|
Çarşamba, 17 Aralık 2008 |
|
M. Ali KAYA
www.risalehaber.com 
Ehl-i Sünnetin Kelam uleması imamet ve hilafet meselesini dinin temel esaslarından kabul etmezler. Ancak Şia uleması “Hilafeti” dinin temel esası olarak ele alıp kitaplarında işlediği için onlara cevap olarak “Hilafet ve İmamet” konusu altında ele almışlardır. Bu husustaki dinin ahkâmını ortaya koymuşlardır.
İmamet, peygamber vekili olarak dini ve dünyayı koruma siyasetidir. (1) İmam seçmek ve o imama uymak ehl-i sünnet ulemasına göre şer’an vacibdir. (2) Dinen işlenmesi vacip olan bir kısım vazifeler imamın varlığına bağlıdır. Vacibe vesile olan şey de vaciptir. Taftazani’ye göre ise farz-ı kifayedir. (3) Yüce Allah “Allah’a, peygambere ve sizden olan ulu’l emre itaat edin” (4) buyurmaktadır. Bunun için bir idareci seçmek ve ona itaat etmek vacip olmuştur.
Peygamberimiz’in (sav) vefatından sonra Hz. Ebubekir (ra) Beni Saide’de toplanan ashaba hitaben: “Ey Mü’minler! Şüphesiz Hz. Muhammed (sav) öldü. Bu dini ayakta tutacak birisi elbette lazımdır” (5) dedi. Ashab itiraz etmedi. Hep beraber icma ile Hz. Ebubekir’i (ra) seçtiler.
Etiketler: İmam Zamanın İmamını Tanımak Halife Mehdi İmamet ve Hilâfet Halifeler Câhiliye |
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazartesi, 15 Aralık 2008 |
M. Ali KAYA
İslam bilginleri müceddit görevini yapan ve mücedditlerin özelliklerini taşıyanları inceleyerek her asrın müceddidini tespite çalışmışlardır. Tespit edilen bu isimlerin bazılarında ittifak edilmiş, bazılarında ise ihtilaf edilmiştir. Ancak bizim de araştırmalarımız sonucu aşağıda belirlediğimiz “On iki İmam”ın asrın müceddidi olduğu, on üçüncü ve son müceddidin de ahir zamanda haber verilen ve beklenen “Ahir zaman müceddidi ve Mehdi” olduğu kanaatına ulaşılmıştır.
Elbette bu kanaat kimseyi bağlamaz. Bir başkası da yaptığı araştırma sonucu başka bir kanaata ve sonuca ulaşabilir. Biz bundan başka doğru yoktur demiyoruz. Ancak bizim araştırmalarımızın sonucu budur diyoruz. Doğrusunu Allah bilir. Etiketler: Mücedditler İslam Bilginleri On iki İmam Ahir zaman Mehdi İmam-ı Şafi İmam-ı Gazali |
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazar, 14 Aralık 2008 |
M. Ali KAYA
Neden asrımızın müceddidi Bediüzzaman ve Risale-i Nur eserleridir? Bunun dini müdafaa, Kur’ân-ı Kerim hakikatlerini ispat ve Sünnet-i Seniyyeyi ihya vazifelerinin yanında pek çok sebepleri vardır. Her ne kadar Bediüzzaman “Müceddid ve Mehdi” unvanını Risale-i Nurlara vermiş olsa da bu hizmet şahsının gayreti, mücadelesi ve kalbini safi bir şekilde yüce Allah’a teveccüh ettirerek ilhama mazhar olacak hale getirmesi bakımından şahsının ve şahsiyetinin varlığını inkâr itmek elbette mümkün değildir. Bediüzzaman bir çekirdek olmuş, toprağa girip çürüdükten sonra şahsı “Risale-i Nur” şahs-ı manevisi olarak tezahür etmiştir. Ehl-i dalalete karşı “ölümüm başınıza bomba olup patlayacak” sözü böylece gerçekleşmiştir.
