|
Salı, 11 Mart 2008 |
M. Ali KAYA
Öncelikli olarak insanlar sorumluluk duygusuna sahip olmalıdırlar. Sorumluluk taşımak insana has bir özelliktir. “Bana ne” “Bu benden öncekilerin kusuru” gibi söylemler ile sorumluluğu üzerinden atmak sorumluluk duygusuna sahip olmamak demektir.
Kişikerin kendilerini yaşadıkları toplumdan soyutlamaya çalışarak “sorumluluğu kendileinden atmaya çalışmaları” ve kendilerini temize çıkarmaya çalışmaları sorumsuzluk örneğidir. Siyasette ve bürokraside bunun pek çok örneklerini bulmak mümkündür.
S iyaset her şeyden önce sorumluluk bilincini gerektirir. Yaşadığımız topluma sahiplenme, problemlerine çözüm üretmeye çalışma düşüncesi taşımayanların siyaset yapmaları tehlikelidir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazartesi, 10 Mart 2008 |
M. Ali KAYA
Lügatlerde siyaset “Ülke idare etme sanatı” “Devlet idaresini düzenleme” “Devleti yönetme bilimi” ve geniş anlamı ile “Yönetim bilimi ve sanatı” olarak tarif edilmiştir. Siyaset bilimcisi Maurice Duvager ise siyasete “İktidar Bilimi” adını vererek iktidar olmak için yapılacak tüm çalışmaları siyaset olarak tarif etmiş ve siyaseti olması gereken şekli ile değil de iktidar olmak için yapılması gerekenleri yönüyle ele almıştır.
Siyasetin gerekip gerekmediği konusunda üç temel yaklaşım vardır: bunları ifrat, tefrit ve istikamet olarak ele almak yanlış olmayacaktır. İfrat görüşe göre “Din siyasettir. Dinin amacı dünya saltanatına sahip olmaktır.” Tefrit görüşe göre ise “Siyasetten şeytandan kaçar gibi kaçmak ve Allah’a sığınmak gerekir.” İstikametli görüşe göre ise “Şeraitte yüzde doksan dokuz ahlak, ibadet, ahiret ve fazilete aittir. Yüzde bir nispetinde siyasete mütealliktir.” |
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazartesi, 10 Mart 2008 |
|
M. Ali KAYA
İslam’ın geleceği için toplanan manevi meclisten aldığı şevk ile pür ümit dünyevi bir meclise gelen Bediüzzaman, onların siyasi meseleleri konuştuklarına şahit olur ve aralarına girer. Onların meseleyi sadece siyasetle çözmeye çalıştıkl arını, işin manevi ve kültürel boyutunu hiç kale almadıklarını görür. İnsanları manevi yönden eğitmeden ve kültürel olarak da asrın gereği olan ilim ve fenni, teknik ve teknolojiyi, hürriyet ve meşrutiyetin gereği olan altyapıyı nazara almadıkların görerek üzülür.
Dünyeviler Bediüzzaman’a sorarlar:
-Neden geldin geleli bizim gibi siyasete karışmıyorsun?
Cevap verir:
-Sizin bu takip ettiğiniz siyasetten şeytandan Allah’a sığındığım gibi sığınırım. Sizin peşine takılmış olduğunuz İstanbul siyaseti İspanyol hastalığı gibi bir hastalıktır. Fikri hezeyanlaştırır. İnsan saçmalamaya başlar. Bizim siyasi fikirlerimiz kendimizden kaynaklanmıyor, başkalarından kaynaklanıyor. Avrupa üflüyor biz burada oynuyoruz. Onlar bizi uyutmaya çalışıyorlar, biz kendimizden hayal ederek kör ve sağırlar gibi kendi zararımıza onların telkinleri doğrultusunda icraat yapmaya çalışıyoruz. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cuma, 07 Mart 2008 |
|
M. Ali KAYA
Müslümanların dinlerine bağlılığı derecesinde terakki etmeleri ve dinin emirlerinde gösterdikleri gevşeklik nispetinde de geri kaldıkları, zille te ve meskenete düştükleri tarihi bir gerçektir. Diğer dinlerde bu tersinedir. Zira haktan uzaklaşmak tedenniyi, hakka yaklaşmak terakkiyi netice verir. İslamiyet hak din olduğu için ondan uzaklaşmanın sonucu tedenni, zillet ve meskenettir. Sair dinler batıl olduğu için onlardan uzaklaşmak ise hakka yaklaşmak demektir ve terakkidir.
Ekser peygamberlerin doğuda gelmesi de kader-i İlahinin bir işaretidir ki doğuya hakim olan din hissidir. İslam dünyasını uykudan uyandıracak ve içinde bulunduğu zilletten kurtaracak olan da yine din duygusudur. Etiketler: Kuran Meşveret Din Peygamberler Saltanat Hilafet |
|
Devamını oku...
|
|
|
Çarşamba, 05 Mart 2008 |
|
M. Ali KAYA
Dünyeviler Bediüzzaman'a dediler:
—Dinsizliği görmüyor musun, meydan alıyor. Din namına meydana çıkmak lazımdır.
Bediüzzaman cevap verdi:
—Evet lazımdır. Fakat bu çıkış dünyevî kaygılarla ve iktidar mücadelesi namına değil, kesinlikle İslamiyet aşkı ve sadece din gayreti ile olmalıdır. Eğer çıkış sebebi siyasi tarafgirlik hesabına ve dünyevî kaygılar ile olursa tehlikelidir. Dini koruma amacı ile çıkılmış olsa hata da etse affedilir; ama siyasi tarafgirlik ve dünyevi amaçlarla çıkılmış olsa isabet de etmiş olsa mesul olur. Etiketler: Bediüzzaman Dinsizlik Siyasi Tarafgirlik Dine Hizmet Tebliğ Nur Talebeleri Demokrat |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 21 22 23 24 25 26 27 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 217 - 225 Toplam: 236 |