Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Bedüzzaman Hazretlerinin Değişmeyen Virdi: Sekine PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 16 Kasım 2009
Yazı Index
Bedüzzaman Hazretlerinin Değişmeyen Virdi: Sekine
Sayfa 2

6-”Sekinet” kelimesini tehecci usulü ebced değeri : (sin=120, kaf=101, ya = 12, nun=106, ta=402) 741(39x19)'dir. İlginçtir, ondokuzdan bahseden Müddessir Suresinin ilk ayeti, sondan itibaren Kur'an'ın 741. ayetidir.

7-Sekine farklı maksatlar için, altı ism-i azama farklı ayetler eklenerek okunur. Ancak bu ayetlerin ondokuz sayısına uygun olması gerekmektedir.Nitekim, Bediüzzaman Said Nursi, bir zamanlar bu altı isme 171 (9x19) ayet ilave ederek okuduğunu ilave etmektedir.

8-Bediüzzaman tarafından düzenlenen elimizdeki şekliyle “sekine“ duası değişik yönlerden ondokuz sayısını göstermektedir:

a-On defa Allahu Ekber (Allah en büyüktür) diye tekbir getirildikten sonra ondokuz harfli besmele ile Allah'ın ondokuz harfli altı ismine yer verilmektedir.

b-Söz konusu ondokuz ayetin her birinin harfleri de ondokuzdur.-Yalnız yirminci surede geçen ikinci ayet yirmi adet harften oluşmaktadır.- (Muhterem hocamın ifade ettiği gibi ikinci ayet olan
“ve anetil vucuhü lil hayyil kayyum “ yirmi adet harften oluşmaktadır. Ancak bu ayetin başındaki “vav” atıf vavıdır. Yani bir önceki ayetle bu ayeti bağlayan bir bağlaçtır.Türkçedeki “ve” ile aynı işlevi görmektedir.Bağlacı saymadığımızda ayetin ifadesi olan  “anetil vucuhü lil hayyil kayyum” kalır ki bu da ondokuz harftir. Nitekim İhlas Nur Neşriyatın baskısını yaptığı Hizbul Hakaikte “vav” yoktur.Ayet,  “anetil vucuhü lil hayyil kayyum”  şeklinde yazılmıştır.)

c-”Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.”  mealindeki ayet ondokuzuncu sırada yer almıştır.Bu ayet, bu şekliyle (vav'lı olarak “velhamdülillahi Rabbilalemin şeklinde) Saffat Suresinin 182. ayeti olarak geçmektedir.

-Bu ayetin harf sayısı ondokuzdur.

-Bu ayet kendi sisteminde (başında şifreli harf bulunmayan sureler sistemine göre) Kur'an'ın 1824. (96x19=5x19x19+19) ayetidir.

-Bu ayet, Kur'an'daki “elhamdülillah” cümlesinin ondokuzuncu tekrarıdır.

-Bu ayetin ebced değeri : 589 (31x19)'dur. (13)

Sekine Duasının Okunuş Şekli :
Bildiğimiz kadarıyla sekine duasının iki farklı okunuş şekli vardır. Birincisi: Bildiğimiz üzere besmele ile ondokuz defa okunmasıdır. İkincisi ise bazı ağabeylerden duyduğumuza göre Hulusi Ağabey şu şekilde de okunabileceğini söylemiştir:
1. Niyet (ne için ve ne maksatla okunduğuna niyet etmek)
2.İstiğfar (7 defa)
3.Salavat-ı Şerife ( 7 defa)
4.Allah-u Ekber (10 defa)
5.Altı Esma her ayetle beraber okunacak. (19 defa)
-Besmeleden sonra altı esma (Ferdun, hayyun, Kayyumun, Hakemun,Adlun,Kuddusun) sonra birinci ayet ondokuz defa okunacak. Arkasından tekrar besmele altı isim sonra ikinci ayet ondokuz  defa okunacak. Örnek: Bismillahirrahmanirrahim, Ferdün, Hayyun, Kayyumun, Hakemun, Adlun, Kuddusun- “Seyec ‘alullahu ba’de ‘usru-y yusra” ondokuz  defa okunur. Sonra tekrar besmele ve ikinci ayet okunur böylelikle bütün ayetler okunur. (Ayrıca bakınız :http://www.yadicemil.com/ sekine duasının okunuş şekli.) Bu okuma şeklinin şöyle olduğu da söylenmektedir: Şayet sekine okuyan kişi belli bir amaca göre okuyacaksa, Besmele ve altı isimden sonra amacına uygun olan ayeti 19 defa okumalıdır.

