Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Kişisel Gelişim arrow LİDER VE YÖNETİCİ FARKI
Advertisement
LİDER VE YÖNETİCİ FARKI PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 08 Nisan 2009

Said Bahadır KAYA
http://bahadir.kritize.net
Birbirlerine yakın gibi olsalar da, aslında birbirlerinden oldukça farklı iki kavramdır liderlik ve idarecilik (=yöneticilik ) Fakat ne yazık ki, çokca birbirlerine karıştırılırlar. Gözlemlediğim kadarı ile, ülke siyasetinden tutun da, geniş halk topluluklarına ve dahi daha küçük çaplı örgüt ve organizasyonlara kadar, yönetici ve lider, bulanık bir şekilde yan yana duruyor.  Oysa, benim düşünceme göre, “lider” birey yahut bireyler ile, yönetici arasındaki kesin fark, net bir şekilde ortaya konulmalıdır.

Aslında sosyal hayatta karşılaştığımız birçok çatışmanın, tüm fiziksel şartların yerine getirilmiş olmasına karşın birçok alanda yönetim verimliliğin düşük olmasının bir sebebi, hatta büyükçe bir sebebi de budur.  Bu doğrultuda, Kalite derslerinde “Liderlik ve Motivasyon” ile ilgili tuttuğum notlardan bir derleme yapmayı düşündüm. Bu yazıda “lider” ile “yönetici” arasındaki farkı deşmeye, yukarda sıraladığım problemlere dair kendimce yaklaşımlar geliştirmeye çalışacağım.

Elbette öncelikle şu farkı belirtmek zorundayım; “yönetici” ve “lider” birbirlerinin ikâmesi iki kavram değildir. Yazının sonunda “demek ki yönetici kötü, lider güzel bir şey” gibi çocukça bir çıkarım yapılmaması, hatta daha ileri gidelim, “yönetici kötü bir şey, olmasın”gibi bir yargı oluşmaması  için belirtiyorum,  bir kere yöneticisiz olmaz. Yönetim, bir sistemi idare etmek için belirlenmiş protokollerdir (kurallar seti) ve sistem içerisinde eksikliği düşünülemez. Bir yönetici aynı zamanda lider olabilir ve dahi olması yemek üzerine tatlı gibidir. Bu sayede klasik yöneticilik anlayışının eksikleri de giderilmiş, optimum bir yönetim ortamı oluşturulmuş olur. Lakin, bir “lider”in illa ki “yönetici” olması gerekmez.

İdareci, adı üzerinde, bir sistemi idare etmekle; yönetmekle  yükümlü, sorumluluk ve yetki sahibi birey yahut bireylerden müteşekkil bir grup insandır.  Yöneticinin derdi, var olanı idare etmektir. Elinde yetki ve sorumluluklar vardır. Yönetici, sorumluluklarını yerine getirebilmek için yetkisini kullanır. Yönettiği kesim üzerinde, bu yetkisini kullanarak, “sorumluluk bazlı istekler”inin yerine getirilmesine çalışır.

Peki yönetici ile ilgili problemler neler olabilir? Kanımca, bu problemlerin sebebinde, yöneticinin, doğası gereği statükoyu (status quo) korumaya çalışmasıdır. Neden statüko? Çünkü yönetici “ilkesel”dir. Muhafazakardır. Esnek değildir.  Yönetim şartını oluşturan protokollere çok sıkı bir şekilde sadıktır. Bu, protokollerin yetersiz kaldığı durumlar; klasik “yönetici”ye sıkıntı oluşturur.  Açılım gerektirecek, yenilik gerektirecek noktalarda yöneticiler birçok kez, var olanı korumaya çalışır. Bu, yönetsel problemlerin bir kısmını oluşturur.

