Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Değişim ve Gençlik Psikolojisi PDF Yazdır E-posta
Cuma, 28 Mayıs 2010
M. Ali KAYA
Gençlik yaştan çok his, duygu ve düşünce durumudur. Gençler kendilerini zaten genç hissederler; ama yaşlılar da kendilerini genç ve dinamik hissediyorlarsa onlar da genç sayılırlar. Gençlik aktif ve dinamik bir algılama şekildir. Aktivite ve dinamik bir ruh hali gençliğin en önemli yanıdır. Hareketli ve dinamik bir yapıya sahip olan gençler bulundukları ortamı harekete geçirirler. Onların bu halinden istifade eden büyükler yapılacak olan işleri onlarla yaparlar.

Gençlik saflık, dürüstlük ve açlıktır. Gençlerin art niyetleri yoktur; her şeyi olduğu gibi kabul etme eğilimindedirler; ancak zamanla safiyetlerinden istifade edenlerin istismarını gördükçe artık art niyetli düşünme eğilimine girerler. Dürüsttürler ancak zamanla hilekâr insanlardan dürüst olmamayı öğrenirler. Her şeye açtırlar, ancak kendilerine neyin faydalı ve neyin zararlı olduğunu zamanla öğrenir ve seçici olurlar. Gençlik yeni bir başlangıç ve yeni dünyaya açılan kapıdır. Hayat daima değişimdir. Gençler ise bu değişimi ister istemez yaşar ve değişime göre hareket ederler. Değişimi kabul etmeyen ve ona ayak uyduramayanlar gençleri anlayamazlar. Onlar yeni bir dünyanın adamlarıdırlar. O dünyayı bilmeyen o gençleri de anlayamaz.
 


Gençlik gelişmekte olan bir his dünyasıdır. Hissiyatları galeyanda olan ve bunları meşru yollardan tatmin edemeyen gençler gayr-i meşru şekilde tatmin ederler. Bu nedenle onları meşru şekilde hislerini tatmin edecek ortamı hazırlamak ve hissiyatlarını meşru yola kanalize etmek büyüklerin en önemli vazifesidir. İyi bir eğitim almalarını, güzel bir aile yuvası kurmalarını ve kabiliyetlerine uygun çalışma ve iş hayatı hazırlanmalıdır.

Gençlik kendini ve hayatı tanıma dönemidir. Onlara hayatı tanıma fırsatı verilmelidir. Hayatın iyi yönleri gösterilmelidir; kötü yönleri zaten müşahede ve tecrübe ile tanınacaktır. Gençlik bir yaşama tarzıdır. Bu hayatı meşru şekilde devam ettirebilmelerine imkân sağlamak, yol ve yöntem göstermek büyüklere düşmektedir.

**
Gençler anlaşılmamaktan şikâyet ederler. Çünkü onların farklı kabiliyetleri ve his dünyaları vardır. Bulundukları ortam ve yaşadıkları zaman dilimi ile alakaları vardır. Onların bu yönlerini tanımadan büyüklerin kendi zamanlarına ve isteklerine göre hayatlarını şekillendirmelerini istemeleri anlaşılmamalarını ve doğal olarak da gençlerin şikâyet etmelerini netice verir.
 
Gençler ihtiyaçlarının karşılanmadığını düşünürler. Çünkü gençlerin ihtiyaçları ile büyüklerin ihtiyaçları tamamen farklıdır. Hal böyle olunca meşru dairede olmak şartıyla ihtiyaçları karşılanmalı ve büyüklerin ihtiyaçlarına göre değil, gençlerin ihtiyaçlarına göre hareket edilmelidir.

Gençler güvenilmemekten, zayıf ve güçsüz görünmekten şikâyet ederler. Gençler bazı şeyleri büyüklerden daha iyi anlar ve kavrarlar. Bu nedenle onları ilgilendiren konularda fikirlerini almak ve bu hususta onlara güvenmek gerekir. Bu onları hem şevklendirir, hem de büyüklere olan güvenlerini artırır. Çoğu gençler güçlü ve kabiliyetlidirler onları yapabilecekleri konularda güçsüz ve kabiliyetsiz olarak görmek ve yapabilecekleri işleri yaptırmamak kabiliyetlerinin sönmesine ve tembel davranmalarına sebep olur.

Gençler hürriyetlerinin kısıtlanmasından ve sorumluluk verilmemesinden şikâyet ederler. Hürriyet insanın irade ve kabiliyetlerinin gelişimine sebep olur. Hürriyeti kısıtlanan sorumluluk verilmeyen gençler kendilerini geliştiremez ve sosyal hayatta aktif olamazlar.

**
Gençler yalnızdır. Fikirleri alınmadığı ve kendilerine değer verilmediği zaman kendilerini böyle hissederler. Bu yalnızlık duygusu onları sosyal hayattan ve aileye katkı sağlamaktan uzaklaştırır.