Okuma şeklindeki ondokuz sayısı hakkında  şunları da göz önünde tutmakta fayda vardır : 19x19=361 eder.361 çemberin açısıdır.Ancak matematikçiler hesaplarda kolaylık olması için bunu 360 olarak kabul etmişlerdir.Sekinede her ayet 19 harftir ve 19 defa okunur. Kanaatimizce, 19x19 olarak okunan sekine ile okuyanın çevresinden nurdan bir kalkan oluşmaktadır.

Yapılan Bir Tenkite Cevap :
Onsekizinci Lem'a da geçen aşağıdaki metin bazıları tarafından tenkit edilmektedir. “Sonra Hazret-i Cebrail'in, Âlâ Nebiyyina (a.s.m.) huzur-u Nebevide getirip Hz. Ali'ye Sekine namıyla bir sayfada yazılı İsm-i Âzam, Hz. Ali'nin (r.a.) kucağına düşmüş. Hz. Ali diyor: "Ben Cebrail'in şahsını yalnız alâimü's-sema suretinde gördüm. Sesini işittim, sayfayı aldım, bu isimleri içinde buldum." 

Görüldüğü üzere, Hz. Ali’ye (k.v.) inen bir Sekine’den bahis vardır, yoksa –haşa- Peygamberane bir vahiyden değil ! Bahse konu Sekine, Allah’ın altı İsm-i Azamı olan “Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl, Kuddûs” isimleri ile bir dua-yı münacattır. Bediüzzaman Hazretleri bu Lema’nın önsözünde : Gizli kalmış gaybî mühim bir Mucize-i Ahmediyeyi (a.s.m.) beyan eder” diyerek konunun öncelikle Efendimiz (sav) ‘min bir mucizesi ve “Ben ilmin şehriyim. Ali ise, onun kapısıdır."  işaretine mazhar Hz. Ali (k.v.)’nin bir kerameti olarak takdim etmektedir. 

İtiraz edilen husus; ifadede geçen “ Sekine namıyla bir sayfa” ise , sayfa’dan murat ilahi bir ilhamvari mesajdır, yoksa Efendimize (sav) inen “vahiy” ile karıştırılmamalıdır. Şayet itiraz Cebrail aleyhisselamı görmüş olma Keyfiyeti ise, başta Hz. Aişe, Hazret-i Ömer, İbni Abbas, Üsame bin Zeyd, Ümmü Seleme, Sa’d ibni Ebî Vakkas gibi pek çok Sahabe Cebrail aleyhisselamı Dıhye veya bir süvari veya başka keyfiyette gördüklerini ilan etmektedirler. (14)

Şayet itiraz sayfanın kucağına düşme keyfiyeti ise, İmamı Gazali bu hususu veciz bir şekilde açıklamıştır: "Onlar vahiyle Peygambere (a.s.m.) nazil olduğu vakit, İmam-ı Ali’ye (r.a.) emretti, ’Yaz’; o da yazdı, sonra nazmetti."(15)

Konuyu özetlemek gerekirse ; Cebrail (as) Peygamberimizin (sav) huzuruna geldiği vakit altı İsm-i Azam’lı münacat duasını, murad-ı ilahi gereği, “İlim Şehrinin Anahtarı Hz.Ali’ye (k.v.)” nazmetmesi için getirmiş, Efendimiz’de (sav) Hz. Ali’ye (ra) Sekineyi bir kaside şeklinde düzenlemesi için bildirmiştir. Murad-ı İlahi , nazmetme işlevini Hz .Ali’nin (ra) yapması istediğinden, Bediüzzaman Hazretleri “Hz. Ali'nin (r.a.) kucağına düşmüş” şeklinde belirtmektedir. (
16)

