| Öz Olarak Temel Haklar |
|
|
|
| Pazartesi, 01 Ağustos 2011 | |
|
Allah’ın en büyük hakkı kendisine yönelik olarak insana yüklediği haklardır. Diğer haklar bu haktan dallanıp budaklanırlar. Sonra senin organlarına yüklediği haklar bunu takip eder. Bunlar da kulaklarına, gözlerine, diline, ellerine, ayaklarına, midene ve cinsel organına yüklediği yedi azana göre taksim edilen haklardır. Zira insanın fiilleri bu yedi organ vasıtasıyla meydana gelir. İnanca yönelik haklar vardır ki bu da “Tevhide” yani Allah’ın birliğine inanmaktır ki bu hak kalbi ve aklı ilgilendiren bir haktır. İmandan sonra terettüp eden amellere yönelik olarak haklar vardır. Bunlar Allah’ın insana emrettiği ve insandan istediği haklardır. Bunlar da namaz, oruç, hac, zekât ve kurban ile ilgili haklardır. Bunlardan sonra insanın şahsıyla ilgili haklar gelir. Bunların başında yönetici ile ilgili haklar gelir. Sonra akrabalıkla ilgili haklar ve bunlara bağlı olan ve bu temel haklara dayanan haklar bulunmaktadır. Üzerinde hakkı bulunan yöneticiler ise üç nevidir. Normal yöneticilik yoluyla hak sahibi olanlar, ilim vasıtasıyla hak sahibi olanlar ve efendilik yoluyla hak sahibi olanlar vardır. Akrabalık hakları da yakınlık derecesine göre değişir. Bunların içinde sana en çok hakkı geçen annen, baban, çocukların ve sonra kardeşlerindir. Sonra sana daima iyiliği ve yardımı dokunan dostun, sonra arada bir iyiliği dokunanlar, sonra da sana bir defa olsun iyiliği dokunan dostun gelir. Sonra seni namazdan haberdar eden mahalledeki müezzinin ve sana namaz kıldıran imamın hakkı gelir. Sonra mesai arkadaşların ve sonra komşu hakları gelir. Sonra kendi mal ve hayvanlarının da sende hakları vardır. Sonra sana borçlu olanın ve sende alacağı olanın, sonra seninle münasebeti bulunanın hakkı vardır. Sonra senin istişare ettiğinin, senden fikir soranın, sonra sana dua eden ve iyiliğini isteyenin, sonra senden büyük olanın, sonra senden küçük olanın, sonra sena iyiliği dokunanın,, sonra sana kötülüğü dokunanın sonra tüm inananların ve en son olarak da inanmayan ve dininden olmayanın da hakları vardır. (İmam Ali Zeynelâbidîn, Hukuk Risalesi, Terc: Prof. Dr. Abdulaziz Hatip, 2010, s. 25-29) 2. Allah’ın Hakkı: Zira yaratılışın gayesi, fıtratın neticesi Allah’a imandır. Kâinatta en yüksek hakikat imadır. İmandan sonra O’na itaat gelir. İnsan dünya için yaratılmamıştır; ebediyet için yaratılmıştır. Fıtratı buna şahittir. Bu nedenle dünya insanı doyurmaz ve mutlu etmez. İnsanın hakiki lezzetleri ancak marifetullah, muhabbetullah ve ilim gibi ebediyete ait şeylerdir. (İşaratu’l-İ’câz, 146) Peygamberimiz (sav) Muaz b. Cebel’e (ra) “Allah’ın kulları üzerindeki hakkı Ona ibadet edip hiçbir şeyi ortak koşmamaktır. Kulların Allah üzerindeki hakkı ise kendisine şirk koşmayana azap etmemesidir” (Buhari, Tevhid, 1; Cihad, 46; Müslim, İman, 49; İbn-i Mace, Zühd, 35) buyurmuşlardır. Allah’a iman sadece “inandım” demekten ibaret değildir. Lâ ilâhe illallah’ın hakikatlerine tamamen iman etmek, kalben tasdik etmek, kâinatta külli cüz’î her şeyin onun ilim, irade ve kudreti ile olduğuna iman etmek, peygamberlerini ve getirdiği emirlerini tasdik etmek, sıfatlarını ve gönderdiği elçilerini tasdik etmek, günah işlediği ve emre muhalefet ettiği zaman kalben tövbe edip pişman olmaktır. Yoksa büyük günahları serbestçe işleyerek tövbe ve istiğfar etmemek ve aldırmamak imandan nasibi olmadığına delildir. (Emirdağ Lahikası, 1:203) Etiketler: Haklar Öz Olarak Haklar Allah Hakkı Kul Hakkı Akrabalık Hakları Allaha İman |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|