Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Kişisel Gelişim arrow HAYAL GÜCÜ
Advertisement
HAYAL GÜCÜ PDF Yazdır E-posta
Cuma, 25 Ocak 2008
                M. Ali KAYA

“Hayal gücü bilgiden daha değerlidir” diyen Albert Einstein bilginin kullanımına dikkat çekmek istemiştir. Hayal edemediğimizi uygulama hayatına geçiremeyiz. Hayallerimiz hedeflerimizdir. Hayallerimiz bize imkânsız denen şeylerin bir gün mümkün olacağı konusunda yol gösterir. 

İnsanlar ve kurumlar vizyonu yani hayali kadar büyüktür. Her şey hayal etmekle başlar. Bir çocuğun hayali geleceğinin haritasıdır. Yeter ki ona engel olmayalım. Allah her insanı ayrı bir dünya olarak yaratmıştır. Bizler onu kendimize benzetmeye çalışarak ve onun hayallerine engel olup dünyasını yıkarak gelişimine engel olmaktayız.

Eğitim kabiliyetlerimizi geliştirerek hayallerimizi gerçekleştirmek için verilmektedir. Kabiliyetler keşfedilmeden ve hayallerimiz engellenerek, düşüncelerimizi dile getirmemiz yasaklanarak ne eğitimin hedefleri gerçekleşir ve ne de bizler gelişme kaydedebiliriz.

HAYAL GÜCÜ

M. Ali KAYA

 

“Hayal gücü bilgiden daha değerlidir” diyen Albert Einstein bilginin kullanımına dikkat çekmek istemiştir. Hayal edemediğimizi uygulama hayatına geçiremeyiz. Hayallerimiz hedeflerimizdir. Hayallerimiz bize imkânsız denen şeylerin bir gün mümkün olacağı konusunda yol gösterir.  

İnsanlar ve kurumlar vizyonu yani hayali kadar büyüktür. Her şey hayal etmekle başlar. Bir çocuğun hayali geleceğinin haritasıdır. Yeter ki ona engel olmayalım. Allah her insanı ayrı bir dünya olarak yaratmıştır. Bizler onu kendimize benzetmeye çalışarak ve onun hayallerine engel olup dünyasını yıkarak gelişimine engel olmaktayız.

Eğitim kabiliyetlerimizi geliştirerek hayallerimizi gerçekleştirmek için verilmektedir. Kabiliyetler keşfedilmeden ve hayallerimiz engellenerek, düşüncelerimizi dile getirmemiz yasaklanarak ne eğitimin hedefleri gerçekleşir ve ne de bizler gelişme kaydedebiliriz.

Her varlık Allah’ın kendi fıtratına yerleştirmiş olduğu kabiliyetlerini sergilemek ve her yerde göstermek için fıtraten yaratıcısına yalvarır ve dua eder durur. Biz buna “lisan-ı fıtrî ile yapılan dua” diyoruz. Bediüzzaman hazretleri “Fıtrat yalan söylemez” der. Mesela, bir haşhaş çekirdeğinin hayali bütün yeryüzünü haşhaş ile doldurarak yaratıcısını kendisinde tecelli eden isim ve sıfatları ile ilan etmektir. Yüce Allah onun fıtrat dili ile yaptığı bu duasını kabul eder ve hikmeti ne kadar müsaade ederse ona o derece kendisini gösterme ve yaratıcısının isimlerini neşretme fırsatı verir. Adaleti ile hükmederek diğer varlıkların da dengeli bir şekilde kendilerini ifade etmelerini sağlar.

İnsan da hayal ettiği kadar yaşar ve ideallerini hayal ettiği derecede hayata geçirme başarısına kavuşur. Hayallerimizi rüyalarımıza yansıttığımız ölçüde de başarılı oluruz. Hayal etmek düşünmek içindir. Bediüzzaman hazretleri “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen güzel rüya görür” demektedir. İnsana verilmiş duyguların en önemlilerinden biri olan hayali manevî yükselişimize basamak yapmak, güzel görme ve güzel düşünmekle yakından ilişkilidir. Bunun için hayal duygumuzu süfliyattan koruyarak maaliyata sevk etmeliyiz. 

***

Hayatta hedefinize ulaşmak ve sizi sıkan pek çok problemden kurtulmak istiyorsanız beyninizi yönetmeyi ve düşüncelerinizi değiştirmeyi öğrenmelisiniz. Her problemin bir çözümü, her sıkıntının bir çaresi vardır. Ama ne var ki bütün çözümlerin anahtarı insanın kendisindedir. Siz bir şeyi isterseniz bu isteği size veren yüce Allah bunun gerçekleşmesi için çözüm çarelerini de düşünen insana ilham eder. İsteğinizin ve duygularınızın şiddeti nispetinde de hayalleriniz gerçek olur. Ne var ki bizler duygu gücümüzü korkularımıza ve nefretlerimize sarf ederek isteklerimize yoğunlaştıramıyoruz. Birçokları da “imkânsız” ve “zor” diye kendimize olumsuz enerji yükleyerek arzu ve isteklerimize ulaşmak için gerekli olan enerjiyi ve heyecanı kaybediyoruz.

