Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Kişisel Gelişim arrow AİLE SAADETİ
Advertisement
AİLE SAADETİ PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 07 Mayıs 2008

M. Ali KAYA

İslamiyet’ten önceki döneme “Cahilye Dönemi” denmektedir. O dönemde kadının hiçbir hakkı yoktu. İslamiyet güneşi doğunca kölelerin ve kadınların yüzü güldü, insan olduklarını anladılar. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde, “Ey İnsanlar! Biz sizi bir erkek ve kadından yarattık. Birbirlerinizle iyi geçinesiniz diye soylara ve kabilelere ayırdık. Biliniz ki Allah katında en üstün olanınız günahtan en çok sakınan ve O’nun rızasını en çok isteyeninizdir.” “Sizin kendileri ile rahata ve huzura kavuştuğunuz hanımlarınızı yaratan ve aranızı da sevgi ve merhamet ile birleştiren Allah’tır. Bunda düşünenler için Allah’ın varlık ve birliğine deliller vardır”  buyurur.



Hazret-i Ömer diyor ki: “Bizler İslamiyet’ten önce kadını hiçbir şey saymazdık. Onlara hiçbir değer vermezdik. Ne zaman ki İslamiyet bir güneş gibi doğdu, gördük ki kadınların pek çok hakları varmış. Artık onlara değer vermeye başladık.”


İslamiyet’in kadına verdiği değer erkeğe verdiği değerden fazladır. Kadını bir “anne” olarak görür, “insanın ilk öğretmen annesidir” der, ve “cennet annelerin ayağı altındandır” diye hükmeder. Bundan dolayı eğitimine de özel bir ihtimam gösterir. “İlim öğrenmek erke ve kadın tüm mü’minlere farzdır.” Kadının eğitimi daha önemlidir.  Çünkü; “Bir erkeği eğitirseniz bir kişiyi eğitmiş olursunuz; ama bir kadını eğitirseniz bir aileyi eğitmiş olursunuz.”


Peygamberimiz (SAV) erkeklere tavsiyelerde bulunurken “Sizin hayırlınız ehline, ailesine hayırlı olanınızdır, ailesine faydası olamayanda hayır yoktur” buyurmuşlardır. Böylece anne-babasına, eşine ve çocuklarına faydalı ve hayırlı olamayan kimselerin hayırlı insanlar olamayacaklarını ifade etmişlerdir.

 
Peygamberimiz (SAV) in eşi ve hanımları toplum hayatında da aktif olarak bulunmuşlardır. Ticaret yapmışlar, savaşlara katılmışlar, siyasi olayların içinde yer almışlardır. Sahabe hanımlar da kamuda çeşitli görevlerde aktif olarak katılmışlar, öğretmenlik, doktorluk yapmışlar, hatta belediye hizmetlerinde bulunmuşlardır. Hz. Aişe (ra) fakih, muhaddis, şair, doktor ve müftüdür.  Semra binti Nüheyk, Şifa binti Abdillah beraberce kamuda hizmet etmişlerdir. Semra’yı bizzat peygamberimiz (SAV) zabıta tayin etmiştir. Hz Ömer (ra) kendi döneminde Şifa hatunu da onunla beraber görevlendirmiştir. Hz. Hafsa, Ümm-ü Seleme öğretmenlik yapıyordu. Sahabeler içerisinde Kur’an-ı Kerimi ezberleyen pek çok da kurra hanım sahabi vardı. Onlar bu hususta erkeklerle adeta yarış halinde idiler.

 
Bütün bunlarla beraber Peygamberimiz (SAV) aile saadetinin temini için Hz. Ali (ra) ve Hz. Fatıma (ra) arasında vazife taksimi de yapmış, ev içindeki görevleri kızı Hz. Fatıma (ra) ya, ev dışındaki görevleri de Hz. Ali (ra) vermiştir. Kadını erkeğe itaat etmeye çağırmış ve “Bir kadın namazını kılar, orucunu tutar ve kocasına itaat ederse cennete girer” buyurmuşlardır.


Aile huzursuzluklarının ve faciaların çok fazla yaşandığı günümüzde insanlık Kur’anın ve peygamberimiz (SAV) in aile için koyduğu prensiplere ne kadar muhtaçtır. Aile saadeti tüm saadetlerin başıdır. Aile saadetinin temeli de ancak peygamberimiz (SAV) in getirdiği prensiplere bağlanmakla sağlanabilir.

 

 
< Önceki   Sonraki >