Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Düşüncelerim ve Notlarım-4 PDF Yazdır E-posta
Cuma, 18 Şubat 2011

M. Ali KAYA
Hz. Ömer (ra) Ebu Musa El-Eş’âriye şöyle bir mektup “Bahtiyar o kimsedir ki, emrindeki insanlar onunla bahtiyar olan kimsedir. Bedbaht da emrindeki insanların kendisi ile bedbaht olduğu kimsedir. Sakın müsamahakâr olma! Yoksa emrindeki memurların ve işçilerin de disiplinsiz olur ve hadlerini aşarlar” demiştir.

**
Bir sahabe peygamberimize (sav) gelerek “Beni Allah’ın rahmetine layık ederek cennete götürecek bir amel öğret” diyince peygamberimiz (sav) “Kızma ki cennet sana nasip olsun” buyurdular. Sonra “Hiç kimseden bir şey talep etme ki cennet senin olsun. İkindi namazından sonra yetmiş defa tövbe et. Senin günahın yoksa babanın, yoksa kardeşlerin yetmiş yıllık günahı affolunur” buyurdular.
 

**
İnsan her şeyden evvel “hüsn-ü niyet sahibi olmalıdır.” Zira niyeti Allah bilir ve ona göre kuluyla muâmele eder. Niyet ibadetin hayatıdır; ihlâs ise ibadetin ruhudur. İkincisi, Allah’a iman eden ona teslim olur. Teslim ve tevekkül imanın gereğidir. Bediüzzaman “İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül ise saadet-i dâreyni iktiza eder” demiştir.

Bir şey yapacağın zaman “İnşallah” “Allah dilerse” demeli ve bir şey sorulsa “Allah-ü A’lemü” “Allah daha iyi bilir” demelidir. Bir nimette “Elhamdülillah” günahta “Estağfurullah” her hayırlı işte “Bismillah” demelidir. Bunların tamamı Allah’ı zikir ve ibadettir.

**
Bir işe teşebbüs etmeden başaramayacağını ve o işin zor mu kolay mı olduğunu nereden bileceksin? Montesqui, “Bir kapının kilitli olduğunu bilmek için itmek gerekir” demiştir.

**
İlim sahibinin ilmi kendisini dünyadan ahirete yönlendirmiyorsa o ilim ona fayda vermiyor demektir. İlim insanı dünyadan uzaklaştırır, Allah’a yaklaştırır ve ahirete yönlendirir. Böyle birisi lisan-ı haliyle insanlara “marifetullah” ve “ahirete yönelme” telkin eder. Bu nedenle peygamberimize (sav) soruldu: “Arkadaşların hangisi daha hayırlıdır?” peygamberimiz (sav) buyurdular: “Gördüğünüz zaman size Allah’ı hatırlatan, bilgisi size ahreti düşündüren, konuşması ilminizi artıran ve şüphelerinizi gideren sizin en hayırlı meclis arkadaşınızdır” buyurdular.

Bu vasıftaki bir âlimle oturmak ibadettir. Âlimler demişlerdir ki “İnsanlardan uzak dur; ama onları dışlama, cemaatlerini de terk etme!” demişlerdir.

**
Hukema-i İslam derler ki; Bütün edepler şu dört hadiste toplanmıştır:
1. Ömür boyu temiz ve abdestli bulunmaya gayret ediniz.
2. Beş vakit namazı cemaatle kılınız.
3. Duhâ namazını kılınız.
4. Eve girince güler yüzle ev halkına selam veriniz.
5. Müslümanların yaşlılarına saygıyla, küçüklerine şefkat ve merhametle muamele et.
Bunları yapan cennette peygamberimizle (sav) beraber bulunur.

**
Peygamberimizin (sav) isimlerinden birisi de “Şefîu’l-halkı fi’l-mahşer / Muhammed sâhibu’l-minber”dir. Bu ibare Rize’nin tarihî Kale Camiinin minberinin girişinde yazılıdır.

**
Hukemâ demiştir ki: “Âfiyet on şeydedir; dokuzu helal kazanç, biri de ibadettedir.” Bir babanın çocuğuna karşı en önemli görevi çocuklarına helal lokma yedirmesidir. Helal kazanç peşinde olan Allah yolundadır ve Allah’ın sevgili kuludur.

