|
Peygamberimizin İdarecilere Hutbesi |
|
|
|
|
Cumartesi, 24 Nisan 2010 |
 “Ey insanlar! Memur tayin ettiğim bazı kimseler geliyor bize, “Bu mal sizin, bu mal da bana hediye edildi” diyorlar. Eğer bunlar anne ve babalarının evinde otursalar, yine de hediye verilir miydi verilmez miydi diye beklemiyorlar. Muhammed’in hayatını elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, kim bu mala hıyanet ederse, aldığı şeyi, kıyamet günü boynuna dolanmış olarak getirir. Eğer aldığı deve ise, getirirken kükreyecek, inek ise böğürecek, koyun ise meleyecek. Tebliğ ettim mi?” dedi. Sonra, Hz. Peygamber, koltuk altları görünecek kadar ellerini kaldırdı.
Allah’ın Rasûlü bir adamı zekat memuru tayin etti. Adam görevini yaptıktan sonra Rasûlullah’a gelerek “Ey Allah’ın Rasûlü! Şu mal sizindir. şu mal da bana hediye edilmiş bir maldır” dedi. Hz. Peygamber öfkelenerek: “Eğer sen anne ve babanın evinde otursaydın. Bunlar sana yine de hediye edilir miydi?” dedi. Akşam namazından sonra kalkıp şehadet getirdi. Allah’a, layık olduğu şekilde hamd ve sena ettikten sonra: “Ben yakın bir zamanda belki de Allah’ın huzuruna çağrılırım ve icabet ederim. Benden sonra sizi idare eden bazı idareciler olacaktır ki, bunlar, bildiğiniz hükümlerle amel eden ve tanıdığınız bir idare şekliyle sizi idare ederler. Bunlara itaat etmek taat sayılır. Bir müddet böyle gider. Onlardan sonra başınıza bilmediğiniz şeylerle amel eden ve yabancısı olduğunuz bir idare şekliyle sizi idare eden Bazı idareciler geçecektir ki, kim onlara hizmet eder ve onlara yardımcı olursa, hem kendileri helâk olur hem de başkalarını helâke sürüklerler. Onlarla oturup kalkın, ama amellerinizle onlardan ayrılın. İyilere iyilikle, kötülere de kötülükle şahitlik ediniz” buyurdular.
Diğer insanlar benim dış elbisem gibiyse, ensar benim iç elbiselerim gibidir. Diğer insanlar bir vadiye, ensar da bir vadiye yönelse, ben ensarın vadisine yönelirim. Eğer hicret olmasaydı, ben de ensardan bir kişi olurdum. Kim ensarın başına geçerse, onların iyilik yapanlarına iyilik yapsın. Onların kötülük yapanların da suçunu affetsin. Kim onları korkutursa -iki tarafında bulunanları işaret ederek- şu iki adam arasındaki kişiyi korkutmuş olur. Ensar benim sığındığım ve sırrımı paylaştığım insanlardır. Ensarın iyilik yapanlarına iyilik yapınız, kötülük yapanlarından da vazgeçiniz, affediniz”
|