Gençler korunmasızdırlar. Her çeşit yanlış ve yıkıcı düşünce ve kötülükler gençlerin çevresini kuşatmıştır. Sahip çıkılmadığı ve destek okunmadığı, iyi bir ilgi ve sevgi ile korunmadığı sürece korumasızdırlar. Bu sebeple pek çok yanlışın içine düşmekten kurtulamazlar. 

Gençler iletişimi kopukturlar. İletişim karşılıklı bir alışveriştir. Tek taraflı iletişim zamanla anlaşılmama ve kopma noktasına gelir. Bu nedenle onlardan gelen bir sinyale karşılık verilmelidir ki iletişim kopmasın. Ama ne ki çoğu aileler ve büyükler tek taraflı olarak bu iletişimi kopardıkları için bir daha iletişim kuramazlar.
 
Gençler kullanıldıklarını düşünürler. Kendilerini sevdirmek ve büyüklerin gözüne girmek için fedakarane çalışan ve bilmedikleri için de sık sık yanlışlara düşen gençlere daima tenkit gözü ile bakmak ve beceriksizlikle suçlamak onların kendilerini kullanıldıktan sonra atılan bir meta gibi görmelerini sağlar. Bu da büyüklere karşı olan saygı ve sevgilerini törpüler ve zamanla yok eder. 

**
Büyükler gençleri kendilerine benzetmek isterler. Her nedense babalar gerçekleştiremedikleri hayallerini çocuklarının gerçekleştirmelerini isterler ve beklerler. Çocukların da kendilerine göre hayallerinin olduğunu düşünemezler. Büyükler gençlerin zamanlarını ve geleceğin nasıl gelişeceğini bilemezler. Bunu öğrenmek ve çocuklarını ona göre yetiştirmek yerine kendi beklenti ve düşüncelerini hayata geçirecek olan çocuklarını sever ve diğerlerini dışlayarak hayatlarının en büyük yanlışlarını yaparlar. Böylece onların kabiliyetlerini geliştirmelerine engel olarak en büyük kötülüğü yaparlar.
 
Büyükler gençleri asi, uyumsuz ve inatçı olarak görürler. Bunun sebebi yine yukarıda bahsettiğimiz husustur. Kendilerine benzetemedikleri çocuklarının asi, uyumsuz ve inatçı olduklarını savunurlar. Çünkü onların duygularına, düşüncelerine ve kabiliyetlerine önem vermezler. Kabiliyetine uygun olmayan işlerde çalıştıkları ve mesleklere yönlendirildikleri için başarısız olmalarını da beceriksizliklerine, inatlarına ve isyankârlıklarına verirler.

Büyükler gençlerin maddi ihtiyaçlarını karşılamayı yeterli görürler. Birçok büyükler çocuklarının ve gençlerin manevi, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarına değer vermezler. Bu da onların mutsuzluğuna, anlaşılmamalarına ve değersiz görülmelerine sebep olur.

Büyüklerin gözünde gençler hiç büyümezler. Her insanda bir nevi çocukluk vardır; ama bu onların büyümedikleri ve ihtiyaçlarının değişmediği ve sözü dinlenen itibarlı insanlar olmadıkları anlamına gelmez. Toplumda saygın ve işinde becerikli ve itibarlı nice gençler vardır ki ailelerinde hiçbir kıymeti ve değeri yoktur. Yaptıklarının hiçbiri değerli görülmez ve büyükleri onlara çocuk muamelesi yaptıkları için aralarında saygı ve sevgiye dayalı iletişim de kopmuştur. Bu nedenle huzurlu değillerdir. Bu da büyüklerin büyük bir yanlışıdır.

**
“Gençler bilebilse; ihtiyarlar yapabilse!” demişlerdir. Gençler öğrenme çağında oldukları için büyüklerin onlara öğretmesini beklerler; ama ne ki büyükler de bilmedikleri ve öğrenmekten imtina ettikleri için gençlere öğretemezler. Bu durumda gençlerin öğretmenlere ihtiyacı vardır. İhtiyarlar da ne kadar bilgili olurlarsa olsunlar yapabilme ve uygulamaya geçme güçleri kalmamıştır. Yapılacak olan, büyükler bilgilerini gençlere aktarmalı, gençler de büyüklerle uyum içinde ortak hedeflerine yürümesini bilmelidirler. Yaşlılar gençlerin enerjisinden ve sinerjisinden, gençler de yaşlıların bilgi ve tecrübelerinden faydalandıkları ölçüde uyumlu bir şekilde hayatlarını devam ettirecekler ve hayatta daha başarılı olacaklardır.
Geleceğin dünyası gençlerle kurulur. Yaşlılar ve büyükler de buna destekleri, tecrübeleri ve bilgileri ile yardımcı olmalıdırlar. Şayet gençleri durdurmak isterlerse o zaman ezilme tehlikesi ile karşı karşıya kalırlar. Zira sadece gençler değil, değişen zaman ve gelişen dünya da gençlerden yana olacaktır. Yaşlıların buna karşı duracak güçleri yoktur.


Etiketler:  Gençlik Gençler Yaşlılar Büyükler Gençlik Psikolojisi Değişim Değişim ve Gençlik Saflık Güven İletişim
 
< Önceki   Sonraki >