Peygamberimiz (sav) “Allah çoluk çocuk sahibi sanatkâr babayı sever. Sıhhatli ve sağlam olduğu halde boş duran, çalışmayan dünya ve ahret işine yaramayan kimseyi sevmez” buyurdular.

Peygamberlerin dahi birer mesleği vardı. Hz. Davud (as) demirci, Hz. Nuh (as) dülger, Hz. Süleyman (as) sepetçi, Hz Yusuf (as) saatçi, Hz. Musa (as) çoban, Hz. İsa (as) boyacı, Hz. İdris (as) terzi ve kâtipti. Hz. Peygamber (sav) ise tüccardı, çobanlık yapmıştı.

**
Dinin ve dünyanın kıyamı, ayakta kalması dört şey iledir.
1. Bilginler: Vera ve takva ehli oldukları takdirde…
2. Emirler: Adalet sahibi oldukları sürece…
3. Askerler: Cesaret sahibi olup halkı korudukları sürece…
4. Zenginler: Sanatkar, tüccar, çiftçiler helal kazanç sahibi cömert oldukları sürece…

**
Mü’min evinde oturandır. Uzlet köşesine çekiliniz; ama bu halkı terk etmek anlamında değildir. El işte gönül hazrette olmalıdır. Böylece dinini korumuş olur.

**
“Hayat zannettiğin hâlât yalnız bulunduğun ândır.” (Bediüzzaman)

**
Gerçeği koparır yer altına gömerseniz o yine de büyüyerek patlayarak her şeyi yok eder. (Emile Zola)

**
Dünyayı torunlarımızdan emanet aldık. Emaneti güzelce korumalıyız.” (Kızılderililer)

**
Bir gün Emir Süleyman Pervâne, Mevlânâ’dan kendisine öğüt vermesini ister.
Mevlânâ, “Senin Kur’ân-ı Kerimi ezberlediğin doğru mu?” diye sordu. Pervâne “Evet!” dedi. Mevlâna “Sen Hadis dersi de alıyormuşsun?” diye sordu. “Evet” dedi Süleyman Pervâne. Mevlânâ: “Mâdem ki Allah ve Peygamberin sözlerini okuyorsun, onlardan öğüt almıyorsan ve o emirlere uymuyorsan benim nasihatlarımı nasıl dinler ve ona uyarsın” dedi. “Allah’ın kitabını ve peygamberin nasihatlerini okuyana benim sözüm olur mu?” dedi.

**
Peygamberimiz (sav) buyurdular ki “İsimlerin en güzeli Abdullah, Abdurrahman ve Abdurrahîm’dir.” Çünkü her üçü de Allah’ın isimlerinden olup “Besmele”de mevcuttur.

**
Yolun doğru olanını, ikamet ettiğin yerin büyük şehir olmasını ve kadınların da bekar olanını tercih ediniz.

**
Çocukla, kadınla ve kendini bilmeyen cahillerle mücadele etmeyiniz. Nitekim “Es-sabiyyu sabiyyen velev kâne nebiyyen” yani “Çocuk peygamber de olsa çocuktur” denilmiştir.

**
Alçak ve denî olan kimselere ilim öğretmeyiniz. O senden istifade eder sonra sana düşmanlık yapmak için o bilgisini kullanır. Alçağa ilim öğretmek eşeğe inci takmak gibidir. İnci taksan eşeğe eşek yine eşektir. Ziya Paşa “Zerdûz palan vursan eşek yine eşektir” der. “Tahsil cehaleti giderir ama eşeklik baki kalır” demişlerdir.

Bu nedenle ehl-i hikmet demiştir ki: “İlim ve hikmeti ehli olmayana vermeyiniz o ilme zulmetmiş olursunuz, ehlinden de esirgemeyin ehline zulmetmiş olursunuz.”

Atalar “İster dünyanın en akıllısı ol, istersen en ahmağı, câhile güvenme!” demişlerdir.

