Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Kişisel Gelişim arrow SAADETİN SEBEPLERİ
Advertisement
SAADETİN SEBEPLERİ PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 11 Şubat 2008
M. Ali KAYA
Zihinlerimizi selamet, sıhhat, gayret, ümit düşünceleri ile dolduralım. Çünkü hayatımızı yapan düşüncelerimizdir. Düşmanlarımızı hiçbir zaman düşünmeyelim. Zira bunun en çok zararı bize dokunur. “Esinhower” gibi, “Sevmediğimiz insanları düşünerek bir dakikamızı bile zayi etmemeliyim.” Nankörlüğü bekleyelim, yardımı Allah için yapalım, çocuklarımızı nimetşinas, kıymet bilen birileri olarak yetiştirelim. Nail olduğumuz nimetleri sayalım, dertleri değil! Başkalarını taklit etmeyelim. Biz, biz olalım. Çünkü “Haset cehalettir, taklit intihardır.” Talih bize bir limon verse, limonata yapmasını bilelim. Başkalarına iyilik edelim. Bu iyilik aslında kendimize yapılmıştır.

Ruhiyatçı Alferd Adler insanı tarif edeken: “Nakısı zaide çevirebilen, olumsuz şartları olumluya çevirmek istidadına sahip olabilen varlıktır” der. Gerçekten de iki insan hapishane penceresinden baktılar. Biri yıldızları gördü, diğeri yerdeki çamurları. Olumsuz şartları insan düşünceleri ve Allah’a olan sağlam ve doğru imanı ile kendi hakkında hayra ve olumluya çevirebilir. Hz. İsa (as) “En iyi olan şeyler, güç olan şeylerdir” demiştir. Güç olan ise düşüncelerimizi ve inançlarımızı düzeltmektir.

Harry Emerson Fosdicle “Hayat eğlenceden ibaret değildir. Hayat, daha ziyade zaferden ibarettir” derken William Bolitho “Hayatta en mühim şey, kârını sermayeye ilave etmek değildir. Bunu herhangi bir aptal yapabilir. Gerçekten mühim olan şey, zarardan istifade etmektir. Bunun için zekâ lazımdır. Akıllı ve aptal arasındaki fark budur” diyerek insanın bu yönüne dikkatimizi çekmiştir. William James “Bizim noksan ve kusurlarımızın bize umulmadık yardımı oluyor” demektedir.

Alferd Adler, melankoli hastalarına şunu derdi: “Melankoli, başkalarına devamlı bir öfke, kendine acındırma ve başkalarına acındırma halidir.” Öyle ise insan her gün bir kişiyi memnun etmeye çalışmalıdır. Başkalarına yardım eden gerekte kendisine yardım etmiş olur. Peygamberimiz (sav) “Hayır işlemek, başkalarının yüzünü güldüren bir iş yapmaktır” buyurur.

**
Gerçekten de saadet dediğimiz mutluluk sâridir, yani bulaşıcıdır; verilirken alınır.
Sinir hastalıklarının çoğu tıpça muayyen bir hastalık olmayıp, hayatın anlamsızlığı, manasızlığı ve boşluğundan ileri gelir. Hayatın anlamını bilmeyen ve hayatını iman ile hayatlandıramayan insanların gerçekte mutlu olmaları söz konusu değildir.

İmanlı hayatın tekâmülü ise başkalarına iyilik yapmakladır. Bunun için Benjamin Franklin “Siz başkalarına iyilik ettiğiniz zaman, başkalarından ziyade kendinize iyilik etmiş olursunuz” demiştir. Çinlilerin “Size güller sunan elde daima biraz koku kalır” sözü bu konuda ne kadar anlamlıdır.

Öyle ise Bediüzzaman’ın dediği gibi “Hayatın zevkini ve lezzetini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız, feraizle ziynetlerndiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.” Ayrıca başkaları ile meşgul olmak suretiyle, kendinizi unutun. Her gün bir kişini yüzünü güldürecek bir iyilik yapın. Böylece hayatınızı anlamlandırmış ve kendinizi geliştirmiş olursunuz.  
 
< Önceki   Sonraki >