür etmek, iyilikten anlamak ve bilmek ve hakkını vermek insana ait bir özelliktir. Bu nedenle iyilikten bilmeyen ve iyiliğe teşekkür etmeyenin insanlıktan nasibi yoktur. İyiliğe iyilikle mukabele etmek vefalı olmak demektir. Kötülüğe karşı iyilikle mukabele etmek ise faziletli insanları âdeti ve peygamberlerin sünnetidir.
İyiliğin hakkı teşekkürdür. Teşekkürün samimiyeti ise yapılan iyilikten dolayı gaibde ve hazırda iyilik yapan kişiyi övmek ve iyiliği ile anmaktır. Ayrıca sana iyilikte bulunanı mükâfatlandırman da gerekir. Buna gücün yetmezse bunun için fırsat kollar ve eline geçen ilk fırsatta bunu değerlendirirsin. Yapılan iyiliği unutmak, kötülüğü unutmamak, iyiliği dile getirmemek, kötülüğü dile getirip her yerde anlatmak kötü insanların âdeti ve kötülüğüne, kalbinin karalığına delildir. İnsan olan insana yakışan iyiliği asla unutmamak ve her zaman hatırlamak ve sahibini daima iyilikle anmak, kötülüğü ise unutmak ve yok saymaktır. Etiketler: Sosyal Haklar Haklar Yönetici Hakkı Büyüğün ve Küçüğün Hakkı İyilik Hakkı |
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazartesi, 08 Ağustos 2011 |
|
M. Ali KAYA
Kadının hakkı, nikâh yoluyla idaren altında bulunan kadının hakkı senin vasıtanlar rahata ve huzura kavuşmasıdır. Allah onu senin idarene vermiştir. Senin için huzur ve neşe kaynağı, dost ve arkadaş yapmıştır. Bu hayat arkadaşlığı dünyaya bağlı ve geçici bir arkadaşlık değildir. Akrabalık ve tenasül yoluyla çocuklarına ve neslinle devam edecek ve ebedi hayatta da sana ebedi olarak refakat edecek bir arkadaşlıktır. Bu nedenle bütün bu arkadaşlığın hatırı için şahsi ve küçük kusurlarına af ve müsamaha ile mukabele ederek sevgi, saygı ve sabırla mukabele etmektir.
Her ne kadar erkeğin kadını üzerinde hakkı daha fazla olsa da Allah’a itaatsizlik söz konusu olmasa merhamet, şefkat ve sıcak ve samimi duygularına ihtiyacı olduğunu düşünerek samimiyet ve yumuşaklık göstermelisin. Zira yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Onlarla güzellikle geçinin” (Nisa, 4:19) ferman eder. Peygamberimiz (sav) de “Ümmetimin en hayırlıları ailesine hayırlı olandır” (Tirmizi, Rada, 11; İbn-i Mâce, Nikâh, 50) buyurmuşlardır. Etiketler: Karı-Koca Hakları Kadının Hakkı Kocanın Hakkı İtaat İsyan Geçim Hayırlı İyi Kadın Namaz Oruç Cihad |
|
Devamını oku...
|
|
|
Perşembe, 04 Ağustos 2011 |
|
M. Ali KAYA.jpg)
“İbadet abdin Allah’a karşı bir hizmetidir.” (İşaratu’l-İ’câz, 21) Bu hizmet de ancak Allah’ın istediği şekilde olursa makbul olur. Kişinin kendi aklına göre ve hevesine uygun yapılan şeyler ibadet sayılmazlar. “İbadet Allah’ın emirlerini yapmak ve nehiylerinden kaçmaktan ibarettir. İbadet imanı kuvvetlendirir, Halık ile kul arasındaki münasebeti sağlar, dünya ahiret işlerini tanzime ve iki cihanın saadetine vesiledir.” (İşaratu’l-İ’câz, 83)
İbadet fikirleri Sani-i Hakîme çevittirir. Abdin Allah’a teveccühünü, itaat ve ınkıyadını temin eder. İnsanın kâinattaki nizama ve düzene uymasını, hikmet dairesinde hareket etmesini sağlar. İbadet kâinatta cereyan eden külli kanunların merkezi hükmündedir. İnsanın kâinatta cereyan eden külli kanunlara uymasını sağlar.
Emirleri imtisal ve nehiylerden ictinab etmek sayesinde bir fert toplumda pek çok mertebelere nispet peyda eder, bir fert bir nev hükmüne geçer. Pek çok hukuklar, haysiyetler, irşatlar, talimler, ıslahlar gibi vazifeler bir şahsa yüklenir. Kişi o emirleri imtisal etmez ve yasaklara uymazsa o vazifeler payimal olur. Etiketler: İbadet İbadetin Hakkı Namaz Oruç Hac Zekat Kurban Kelime-i Şahadet İman Cihad |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 83 |