Benzer şekilde, bir yöneticinin en büyük derdi, sorumlu olduğu işlerin bir şekilde yerine getirilmesidir. Yönetici, çoğu zaman “işler bir şekilde yapılsın, ama nasıl yapılırsa yapılsın, umurumda değil” mantığı ile hareket edebilecek rehavete sahip olabilir. Çünkü çoğu durumda, yönetici de kendisinden hiyerarşik olarak daha üstte bulunan başka kişilere hesap verecektir. (Siyaset örneğinde TBMM’nin halka karşı sorumlu olması, şirket partonunun, hissedarlara sorumlu olması gibi) İşte yönetsel sıkıntıların büyük kısmı bu noktada yaşanır.  Sorumlu olunan kesim “ciddi” değil ise, (sürekli zarar eden devlet kurumları misali) yönetim doğru düzgün çalışmaz, yönetsel problemlerden ötürü tüm sistem doğru ve verimli çalışmaz.

Lider ise, “yetki”ye değil, “etki”ye sahiptir. İşi değişimdir. İnovasyondur. (İnovasyon, tek kelime ile tanımlayacak olursak, yaratıcılık denilebilir ama kavramı tam olarak yansıtmaz bu kelime. Üzerinde durulması gereken bir kavram, başka bir yazı konusu olabilir…) Aslında lideri kişi olarak düşünmekten ziyade, ortak amaçları gerçekleştirmek üzere, kişileri, grupları “etkileme” süreci olarak ele almak daha doğrudur. Bu süreç dahilinde her şey, liderlik tanımı altına girer.

Lider, “etki”sini kulanarak, organizasyondaki bireylerin, ortak amaçların gerçekleştirilmesinde  güdüleyen, (=motive eden) istekli kılan kişidir. Grubu kendi peşinden sürükler. Yöneticinin ilkelere, protokollere bağlı kalmasına karşın, lider, vizyonuna bağlıdır.

Gerçek bir liderin ayakları yerde, başı semadadır. Başı semadadır, çünkü büyük düşünür. Hedefleri zamanının ötesindedir. Aynı zamanda ayakları yere basar; çünkü rasyonalisttir. Gerçekleştirilmesi imkansız, duygusal hedefler için çalışmaz, gerçekleştirilebilecek, iyileştirilebilecek her şeyi yapmaya çalışır. Kısıtlarını iyi analiz ettiği gibi, kaynaklarını da düzgün yönetir.

Liderin derdi de çok olur. Çünkü kaygısı çoktur. Her daim konsantrasyonu yüksektir ve zaten olmalıdır da. Liderlik, yaşam coşkusundan, inanma isteğinden doğan bir yarı-doğal “yetenek” olduğu için, klasik yöneticideki “işler yapıldıktan sonraki rehavet” liderlerde bulunmaz. Sürekli daha iyiye, en iyiye ulaşma çabası, liderlerin yaşam coşkusundan kaynaklanır.

Bir de şu konuya değinmek istiyorum, “lider olunmaz, lider doğulur” tezi, bütünüyle yanlış olmadığı gibi, bütünüyle doğru da değildir. Elbette yaradılıştan gelen özellikler liderlik yetisinin oluşmasında etkili olduğu gibi, kendini geliştirmek (özellikle ruhsal gelişim) liderliğin ortaya çıkmasında daha önde gelen bir etkendir.

Doğuştan liderlik özelliklerine sahip birçok bireyin de, kendisini geliştirmeyerek, sosyal hayatta pasif, kendine inanmayan tipler olabileceği tarafımdan da gözlemlenmiştir. (Vay Bea! Ben de tespit insanıyım sanırım) Aslında liderlik, daha çok “istek enerjisi” ve “yaşam coşkusu” ile açıklanabilecek bir kavramdır. “Neden bir insan, extra bir getirisi yokken durduk yere sorumluluk alır?” Sorusunun cevabıdır liderlik biraz da.