**
Her şey aslına çeker.
Her şey zamanla büyür / Kurt eniği sonunda kurt olur.”

**
İnsanların bilgiye değil, ilgiye ihtiyacı vardır.

**
Kusurlarımız yaralarımız gibidir; günahlarımız ise hastalık gibidir.
Ekmek yere düşerse temizlenir ve yenir; ama küflenirse yenmez.
Elmanın bir tarafı çürürse çürüyen taraf kesilir ve yenir; ama tamamen çürürse yenmez.

**
Kişiyi değil, işi eleştir.
Kişiyi değil, işi sorgula.
Kişi odaklı değil, iş odaklı çalışın.
Sen kendini övme, işin seni övsün.
“Biz susarız eserlerimiz konuşur” demelisiniz.

**
İşi konuşunuz, kişiyi konuşmayınız.
Geçmişi sorgulayın; ama geleceği konuşun.
Kimsenin niyetini ve ihlâsını sorgulamayın;
İşini, becerisini ve amelini sorgulayın.

**
Kurumsal yapılara önem verin.
Bilgi ve beceri ile destekleyin.
İş odaklı çalışın ve hizmet üretin.
Pozitif düşünün, varlara bakın…

**
Bilin ki bizim bizden başka düşmanımız yoktur.
Bizim birbirimize tahammülümüz yok…
Müspet hareket etmiyoruz, birbirimizi sevmiyoruz.
Kimsenin lafına değil, işine bak ve istihdam et…

**
Biz kendi bildiklerimizi yapıyoruz. Siz de bildiklerinizi eklerseniz beraberce hârika işler yaparız.
Korkuları ve kaygıları kaldırın. / Çözümün parçası olmayan sorunun bir parçası olur.
İlgisi olanın bilgisi olur; ilgisi olmayanın bilgisi olmaz.

**
“Dost bilme sana şanlı vaktinde dost olanı,
Dost bil gamlı vaktinde elinden tutanı…”

**
Su akarken testinizi doldurun…
“Çeşmelerden bardağın doldurmadan koyarsan,
Bin yıl orda durursa kendi dolası değil…”

**
Bir ulusun dili yoksa onun aklı yoktur.

**
Geleceği şekillendirmek için:
 Hayallerinizi yönetin,
 Hatalarınızı kucaklayın,
 Kendinizi değerlendirin,
 Muhalefeti destekleyin,
 Pozitif olun,
 İleriyi görün,
 Stratejik ortaklıklar ve güç birlikleri kurun.

**
Yönetici mi, önder olmak mı?
 Kısa vadeli düşünür.  Uzun vadeli düşünür.
 Baskı kurar.  Güven verir.
 Nasıl, ne zaman?   Ne ve niçin?
 Taklit eder.   İcat eder.
 Tipiktir.   Kendine hastır.
 Yöneticiler var olan işi iyi yaparlar.
 Lider ve önderler yeni şeyler yaparlar.

**
Liderin ifadeleri şunlardır: Teşekkür ederim, Özür dilerim, Lütfen…
Keskin kılıç yumuşak ipeği kesmez.

İnsan dünyaya sahip olmaya değil, şâhit olmaya gelmiştir.

**
Önde olana ne mutlu! Şafağın ışığı ona vurur. Diğeri onun ensesini görür.

**
Peygamberimiz (sav) buyurdu: “Padişahlara sövmeyin, Allah’a itaat edin. Padişahların kalpleri Allah’ın parmakları arasındadır. Siz Allah’a itaat ederseniz Allah onların kalplerini size karşı adil, merhametli ve şefkatli yapar.”

“Devlet başkanına dil uzatmayınız. Onların iyi olmaları için dua ediniz. Çünkü onların iyiliği sizin iyiliğinize sebeptir
.” (Hz. Mevlâna Halid-i Bağdadî)

**
İki şeyi muhafaza ediniz. Bunlar dinin sahibi olan peygambere son derece bağlılık ve hocasına ihlâsla muhabbet üzere olmaktır. (Seyid Taha)

**
“Allah Kur’an ile yaptırmadığını sultan ile yaptırır.” Hz. Osman (ra)


Etiketler:  Bahtiyar Bedbaht Tövbe Arkadaş Dost Hukema Hayat Cahil Yönetici
 
< Önceki   Sonraki >
YöNETICI
HAYAT
CAHIL
TöVBE
ARKADAş
DOST
HUKEMA
BAHTIYAR