Yazılarım
Risale-i Nur
Kavaid-i Usul-i İmaniye-3 | Kavaid-i Usul-i İmaniye-3 |
|
|
|
| Salı, 02 Ağustos 2011 | |
|
2. İnsanın hayatı 3. Marifetullah olmazsa dünya bir cehennem gibidir. 4. Her şeyden Cenab-ı Hakkın nuruna bir kapı açılır. 5. Daire-i Ulûhiyete ait hakaık-ı mücerrede, daire-i mümkinatta, ancak misallerle temessül ve tavazzuh eder. Mümkün ve miskin olan insan da, daire-i imkânda misallere bakarak, fevkinde bulunan dâire-i vücûbun şuûnatını, ahvalini düşünür. 6. Arş, Zahir, Batın, Evvel, Âhir isimlerinin halita ve karışığıdır. Bu dört isimden aldığı hisseler ile kevn ve vücudun sağını, solunu, üstünü ve altını ihâta etmiş olur. 7. Acz nidanın madenidir. 8. İhtiyaç duanın menbaıdır. 9. Her kim kendisini Allah’a mal ederse bütün eşya onun lehinde olur. 10. Cenab-ı Hakkın sana in’am ettiği vücud ile vücuda lazım olan şeyler, temlik suretinde değildir. Ancak o gibi nimetlerde, Allah’ın rızasına muvafık tasarruf edilebilir. 11. Cenab-ı Hakkın mahlukattaki tasarrufu yalnız bir emir ve irade ile olur. bizzat mübaşereti yoktur. Şemsin kâinatı tenvir ettiği gibi. 12. Sebebin halkı ve sebebiyetinin takdiri ve müsebbebin vücuduna lazım olan şeylerle techizi, kudretine nispetle zerrelerle şemsler müsavi olan zatın “Kün” emriyle müsebbebi halketmesinden daha kolay, daha ekmel, daha âlâ değildir. 13. İmana gel ki elemden emin olasın, kadere teslim ol ki, selamette kalasın. 14. Asabiyet-i cahiliye, birbirine tesanüt edip yardım eden gaflet, dalâlet, riya ve zulmettem mürekkep bir macundur. 15. Hamiyet-i İslamiye nur-u imandan in’ikas edip dalgalanan bir ziyadır. 16. Bir nimetin umumi ve herkese şamil olması, kıymetinin azlığına ve ehemmiyetsizliğine delalet etmez. 17. Her bir zihayatın hayatında gayr-i mütenâhi gayeler vardır. 18. İmana ait bilgilerden sonra en lâzım ve en mühim a’mâl-i salihadır. Salih amel ise maddi ve manevi hukuk-u ibada tecavüz etmemek, hukukllahı da bihakkın ifa etmekten ibarettir. 19. Ecnebilerden alınan bilgiler sanat ve terakkiyata ait ise lâzımdır. Sefahete ait ise muzırdır. 20. Hilkat şeceresinin semeresi insandır. 21. İnsan bir yolcudur, sabavetten, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden, sırattan geçen ve cennet veya cehennemde biten bir yolculuğu vardır. 22. Sen burada misafirsin ve buradan başka bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getirmediği bir şeye kalbini bağlamaz. 23. Kalb, ebedü’l-âbada müteveccih açılmış bir penceredir. Bu fani dünyaya razı değildir. 24. Kur’an semadan nazil olmuş bir semâî bir maide ve bir sofra-i ilâhiyedir. Tabakat-ı beşerin iştiha ve istifadelerine göre ayrılmış safhaları havidir. 25. Küre-i arzı bir köy şekline sokan şu medeniyet-i sefîhe ile gaflet perdesi çok kalınlaşmıştır. Ta’dili büyük bir himmete muhtaçtır. 26. Eşyada esas bekadır, adem değildir. Hatta ademe gittiklerini zannettiğimiz kelimat, elfaz, tasavvurat gibi serîüzzavâl olan bazı şeyler de ademe gitmiyorlar. 27. Kabir âlem-i âhirete açılmış bir kapıdır. Arka cihet rahmet, ön ciheti azaptır. 28. Allah’a abd olana her şey musahhardır. Olmayana her şey düşmandır. 29. Her şey kader ile takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki rahat edesin. 30. Allah’a tevekkül edene Allah kâfidir. 31. Aklı başında olan insan, ne dünya umurundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiğine mahzun olmaz. 32. Cenab-ı Hakk’a malum ve maruf unvanıyla bakacak olursan, meçhul ve menkur olur. Amma Cenab-ı Hakk’a mevcud-u meçhul unvanı ile bakılırsa, ma’rufiyet şuaları bir derece tebarüz eder. 33. Esma-i Hüsnâ’nın her birisi ötekileri icmalen tazammun eder. Etiketler: Kavaid Kavaid-ı Usul-i İmaniye İnsan Hayatı Dünya Hayatı Marifetullah Arş Acz İhtiyaç Hamiyet-i İslamiye |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|