Birincisi, iman hizmetidir. İnsanın yaratılış amacı Allah’ın birliğine ve ahiret hayatına iman etmektir. Kurtuluşun sebebi ve saadet-i ebediyenin vesilesi imandır. İmansız amel ve ibadet makbul değildir. İmanda şüphe ve tereddüt imanı giderir. Bu asırda en büyük hastalık ve musibet imansızlık ve iman zafiyetidir. İman esaslarını izah ve ispat eden Bediüzzaman ve Risale-i Nurlardan başka eser ve Bediüzzaman’dan başka bir âlim bulunmamaktadır. Taklidî imanı tahkiki hale getirmek için Risale-i Nur’u okumak yeterlidir. Etiketler: Asrımızın Müceddidi Bediüzzaman Risale-i Nur Müceddid Mehdi İman İman Hizmeti Sünnet |
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazar, 14 Aralık 2008 |
|
Mehmet Ali KAYA
www.risalehaber.com
Tecdit, yenileme, ıslahat anlamına gelir. Teceddüd ile karıştırılmamalıdır. Zira teceddüd, modernizm anlamındadır. Tecdid, İslam’ı, cahiliyenin tüm unsurlarından temizleyerek katıksız ve saf bir şekilde aslına, vahyin kaynağına ve asr-ı saadete irca etmek, peygamberin sünnetini ihya etmektir.
Karıncayı emirsiz, arıları ya’subsuz bırakmayan Yüce Allah, insanları da başıboş bırakmamıştır. Yüz yirmi dört bin peygamber göndermiş ve Hatemü’l- Enbiya Hz. Muhammed (asv) ile bu kapıyı kapamıştır. Hz. Muhammed (asv) son peygamber olduğu için, kıyamete kadar onun şeriatını koruyacak olan müceddidlerin, onun ümmetinden geleceğini de bize haber vermiştir. “Allah her yüzyıl başında bu ümmete, dinini tecdid edecek bir kimse gönderecektir.” (1)
Müceddid, bir peygamberde bulunması gereken vasıfları taşıyan bir din âliminin, akıl, zekâ, ilim, ehliyet ve mücadelesi ile İslam’ı ilk devirlerdeki gibi anlatması, kendini ehl-i ilme kabul ettirmesidir. Bu, manevi liderlik ve önderlik demektir. Etiketler: Müceddidlerin Vasıfları Asrın müceddidi Müceddid Tecdit Teceddüt Yenileme Islahat |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cumartesi, 13 Aralık 2008 |
|

M. Ali KAYA
Her şeyin bir sonu vardır. Kitapların sonu Kur’ân-ı Kerim, peygamberlerin sonuncusu ise Hz. Muhammed’dir. (sav) Hayatın sonu olduğu gibi, dünyanın da bir sonu vardır ki buna Kıyamet denir. Yüce Allah kıyamet gününü çok büyük bir hadise olarak yüzlerce ayette kıyameti haber vermektedir. Hatta bir kısım surelere “Kıyame” “Amme” “Vâkıa” “Kâria” “Zilzal” gibi isimler vererek bu surelerde tamamen kıyametten bahsetmektedir.
Kıyametin alametleri de çok önemli olduğu için peygamberimiz (sav) pek çok kıyamet alametinden haber vermiş ve ümmetini uyarmıştır. Neden? Çünkü kıyamete yakın dünyanın cazibesi daha da artacak ve inanan insanlar bu cazibeye kapılarak ahiretten, ölümden ve kıyametten gafil olacaklardır. Gaflet içinde kıyametin ansızın kopması, insanın aniden ölmesi ahiret hayatı bakımından çok büyük kayıp ve zararları netice verebilir. Dinin amacı inananların ebedi hayatlarını kurtarmak, kabir azabı, kıyamet ve haşrin dehşeti ve cehennem azabından kurtarmak olduğu için, kıyamet alametlerini ve kıyametin dehşetini haber vermesi muktezay-ı hikmet ve rahmettir.
Etiketler: Müceddit Asrın Müceddidi Tecdid Risale-i Nur Bediüzzaman Kıyamet Alametleri |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 37 - 43 Toplam: 43 |