Yazılarım
Kişisel Gelişim
DERDİNİZİ PAYLAŞIN STRESSTEN KURTULUN | DERDİNİZİ PAYLAŞIN STRESSTEN KURTULUN |
|
|
|
| Cuma, 15 Şubat 2008 | |
|
M. Ali KAYA
Atalarımız “derdini söylemeyen derman bulamaz” demiştir. Her insanın bir sırdaşı olmalı ve derdini onunla paylaşmalıdır. Bilhassa evdeki üzüntüleri konuşarak derdini dökme
k, içindeki zehiri akıtmak, hemen ani bir rahatlık getirir. “Kimseye derdinizi dökemiyorsanız, dua edin. Derdinizi bir kağıda yazın ve sonra kağıdı yakın.” Derdinizi unutmanın ve rahatlamanın çeşitli yolları vardır. Okuduğunuz ilham verici eserlere ait not ve hatıra tutunuz. Başkalarının noksanları ile meşgul olmayınız. “Elbette eşinizin de kusurları vardır. Bir melek, bir veli olsaydı sizinle evlenmezdi...” Kötü yönleri aklınıza gelince, iyi yönlerini oturun yazın. Liste yapın, iyi yönlerini görürsünüz. Kendine sor! Mesela eşin ölse ne yapardın? Komşularınızla alakadar olunuz. Yatmadan önce, yarınki işlerinizin planını yapınız. Gerginlikle yorgunluktan sakının. Sükunet, İstirahat... İstirahat... Katı zemin, yumuşaktan iyidir. Bel kemiğinize dayanma gücü verir. Her ne zaman olursa yere yatın, uzanın. Gözünüzü kapayın ve düşünün. Dua ediniz ve nutuk egzersizi yapınız. Yatmadan önce bir sandalyede dik oturun. El ve ayak parmaklarınızı sıkarak gevşetin. Ağır ve muntazam nefes alarak sinirlerinizi teskin ediniz. Ta derinlerden nefes almalı. Bu, sinirler için en iyi usuldür. Vücudunuzu gevşetin. Her yerinizle kedi gibi sere serpe yatın. Biliniz ki, yorgunluğun en önemli sebebi “İç sıkıntısı ve Stresstir.” Dr. Thornidike “İş veriminin düşmesinin hakiki sebebi iç sıkıntısıdır” der. Bu da sevdiği ve istediği işi yapmamaktan doğar. Talihli bir insan, yapmaktan zevk aldığı şeyi yapabilen insandır. Alakanız nereye kadar ise, kudretiniz oraya kadardır. Vazife ile alakalı imişsiniz gibi hareket edin. Bu küçük rolü oynamakla alakanız gerçekleşir. Hem de yorgunluğunuz, gerginliğiniz ve üzüntünüz azalır. ** Stress asrın en önemli hastalıklarından birisi, belki de birincisidir. Kalp darlığından, sıkıntı ve günahlardan kaynaklanan bir ruh hali ve hastalığıdır. Kişisel olarak stress huzursuzluk, saldırganlık, duyarsızlık, yorgunluk, asabiyet, suçluluk, sinirlilik, karamsarlık, yalnızlık, gerginlik ve düşük özsaygı meydana getirir. Bu durum davranışlara kaza eğilimi, duygusal patlamalar, aşırı yeme ve içme, alkol alımı, sigara içme, heyecanlılık, tahrikçi davranışlar, az konuşma, sinirli kahkahalar, titreme halleri ve hareketsizlik olarak yansır. Stress’in bilişsel etkileri karar vermede ve konsantre olmada yetersizlik, unutkanlık, eleştiriye aşırı duyarlılık ve tepki verme şeklinde tezahür eder. Srtess’in Psikolojik etkileri kan şekerinin yükselmesi, kan basıncının atması, kalp atışının artması, ağız kuruluğu, aşırı terleme, göz bebeğinin genişlemesi, solunum darlığı, sıcak ve soğuk nöbetleri, kol ve bacaklarda karıncalanma ve şişlikler olarak görülür. Tıbbî etkileri ise, astım, göğüs ve sırt ağrıları, kadınlarda adet görememe, ishal, baş dönmesi, alsizlik, hazımsızlık, idrara sık çıkma, migren, baş ağrıları, uykusuzluk, nevroz, psikoz, cilt lekeleri, cinsel isteksizlik ve güçsüzlük şeklindedir. Stress’in iş hayatındaki etkilerine gelince, görev başında bulunamama, iş veriminin düşmesi, yüksek iş kazaları, düşük iş teslimi, kötü iş ortamı, işten memnuniyetsizlik ve nefret ortamının oluşması şeklinde kendisini gösterir. ** Düşünceniz neyse, hayatınız odur. Her sabah zihni idman yapınız. Bu bedeni idman kadar önemlidir. Her gün kendinizi teşvik ediniz. İç sıkıntısı olan Stress’in önüne geçmenin en emin yolu, meraklı ve heyecanlı olmaktır. Meraklı ve heyecanlı bir şey yaparken nadiren yorgunluk hissedersiniz. Dağa çıkmak gibi yorucu faaliyette bile iç sıkıntısı sizibedeni hareketlerden daha çok yorar. Dertlerinizden kurtulmanın ve güzel bir şekilde vücudunuzu dinlendirmenin en önemli yolu güzel bir şekilde uyumaktan geçer. Vücudunuzu dinlendirmek için iyi bir uykudan daha faydalı bir şey yoktur. Gece rahat uyumak için ilk şart emniyettir. İkinci şart dua etmektir. “Kendinizi Allah’a bırakın ve uyuyun.Ona teslim ve tevekkül din.” Uyuyamıyorsanız, uykusuzluktan istifade etnmeye çalışın. Samuel Untermyer gibi birinci olun. Uykunuz gelene kadar okuyun veya çalışın. Bir sahada ilerleyin. Unutmayın ki, hiç kimse uykusuzluktan ölmemiştir. Vücudunuzu gevşetin. İdman yapın. Uyanık kalmayacak kadar bedeninizi yorun. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|