Yazılarım
Kişisel Gelişim
İstişareye Olan İhtiyaç... | İstişareye Olan İhtiyaç... |
|
|
|
| Perşembe, 02 Haziran 2011 | |
|
Yüce Allah “iş hususunda onlarla istişare et!” emri geldikten sonra Hz. peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Allah ve Resulü istişareye muhtaç değildir; ancak yüce Allah ümmetime rahmet eseri olarak istişareyi emretmiştir” (Suyutî, Hasaisu’l-Kübrâ, 1:257) buyurmuşlardır. Hasen-i Basri (ra) “Cenab-ı Hak ‘iş hususunda onlarla istişare et!’ buyurarak mahlukatın en kâmiline istişareyi emretmiştir. Bu emir hazreti peygamberin ashabına olan ihtiyacından değil, meşveretin önemini sahabelere ve ümmetine öğretmek içindir” der. Peygamberimizin (sav) sahabeleriyle istişare etmesi sahabenin peygambere yakınlığını artırır, kendilerine değer verildiğini anlamalarına ve dine daha çok bağlanmalarına sebep olur. Böylece insanlar yaptıkları işlere sahiplenirler ve daha da şevk ve gayretle hizmet ederler. (İbn-i Kesir, Tefsir, 2:142) İstişareye ancak diktatörler önem vermezler. Onlar kendilerini insanlardan üstün görür ve insanları hor görürler. Bunun için kimsenin fikrine müracaat etme ihtiyacı duymazlar. Kendilerinin her konuda mükemmel olduğunu düşünür ve bunu halka telkin ederler. Halkın içinde bulunan yağcılar ve meddahlarla halkı kendilerine daha çok itaat ettireceklerini düşünürler. Bu da onların son derece kuşkulu, korkak ve ürkek olmalarından kaynaklanır. Kendilerinden başkasına asla güvenmezler. Her gürültüyü aleyhlerine sanarak susturmak isterler. Bu konuda ruh sağlığı bozuk hastalar gibidirler. Meşhur diktatör Stalin hakkında en yakın dostu Kruşçev şöyle demektedir: “Hastalık derecesinde şüpheci ve kuruntucu idi. Etrafındakilerine asla güvenmez ve ‘neden gözlerime değil çevrene bakıyordun?’ ‘gözlerin neden aldatıcı?’ gibi ifadelerle herkesi sorgulardı.” (Lin Yutang, Gizli İsim, Çev:Suzan Akpınar, Işık Kitapları, 1962-İst, s. 78) Bu nedenle korkusundan kendi dublörlerine dört defa su-i kast düzenleterek şüphelendiklerini öldürtmüş olduğu söylenmektedir. Siyasi tarihçiler dikta idarelerinin ancak diktatörün ölümü ile sona erdiğini söylerler. Sosyologlar ve siyasetçiler temeli “istişareye” dayanan demokratik idarelerin halkta mesuliyet duygusunu artırdığını ve teşebbüs ruhunu canlandırdığını belirterek dikta idareleri ile demokratik idarelerin farkının istişareden kaynaklandığını ortaya koymuşlardır. İstişare ülfetin artmasına, kalplerin karşılıklı olarak hoş kılınmasına sebeptir. Karşılıklı sevgi, saygı, itimat ve güveni tesis eder. Kalplerde bulunan kuşku, endişe, su-i zan ve korkuları giderir. Peygamberimiz (sav) “Ben vahiy gelmeyen hususlarda sizden biriniz gibiyim” (Heysemi, Mecmau’z-Zevâid, 1:178; 9:46) buyurarak dünyaya ait işler konusunda diğer insanlardan farklı olmadığını ve dolayısıyla istişareye muhtaç olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca “Allah teâlâ bana ikisi sema ehlinden olan Cebrail ve Mikail, ikisi de arz ehlinden olan Ebubekir ve Ömer olmak üzere dört vezirle takviye etti” (Münavi, Feyzu’l-Kadir, 2:217) buyurmuşlardır. Sahabelerini kendisi ile istişareye sevk etmek, dünyevî işlerin tedvininde herkesin şahsî fikrini söylemesi ve nübüvvet otoritesinden çekinmemeleri için “Ben de insanım, söylediklerimde isabet de ederim hata da edebilirim” (Heysemi, Zevâid, 1:178) “Siz dünya işlerini benden daha iyi bilirsiniz” (Heysemi, Zevaid, 1:179) buyurmuşlardır. Peygamberimiz (sav) en fazla Hz. Ebubekir (ra) ile istişare ederdi. Daha sonra en çok istişare ettiği şanlı sahabesi Hz. Ömer (ra) olmuştur. ( İbn-i Kesir, Tefsir, 3:143) Bu iki mümtaz şahsiyet dışında peygamberimiz (sav) istişarenin konusuna göre kimi ve neyi ilgilendiriyor ise kadın-erkek, yaşlı-genç ve hatta Müslüman-müşrik ayırımı yapmadan herkesin görüşüne başvurur fayda mülahaza ettiği her görüşe değer verirdi. (İ. Canan, İstişare, Köprü Ağustos-1981, s.26) Uhut Savaşı gibi dünyanın en kritik dini, sosyal ve siyasi hadisesi için peygamberimiz (sav) samimi mü’minler, gençler yanında münafıkların lideri olan Abdullah b. Ubey ile istişare ettiği ve şurada kendisine yer vermiştir. (İbn-i Hişam, Sire, 3:64) Hicret gibi önemli bir mesele için henüz iman etmemiş olan amcası Hz. Abbas ile de istişarede bulunmuştur. (İbn-i Hacer, Tehzib, 5:123) Etiketler: İstişare İstişareye Olan İhtiyaç Sünnet Dünya İşi Uhut Savaşı Sosyal ve Siyasi Hadise |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|