|
Salı, 24 Ağustos 2010 |
|
M. Ali KAYA
İki cihan saadetini kazanmanın tek bir şartı vardır; iman etmek. Yani Allah'ın birliğine ve ahretin varlığına inanarak peygamberin mübarek ağzından çıkan her şeye değer vererek kabul etmek, uymak ve uygulamak. İman budur. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Kâinatta en yüksek hakikat imandır” derken yüce Allah'ın “Ben insanları ve cinleri kendi nefislerinde ve kainatın aktarındaki delillerim ile beni tanısınlar, bana iman edip ibadet etsinler diye yarattım” (Zariyat, 51:56) ayetinin ifade ettiği manayı veciz bir ifade ile bizlere ders veriyordu.
Sağlam bir imana sahip olmak en büyük hazinedir. Bu hazineler değerli olduğu için kilitli sandıklarda bulunurlar. Sandığa sahip olmak yeterli değildir. Bu sandık içindeki hazineye ulaşabilmek ve istifade etmek için bir anahtara ihtiyaç vardır. Bu anahtar ise “Kelime-i Şahadettir.” Kelime-i Şahadetin ise iki kelamı vardır ki birbirine müsavidir. Birincisi “Lâ ilâhe illallah” ikincisi, “Muhammed Resulullah” demek ve bunlara şahit olduğuna kalben inanmak ve lisanen ikrar ederek bu imanına başka şahitler kazanmaktır. İşte bu mübarek kelam “İmanın anahtarıdır.” Etiketler: İman İmanın Anahtarı Kelime-i Tevhid Tevhid Cümlesi Kelime-i Şahadet Hidayet İsmi Azam |
|
Devamını oku...
|
|
|
Çarşamba, 28 Nisan 2010 |
|
Risale-i Nur Akademisi Araştırma Merkezi
Risale-i Nur’u anlamak için Risale-i Nur’u okumak gerekir. Okumayan zaten anlamaz. İkincisi, Risale-i Nur iman dersi verir ve marifetullahı en güzel şekilde anlatarak imanı güçlendirir. İmanda ve marifetullahta terakki etmek isteyenler Risale-i Nurlara samimi bir şekilde yönelmesi gerekir. Siz ona kendinizi vermezseniz, o size dersini vermez. Bütün bunlardan sonra:
1. “Bir şey bütün elde edilmezse, bütün bütün elden kaçırılmaz..” Mühim bir kaidedir. Bütün hayatımızda geçerli bir düsturdur. Hiçbir şeyimiz dört dörtlük değil, ama öyle değil diye de terk etmiyoruz; “Buna da şükür, Allah bereket versin” diyoruz. Risalelerde bahçe misali verilmiş. Bir bahçeye giren, "bütün meyveleri koparamıyorum, öyleyse hiç birini almam” demesi ne kadar gariptir. Risaleler de manevi bir bahçedir. Bütününü anlayamıyorum diyerek terk etmek akıl kârı değil. Anladığı kârdır. Anladığına şükredip devam etse daha ilerisini de anlayacak. Biz biliyoruz ki; okullarda her ders parça-parça öğrenilir. Hiçbir ders birden bütünüyle öğretilmez. Etiketler: Risale-i Nur Okumak Anlamak Risaleler Ahirzaman |
|
Devamını oku...
|
|
|
Çarşamba, 28 Nisan 2010 |
Zafer KARLI
Bu yazımızda, Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’den süzülmüş bir marifet dersi olan ve cevşen olarak bilinen münacat hakkında soruların cevaplarını vermeye çalışacağız.
—Neden Cevşenü'l-Kebîr duasına bu kadar önem verilmektedir?
Yüce Peygamberimiz (asm) ism-i azamla yapılan duaların kabul olunacağını hadislerinde bildirmiştir. (1) Nitekim Rabbimiz de Kur’an-ı Kerim’deki birçok ayette bize kendi isimleri ile dua etmemizi emretmiştir. (2) Cevşenü'l-Kebîr duası tamamıyla Allah’ın isimlerinden oluşmakta olduğu gibi bu isimler harika bir tefekküri seyahat içinde kâinatı konuşturmaktadır. Allah’ın isimleri ile örgülenmiş bir marifetullah dersi olan Cevşenü'l-Kebîr bu sebepten önem arz etmektedir.
—Bundan önceki asırlarda Cevşenü'l-Kebîr duası neden meşhur olmamıştır?
