Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Kişisel Gelişim arrow İstişare Emrinin Hikmetleri
Advertisement
İstişare Emrinin Hikmetleri PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 02 Haziran 2011

M. Ali KAYA
İstişare maruf olanı uygulamak ve bunun için iş bölümü yaparak bulundukları anormal şartlarda en güzel ve münasip şekilde Allah’ın emrini ve resulünün sünnetini takip etmek için yapılır. Uygulama yapmamak veya farz ve sünnet olan emirlerin uygulanmayacağını tespit etmek için istişare yapılmaz. Böyle bir istişare baştan geçersizdir.

İstişare iki sebeple yapılır. Birincisi meşru bir işin yapılmasını sağlamak. İkincisi ise ortaya çıkan bir problemin en güzel ve faydalı bir şekilde sonuçlanmasını sağlamaktır. İstişare akılların bir araya gelmesini ve bir konuda çözüm önerilerinin çoğalmasını sağlar. Bir konuda ferdi görüşlerin yanılma payı yüksektir. Ancak cemaatin ve çoğunluğun görüşünün yanılma payı çok azdır. Peygamberimiz (sav) “Allah ümmetimi dalalet üzere birleştirmez; Allah’ın eli cemaatin eli üzerindedir” (Tirmizi, Fiten, 7; Aclunî, Keşfu’l-Hafa, 1:64) yani “ümmetimin çoğu yanlışta birleşmez” buyurmuşlardır.

Bu hadis-i şerifte belirtilen ümmetin çoğu iki anlama gelebilir. Birincisi, ümmetimin ilim ve içtihat sahibi çoğunluğu ahkâmda yanlışta birleşmez. İkincisi, ümmetimin istişarede çoğunluğun aldığı karar yanlış olmaz. Her iki mana da doğrudur. Bu nedenledir ki insan fıtratı hak ve adalete meftun olduğu ve haksızlığa karşı çıktığı için insanların çoğunluğu haksız ve yanlış kararda ittifak etmezler. Siyasi olarak yanlış bilgi ve yalan propagandalarla aldatılabilirler; ancak bu devamlı olmaz. Gerçek ortaya çıkar ve bu yanlışlıktan dönülür. “Çoğunluk yanılmaz”   prensibi bu nedenle demokrasinin dayandığı temel ilkedir.

Gerek ferdî, gerekse içtimâî meselelerde mümkün mertebe çok kişinin görüşleri ortaya çıkmalı, ortak akıl bulunarak buna göre hareket edilmelidir. Peygamberimiz (sav) “Bütün peygamberlerin iki semada, ikisi de yeryüzü ehlinden olmak üzere dört vezirinin bulunduğunu, kendisinin de dört vezirle takviye edildiğini” belirtmiştir. (Tirmizi, Menâkıb, 44) Sonra şöyle buyurmuştur: “Sizden üzerine mesuliyet yüklenen bir kimse için Allah hayır murat ederse ona salih bir vezir nasip eder. O vezir de ona unuttuğu şeyi hatırlatır ve kendisine yardımcı olur” (Sünen-i Nesai, Bey’a, 33) buyurmuşlardır. Yine peygamberimiz (sav) “Allah bir idareciye hayır murat ederse kendisine dürüst bir vezir/yardımcı nasip eder. Allah onun için hayır murat etmezse kendisine kötü bir vezir nasip eder de unuttuğu şeyi hatırlatmaz, hatırladığı şeyde de kendisine yardımcı olmaz” (Ebu Davud, Harac ve İmare, 4) buyurmuşlardır.

İdareciler ve yöneticiler işlerini istişare ile yaparlarsa gerek kurum içinde gerekse sosyal hayatta huzur ve güven hâkim olur. Peygamberimiz (sav) bu hususu şöyle ifade etmiştir. “İdarecileriniz hayırlılarınızdan, zenginleriniz cömertlerinizden olur, işleri aranızda istişare ederek yürütürseniz yeryüzü sizin için yerin altından hayırlı olur.” (İbn-i Kesir, Nihaye, 1:24) Gerçekten de idareciler hayırlı insanlardan olur, işler istişare ile yürütülür, zenginler cömert olurlarsa yeryüzünde huzur ve güven hâkim olur. İnsanlar da gerek dünyalarını gerekse ahiretlerini daha güzel inşa ederler.
 


Etiketler:  İstişare İstişarenin Hikmetleri Cemaat İdareci Hayır Ferdi ve İçtimai Meseleler
 
< Önceki   Sonraki >
İDARECI
HAYıR
CEMAAT
İSTIşARE