Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Risale-i Nur arrow MÜLK VE MELEKÛT
Advertisement
MÜLK VE MELEKÛT PDF Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008
M. Ali KAYA

 Kainatın iki ciheti vardır. Biri maddi, görünen kısmı, buna “mülk” denir. Diğeri ise görünmeyen manevi yönü, buna da “melekut” denir. Mülk ciheti zıtların birbirine karıştığı ve gezip dolaştığı yerdir. Güzel-çirkin, iyi-kötü, hayır-şer, küçük-büyük her şey birbirine karışmış vaziyettedir. Onun için vasıtalar ve sebepler konulmuştur. Bunun sebebi de eşyada bulunan noksanlık ve kusurlar sebeplere isnat edilsin. Kudret-i İlahiyenin ortaya çıkan kötü sonuçla ilgisini keserek yüce Allah’ın kusurlardan münezzeh olduğunu ilan etsin. Allah’ın izzeti ve azameti öyle ister. Ancak yüce Allah sebeplere hiçbir tesir vermemiştir. Sebepler vasıtası ile sonuçlarda müessir olan yine kudret-i İlahiyedir. Allah’ın tevhit ve celali böyle ister.

Mülk sebepler dünyasıdır. Melekut ise gerçek tesir sahasıdır. Melekut ciheti şeffaftır oraya hiçbir sebep müdahale edemez. Doğrudan doğruya Allah’a aittir. Orada mertebeler ve silsileler yoktur. Atomlar güneşe müsavidir.

Kudret zatının gereği ve sonsuz olsa, karşısında hiçbir engel olmasa, kudret vasıtasız iş görse, her şeyin kudrete itaati son derece mükemmel olsa, elbette büyük küçüğe, az çoğa, fert nev’e rüchanı olamaz, o kudrete nispeten her şey müsavi olur. Bir insanı diriltmek ile bütün insanlığı diriltmek onun için birdir. Bir çiçeği yaratmak ile bir baharı yaratma arasında hiçbir fark olmaz. Cenneti bütün haşmet ve mükemmelliği ile yaratmak bir çiçeği yaratmak gibi kudretine kolaydır. Allah’ın kudreti böyledir.

Allah’ın kudreti eşyanın melekutuna taalluk eder. Doğrudan iç yüzüne ve ruhuna hükmeder. Bunun için “Allah dilemedikçe sizler bir şey isteyemezsiniz.” (Tekvir, 81:29) Bediüzzaman temsil ve tasvirler ile meseleyi izah ederek akla yaklaştırır ve şöyle der:

“Güneşin ışığı deniz yüzüne de bir su damlacığına da aynı şekilde yansır. Noktalardan oluşan bir dairenin merkezinde bulunan bir mum ona yönelmiş olan tüm aynalarda ışığı ile görünür. Dağları ve atomu tartabilecek derecede hassas ve büyük bir terazinin dengesini bir atom bile bozabilir. Düzenli ve mükemmel planlanmış bir gemiyi küçük bir çocuk yönetebilir. Bir kumandan ‘Arş!’ emri ile bir orduyu da, bir neferi de yürütebilir.”

Yüce Allah kainata koymuş olduğu kanunlar ile, eşyanın melekutuna hükmettiği, eşya da onun emrine tam itaat ettiği için her şeyi bir şey gibi yaratır, kainatı bir fert gibi idare eder, kudretine göre bir şey ile her şey müsavidir. “Onun bir benzeri yoktur.” (Şura,11) “En yüce sıfatlar Allah’a aittir.” (Nahl, 60)

 

 
< Önceki   Sonraki >