Cevşenü'l-Kebîr duası Sünni kaynaklardan değil Şia kaynaklı dua kitaplarından nakledilmiştir. Bu nedenle itibar edilmemiştir. Fakat bir bilginin şia kaynaklı olması onun mutlaka hatalı veya yanlış olduğu anlamına gelmez. Buhârî ve Müslim'in rivayet ettiği pek çok hadis var ki, aynı hadisler çok küçük farklarla, hatta bazen aynı şekliyle (şia kaynaklarından) Küleynî'nin el-Kâfî'sinde yer almaktadır. Ne var ki Ehl-i Sünnet âlimleri Küleynî'den tek bir nakilde dahi bulunmamışlardır. Hâlbuki onda yer alan hadisler, Buhârî ve Müslim'de de yer aldıklarına göre hem senet hem de lafız itibarıyla cerhi söz konusu olmayan hadislerdir. Ancak, el-Kâfî'de yer alan hadisleri daha çok Şiî imamlar nakletmişler ve bu sebeple de Sünnîlerce, o hadisler daha işin başında endişeyle karşılanmışlardır. (3) Cevşenü'l-Kebîr konusunda da Sünni âlimler temkinli yaklaşmış, kendi kaynaklarına alma ihtiyacı duymamışlardır. Etiketler: Cevşen Cevşen-i Kebir Bediüzzaman İsm-i Azam Dua Şia Ehl-i Sünnet Cevşenü'l-Kebir |
|
Devamını oku...
|
|
|
Perşembe, 25 Mart 2010 |
Mustafa AKYOL
Bediüzzaman Said Nursi, benim büyük saygı duyduğum şahsiyetlerden biridir. Hiçbir zaman “Nur talebesi” olmadıysam da, onun büyük eseri olan Risale-i Nur’dan çok istifade ettim. Dahası “üstad”ın samimiyetine ve davasında gösterdiği azim ve cesarete de hep hayran oldum. O nedenle de geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da düzenlenen Beşinci Ulusal Risale-i Nur Kongresi’ne zevkle katıldım. Bazıları “Nurcu” olan, diğerleri farklı ekollerden gelen katılımcılarla Bediüzzaman’ın bundan en az yarım asır önce yazdığı metinlerden seçme parçalar üzerinde tartıştık. En dikkate değer bulduğum noktalardan biri, Nur risalelerindeki “hürriyet” vurgusu idi. Bu, aslında Bediüzzaman’ın Osmanlı’dan tevarüs ettiği bir değerdir. Tanzimat’tan itibaren giderek gelişen “hürriyetperverlik” (liberalizm), Namık Kemal gibi Genç Osmanlılar tarafından İslami temellerle savunulmuştu. İkinci Meşrutiyet’te kurulan Ahrar Fırkası (Liberal Parti) de, o sıralar İstanbul’da bulunan meşrutiyetçi alim Bediüzzaman’ın desteğini kazanmıştı. Etiketler: Bediüzzaman Bilgelik Mustafa Akyol Hürriyet Namık Kemal Ahrar Fırkası |
|
Devamını oku...
|
|
|
Çarşamba, 10 Mart 2010 |
YENİ ASYA’NIN MİSYONU VE SİYASİ ÇİZGİSİ
M. Ali KAYA
Kur’ân-ı Kerimin çağa mesajı olan “Risale-i Nur”un basındaki sözcüsü olan Yeni Asya 21 Şubat 1970 tarihinden itibaren yayın hayatına başlayarak “Matbuat Lisanı” ile 41. Yıldır Bediüzzaman’ın siyasi düşüncesini anlatmaya devam etmektedir. Yeni Asya İnternet’in en özgür ansiklopedisi olan Wikipedia’ye göre “Asya’nın bahtının miftahı meşveret ve şuradır” prensibini, meşveret ve şurayı esas alan bir siyasi ve sosyal hayatı savunmaktadır. Kurulduğu günden itibaren Anayasal rejimi ve çok partili demokratik sistemi savunmuştur. Türkiye siyaseti için demokratik misyonun en iyi çözüm olacağını düşünür. Kurulduğu günden bu güne kadar siyasi konularda istikrar çizgisini korumuştur. Gazetenin yayın politikası tamamen “sivil” nitelikli olup, demokrasi ve insan hak ve özgürlüklerinden kesinlikle taviz verilmemesi gerektiğini ön planda tutmaktadır…” Etiketler: Yeni Asya Yeni Asya Gazetesi Misyonu Risale-i Nur Meşveret Cihad İman Hizmeti Demokratik Misyon Demokratikleşme Avrupa Birliği |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 19 - 27 Toplam: 80 |