İsteklerimiz ve arzularımız rüyalarımızı süsleyecek kadar yoğun olmazsa isteklerimize ulaşamayız. İsteklerini gerçekleştirmek isteyenler Tarık b. Ziyad gibi gemileri yakmalı. Geri dönüş ümidi bırakmamalıdır. Yeni bir inanç ve yeni bir azimle yola çıkmalıdır.

İnsan uzun süre yapmak istediği ama yapamayacağına inandığı bir şeyi düşünmeli. Neden bunu yapamayacağı ile ilgili bir liste yapmalı. Sonra da bu problemleri nasıl çözebileceği konusunda diğer bir liste yapmalı. Üstesinden gelebileceğine kendisini inandırmalıdır. Çünkü insan bir şeyin olmayacağına inanırsa zihin devamlı olarak bahaneler üretir. Olabileceğine inanırsa zihin durmadan çareler üretir. Bunlardan birisi de mutlaka problemin çaresidir.

Hayal etmek problemlere çare üretmek demektir. Problem yoksa hayal etmek kendini geliştirmek yönünde olmalıdır. Burada önemli olan hayal ettiğimiz isteklerimizin ne derece bilincimizde canlandırdığımız ve isteklerimize ne derece yoğunlaştığımızdır. İdeallerine yoğunlaşan, işine odaklanan ve başarmak için çalışan birinin başarı şansı çok yüksektir. Başarmak isteyen başarı için zaman mefhumunu çok iyi kullanmalıdır. “Yapacağım” cümlesi geniş ve gelecek zamanı ifade eder. Bunun ise zamanı belli değildir. Gelecek belirsizlik ifade eder. Şimdiki zamanı kullanın. Kendinizi hayalinizin ve işinizin içinde hissedin.

Olumsuz düşünce olumsuz fikir üretir; olumlu düşünce ise olumlu fikir üretir. Bunun için düşünce ve hayal hanemizden “başarısızlık” kelimesini silmemiz gerekir. Korkularımızla ve kaygılarımızla hareket etmemeliyiz. Bediüzzaman’ın ifadesi ile “Mutlak maslahat mevhum mazarrata feda edilemez.” Olumsuzluk bir bakıma ümitsizliktir. Ümitsizlik ise başarının önünde en büyük düşmanımızdır. Bu ayrıca Allah’ın rahmetini ve hikmetini ittiham etmek anlamını taşır.  

Hayal etmek ile hayalperestlik farklı şeylerdir. Hayallerimiz ideallerimizi canlandırıyor ve problemlerimize çareler üretiyorsa hayal ediyoruz demektir. Şayet hayallerimiz amaçsız ve hedefsiz, nefsanî ve şehvani ise o zaman hayalperestiz demektir.

***

Hayalimiz misyonumuzu hayata geçirecek ve vizyonumuzu oluşturacak şekilde olmalıdır. Hayalimiz vizyomunuz olmalı ve misyonumuzu canlandırmalıdır. Fatih henüz çocuk yaşında İstanbul’un fethini hayal ediyordu. Bediüzzaman Medresetü’z-Zehra’yı hayal ediyordu. Ömür boyu bunu hayata geçirmeye çalıştı. Maddi surette tesisine muvaffak olamadı ama yüce Allah manevi suretini tüm yeryüzünde tesisine muvaffakıyet ihsan etti. Yeryüzünü medrese yaptı. “Hayat boyu eğitim” “Yüz Yüze Eğitim” ve “Birebir Eğitim” gibi çok ideal ve modern bir eğitim metodu nasip etti.

Bediüzzaman bu hayaline kolay kavuşmadı. Sultan Abdulamit’e bu idealini anlatmak için İstanbul’a geldi. Ama ancak Sultan Reşad’a derdini anlatabildi. Tiflis’te Şeyh San’an Tepesinde Rus polisi ile konuşurken bile “Medresemin planını yapıyorum” diyordu.

Sonuç olarak hayalin hakikat olması ona kattığımız his ve heyecana bağlıdır. Hayalin gücü his ve heyecandır. Hayallerimiz fikirlerimizi, fikirlerimiz de ideallerimizi oluştururlar. Bunları hayata geçiren güç ise his ve heyecanımızdır. Bütün hissiyatlarıyla işe başlayanların samimiyeti mutlaka başarıyı sağlayacaktır. Buna “İş hayatında ihlâsla çalışmak” denir. Bu ihlâsla kim ne isterde Allah verir. Yüce Allah ihlâslı kullarını mahçup etmez. 

 

 

 



 

 
< Önceki   Sonraki >

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