| Peygamberimizin Savaş Hutbesi |
|
|
|
| Cuma, 16 Nisan 2010 | |
Peygamberimiz (sav) bir Gazvede düşmanla karşılaştığı zaman mücahitlere Allah’a hamd ettikten sonra şöyle hitap etti: Yüce Allah peygamberimize (sav) Cebrail’i (as) göndererek şöyle buyurdu: “Onlar Mescid-i Haram’dan alıkoyarken ve oranın bakımına ehil olmadıkları için Allah neden onlara azap etmesin? Oranın hizmetine layık olanlar ancak Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. Onların Kâbe’deki duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Mallarını insanları Allah yolundan alıkoymak için harcayacaklar ama bu onların yürek acısı ve pişmanlık olacak, sonunda da cehenneme sürüleceklerdir. Ya Muhammed! İnkâr edenler söyle: Şayet iman edip düşmanlıktan ve savaştan vazgeçerlerse geçmiş günahları bağışlanır. Şayet düşmanlığa ve savaşa devam ederlerse öncekilere uygulanan ilâhî kanun devam edecek, onlar da uygulanan ilâhi kanundan kurtulamayacaklardır” ayetleri inzal edildi. Peygamberimiz (sav) nazil olan bu müjdeli ayetleri okudu ve sahabelerine nasihatlerde bulundu. “Düşmanla karşılaşmayı ve savaşmayı temenni etmeyiniz ve Allah’tan âfiyet dileyiniz. Ama düşmanla karşılaşma zorunda kalırsanız sabrediniz ve sebat ediniz” ve “Ey İman edenler! Bir düşman grubu ile karşılaşırsanız sebat edin. Allah’ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz” ayetini okudu ve şöyle devam etti: “İnsan savaşa girmekle ölmez. Hasta olmakla ölmez, ancak eceli gelirse ölür. Sizler şayet ölümünüz burada takdir edilmişse Allah size bir ihtiyaç çıkarır yine buraya gelir ve ölürsünüz” buyurdular. Sonra: “Allah’a ve Resulüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elinizden gider. Sizler şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve halkı Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkaranlar gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını kuşatıcıdır” ayetlerini okuyarak taşkınlık yapmamalarını ve aşırıya kaçmamalarını öğütledi. Sonra konuşmasını şöyle tamamladı: Ey insanlar! Siz yeşil, sarı ve kırmızı mallar arasındasınız. Yüklerinizde daha birçok şeyler var. Siz düşmanınızla karşı karşıya geldiğinizde saldırın. Çünkü Allah yolunda şehid düşen bir kimseye muhakkak ela gözlü cennet hurilerinden ikisi süratle gelir. Şehid düştüğünde onun yere düşen ilk damla kanı sayesinde Allah Teâlâ onun bütün günahlarını affeder. Huriler onun yüzündeki tozları silerek “Kesinlikle biz senin içiniz!” derler. O da cevab olarak “Ben de sizin ikiniz içinim” der. Etiketler: Mescid-i Haram Savaş Düşmanlık Şehid Düşman Sebat |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|