Liderlik Türleri:

Liderlik türleri deyince, literatürde onlarca tanım bulunuyor. Gogıla yazdığınızda, onlarca tür liderlik geliyor karşınıza. Mesela bunlardan bazıları şu şekilde;

1)    Durumsallık Yaklaşımı
2)    Müteşebbis Lider
3)    Özellik Yaklaşımı
4)    Demokratik Lider
5)    Karizmatik Lider
6)     Doğal Lider
7)    Organizasyonel Lider

Ben bu konuda Kalite Yönetimi dersinde görüğüm gruplandımayı anlatmayı uygun görüyorum. Çünkü kavramlar birbirine çok yakın ve birbiri ile ilintili. Zaten bunu matematiksel fonksiyonun değerleri gibi birbirinden net bir şekilde ayırak da doğru değil. Tüm liderler zaten aşağı yukarı benzer özelliklerle tanımlanabilir, Bir lider, karizmatik liderlik özellikleri taşıdığı gibi, müteşebbis lider özellikleri de taşıyabilir. Hepsinin belirli oranda karışımından (şimdi kimyaya sardık iş :) )  çeşit çeşit lider tipleri ortaya çıkar. Her neyse. Bu liderlik özelliklerini başlıca 4 grup altında toplarsak;

1)    Organizasyonel Lider:  Bunlar orkestra şefi gibidir. Organize ederler. Sistemi geliştirir, gelişmeyi izler ve uzaktan yönetir. İşi daha çok sistemin algoritmasına bırakır. Karizmatik Lider gibi (biradan gelcem oraya) bizzat işin peşindne kendisi koşmaz. Bunlar uzun vadeli hedef insanıdırlar ve teşkilatçı olurlar. Sistem geliştirirler.

2)    Karizmatik Lider: Bunlar doğuştan liderdirler. Her şeyi bilirler. Klasik “patron” durlar. Kendilerine “başkan”, “müdür” diye hitap edildiğine sıklıkla rastlanır. Soru cevaplayan tiplerdir bunlar. İstediği gibi ödüllendirip, istediği gibi cezalandırır. Çok fazla yeniliğe açık oldukları söylenemez, garanticidirler. Bunlar aslında liderler sınıfına, kişilik özelliklerinin baskın olmasından, hafiften kontenjandan girerler.  Çünkü baskın kişilikler, normal bireyler üzerinde etkileyici ve sürükleyicidir. (Adamın gözüne girmek için dediklerini yaparlar yani.)

3)    Müteşebbis Lider: Risk İnsanıdırlar. Adından belli zaten, inanılmaz girişimcidirler. Yeniliğe çok açık olurlar, değişim peşindne koşarlar. Yeni şeyler bu tip liderler için her zaman daha fazla motive ettirici olarak kullanılır. Bu liderler, geniş bir vizyon sahibidirler ve trendleri önceden sezebilirler. (Regresyon denklemi gibidirler)  İyi tahmin yaparlar bu sebepten. Sürekli “üretmek” peşindedirler. Yüksek oranda sorumluluk almaktan çekinmezler.

4)    Duruma Bağımlı Liderlik: Diğer 3  liderlik tipinin bir nevi karışımı gibidirler. Süreçleri izler, talimat verirler. Talimat vermeyi severler. Tabi sürekli talimat verdikleri için, ödüllendiricidirler. Sık sık teşekkür ederler. Hem eski kafa ve muhafazakar, hem de inanılmaz maceraperest ve girişimci olabilirler. Bu, tamamen  izledikleri süreçlerden çıkardıkları sonuçlarla alakalıdır.

İşte Liderler, bu 4 grup altında toplanmış liderlik özelliklerinden, 3 gram ondan 5 gram bundan derken lider olurlar.
Son olarak, “lider” kelimesini 6-7 kavram ile kısaca tanımlamamız gerekse idi, en uygun düşen kavramlar sanırım şunlar olurdu;
“Yaratıcı, Üretici, Yönetici, Koordinatör, Kontrol Eden, Teşvik Eden, Kılavuz, Yol Gösteren ”

Yazının tamamı için tıklayın bahadir.kritize.net/liderlik-lider-yonetici-arasindaki-fark-liderlik-turleri/


Etiketler:  Lider Lider ve Yönetici Farkı Yönetici Muhafazakar Statüko İnovasyon Yetki Karizmatik Müteşebbis
 
< Önceki   Sonraki >

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