Sekine Geçen Ayetlerin Mealleri :
1- Allah her sıkıntıdan sonra kolaylık lütfedecektir. ( Talak-7)
2- Bütün yüzler gerçek hayat sahibi, her şeyi ayakta tutan Allah'a baş eğmiştir. (Taha-111)   
3- Şüphesiz, Allah size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir. (Hadid-9)
4- Şüphesiz, Allah tövbeleri çok kabul edici ve kullarına çok merhamet edicidir. ( Nisa-16)
5- Muhakkak ki, Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir. (Nisa-23-106)
6- Muhakkak ki, Allah her şeye gücü yettiği halde çok bağışlayıcıdır. (Nisa-149)
7- Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işitir ve her şeyi hakkıyla görür. ( Nisa-58)
8- Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilir ve her işi hikmetle yerine getirir. ( Nisa-11)
9- Muhakkak ki, Allah sizin üzerinizde gözeticidir ve her halinizi görür. (Nisa-1)
10-Biz sana apaçık bir fetih yolu açtık. ( Fetih-1)
11- Ve Allah sana pek şerefli bir zaferle yardım etsin. ( Fetih-3)
12-Şüphesiz Allah’a tâbi olan topluluk gerçek gâliplerin tâ kendisidir. ( Maide-56)
13-Muhakkak ki Allah, azabında pek kuvvetlidir ve kudreti her şeye galip olandır. ( Hud-66)
14- Muhakkak ki hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve her türlü övgüye lâyık olan ancak Allah’tır. (Lokman-26)
15-Allah bana yeter. O’ndan başka ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur. (Tevbe-129)
16-Allah bize yeter. O ne güzel vekildir. (Al-i İmran-173)
17- En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez. (Enbiya-103)
18-Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım isteriz. (Fatiha-5)
19-Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. (Fatiha-2- Enam-45)

Sonuç :

Manevi hayatın merkezi olan kalp dünyamızı canlı ve aksiyoner tutmada evradda devamlılık ve disiplin şarttır. Evrâd u ezkârı terk etmek iç dünyamızdaki bozulmanın alâmetidir. Bunu Bediüzzaman Hazretleri şöyle ifade eder : “...günahlardan gelen yaralar ve yaralardan hasıl olan vesveseler, şüpheler (neûzü billah) mahall-i iman olan bâtın-ı kalbe ilişip imanı zedeler ve imanın tercümanı olan lisanın zevk-i ruhanîsine ilişip zikirden nefretkârane uzaklaştırarak susturuyorlar. Evet günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah istiğfar ile çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir manevî yılan olarak kalbi ısırıyor.” (17)

Bir asra yaklaşan hayatı boyunca karşılaştığı dehşetli fitnelerden hârika bir sûrette korunmuş olan Bediüzzaman  Hazretlerinin,  Hazret-i Ali’den (ra) ders aldığı Sekîne gibi yüksek bir evradı kendisine dâimî bir vird edinmesi ve terk etmemesi sekinenin sıkıntı ve gaflet anlarında bize bir kalkan ve nur olacağı kanaatindeyiz.

Kaynaklar :

1-Hutbe-i Şamiye sh: 153
2-Tarihçe-i Hayat, sh. 327
3-Fas-Tetvan Sempozyumu Notlarından.
4-a.g.e.
5-a.g.e.
6- Emirdağ Lahikası- 1 s.68
7-Şualar – 736
8-İbn Manzûr, Lisânü’l-Arab, Beyrut ts., XIII, s. 213; Tâcu’l-arûs, I, s. 8069-8071.
9-İbn Arabî, Istılâhâtü’s-sûfiyye, s. 13; Seyyid Şerif Cürcânî, Ta’rifât, I, s. 159; Uludağ, Süleyman, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, s. 418; Cebecioğlu, Ethem, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, Ankara 1997, s. 626.
10-Ahmet Gümüşhanevi Hazretleri, Mecmuatul Ahzab , Sayfa 582-597.
11-Lemalar s. 425
12- Hizbü’l-Envâri’l-Hakâikı’n-Nûriye, s 119
13-Cevşenü'l Kebir ve Meali İcmali, Tercüme Yrd. Doç. Dr. Niyazi Beki, Tenvir Neşriyat
14-Buhârî, Fedâilü’l-Eshâb: 30; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 9:276-277; Ahmed İbni Hanbel, Fedâilü’s-Sahâbe (tahkik: Vasiyyüllah), no. 1817, 1853, 1918; Müsned, 1:212; el-Askalânî, el-İsâbe, 1:598. ; Buharî, Mağâzî: 18, Libas: 24; Müslim, Fedâil: 46, 47, no. 2306; Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:361. ; Buharî, İmân: 37; Müslim, İmân: 1-7.
15- Şualar:s.635
16-Tenkite verilen cevap için Dr. Emin Şimşek Bey'in yazısından faydalanılmıştır.
17- Lemalar s:9


Etiketler:  Sekine Sekine Duası Bediüzzamanın Duası Evrad Ezkar Vird Hz. Ali Kaside-i Ercuze Hulusi Yahyagil Ubudiyet Münacat


 
< Önceki   Sonraki >
HZ. ALI
EVRAD
MüNACAT
UBUDIYET
SEKINE