Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Siyaset arrow 27 MAYIS VE DEMOKRASİMİZ
Advertisement
27 MAYIS VE DEMOKRASİMİZ PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 25 Mayıs 2009
Yazı Index
27 MAYIS VE DEMOKRASİMİZ
Sayfa 2


Bu ihtilalin siyasi sonuçları… Bir de ülkenin geneline yansıyan yönleri var…

Ekim 1960'da Milli Birlik Komitesi 147 öğretim üyesini üniversitelerden uzaklaştırdı.[93][94] Görevine son verilenler arasında Ali Fuat Başgil, Sabahattin Eyüboğlu, Yavuz Abadan, Nusret Hızır, Tarık Zafer Tunaya, Mina Urgan, Haldun Taner de vardı. Genelde bu tasfiyeler üniversite içinden gelen ihbarlara dayanıyordu. Kararı protesto etmek için Turhan Feyzioğlu, Sıddık Sami Onar, Fikret Narter ve Suut Kemal Yetkin gibi birçok rektör ve öğretim üyesi görevinden istifa etti. 1962 yılında çıkarılan yasayla öğretim üyelerine üniversiteye geri dönüş hakkı tanındı.

DP’liler “Kürdistan Hükümeti tesis etmek üzere çalışmalar yapmakla” suçlandılar. 31 Mayıs 1960’da Cumhuriyet gazetesinde MBK’nin bu konuyla ilgili çeşitli belgeler bulduğu ve Şeyh Said’in oğlunun DP iktidarı döneminde doğuda propaganda gezileri yaptığı iddia edilmiştir. Darbeden 4 gün sonra Doğu ve Güneydoğu'dan seçilen 485 ağa ve şeyhler Sivas Garnizonu (Kabakyazı)’nda bir kampa yollanmıştır. Bu konu hakkında Cemal Gürsel'in "ileri gelen 2500 Kürdü öldürelim" dediği iddia edilmektedir. Sivas'taki kamp 19 Ekim 1960 tarihinde çıkan 105 numaralı Mecburi İskân Kanunu ile boşaltılıp Milli Birlik Komitesi tarafından “55 ağa” DP’yi destekliyor iddiasıyla Antalya, Isparta, İzmir, Afyon, Manisa, Denizli ve Çorum’a sürülmüşlerdir.  Bu kanun 1962 yılında kaldırıldı. 1961 Anayasası'nda bir takım değişiklikler yapıldı.

1924 Anayasası'nın 3. maddesi olan "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözü "Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir" şeklinde değiştirildi. Bir sene içinde MBK tarafından 235 general ve 5.000 subay emekliye sevk edilmiştir. Onlar da “Emekli İnkılap Subayları Derneği” kurarak haklarını arama yoluna gitmişlerdir. Derneğin en yüksek rütbeli subayı olan Orgeneral Ragıp Gümüşpala daha sonra Adalet Partisi’nin Genel Başkanı olmuştur.

4 Ocak 1961 tarihinde “Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu” çıkarıldı. Silahlı Kuvvetlerin daha sonraki darbe teşebbüsleri bu kanunun 35. ve 85. maddesine dayanmıştır. 27 Mayıs 1960 darbesi böylece darbelerin “şartlar müsait olunca” “durumdan vazife çıkararak” meşru olduğu intibaını oluşturmuştur ve diğer askerî darbelerin yolunu açmıştır.

1960 İHTİLALİNİN SONUÇLARI

1. Yeni Anayasa: 6 Ocak 1961 tarihinde MBK ve Temsilciler Meclisi’nden oluşan “Kurucu Meclis” kuruldu. Bu kurula bağlı 20 kişilik bir “Anayasa Komisyonu” kurularak başına Enver Ziya Karal ve Turhan Feyzioğlu getirildi. Yaptıkları Anayasa 9 Temmuz 1961 tarihinde yapılan halkoylamasında % 61.7 oy çokluğu ile kabul edildi. % 40 hayır oyu gerçekten çok anlamlı bulunmuştur.

2. 1961 Seçimleri: Adnan Menderes’in idamından üç hafta sonra 15 Ekim 1961 tarihinde DP’nin devamı olduğunu iddia eden Adalet Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ve Yeni Türkiye Partisi toplam halktan % 62 oranında oy almışlar 227 milletvekili çıkarmışlardır. Buna karşın CHP 173 milletvekili çıkarmıştır. Seçim “Menderesin Zaferi” olarak nitelenmiştir. 25 Ekim 1961’de TBMM toplanarak askeri rejime son vermiştir.
 
3. Cemal Gürsel’in Cumhurbaşkanı Seçilmesi: 24 Ekim 1961 tarihinde parti liderleri Ragıp Gümüşpala (AP) Ekrem Alican (YTP) İsmet İnönü (CHP) Osman Bölükbaşı (CKMP) Silahlı Kuvvetler Birliği sembolik başkanı Cevdet Sunay MBK başkanı Cemal Gürsel ve generallerin önünde “Yassıada mahkûmlarına af çıkarmayacaklarına, Emekli İnkılap Subaylar Derneğine bağlı subayların orduya geri alınmayacağına ve Cemal Gürsel’in Cumhurbaşkanı seçilmesi için çalışacaklarına dair protokol imzalamışlardır. Ali Fuat Başgil’in MBK üyeleri tarafından ölümle tehdit edilerek adaylıktan çekilmesi üzerine 26 Ekim 1961’de yapılan seçimde tek aday olan Cemal Gürsel cumhurbaşkanı seçilmiştir.

4. Milli Güvenlik Kurulu’nun Oluşturulması: Ülkenin Milli Birliğinin belirlenmesi amacı ile Anayasa’da yerini alan MGK kurulmuş ve ordu içindeki farklı gruplaşmaların önünün alınması ve emir komuta zincirinin kopmaması sağlanmış, bununla beraber ordunun siyasetle iç içice olması ve siyaseti yönlendirmesi temin edilmiştir.

5. Darbelerin Meşrulaştırılması: 5 Mart 1962 tarihinde kabul edilen“Anayasa Nizamı, Milli Güvenlik ve Huzuru Bozan Fiiller”  ile ilgili 38 Sayılı Kanun çıkarılarak darbeyi eleştirmenin suç olduğu vurgulandı. Bu kanunun 1. Maddesi B Bendi şöyleydi: “27 Mayıs 1960 devrimini zedeleyebilecek şekilde: Bu devrimin neticesi olarak Yüksek Adalet Divanınca veya sair kaza mercilerince verilmiş ve kesinleşmiş olan karar ve hükümleri, söz yazı, haber, havadis, resim, karikatür veya sair vasıta ve suretlerle kötüleyenler veya üstü kapalı da olsa matufiyeti belli olacak şekilde kötülemeye çalışanlar veya mahkûm edilenlerin mahkûmiyetlerine esas teşkil eden fiillerini yahut şahıslarını övenler veya neticelenmiş hazırlık, ilk, son tahkikat veya infaz safhalarıyla ilgili resim, hatırat, röportaj yapanlar veya beyanat verenler…” Eleştirenler hakkına ilgi kanunun 5. Maddesi gereği dava açıldı. Bu davalardan birisi YDP (Yeni Demokrasi Partisi) genel başkanı Fuat Köprülü’nün “Çıkarılacak bir af bir haksızlığın tamiri olacaktır” sözü üzerine açılan kamu davasıdır.

6. Anayasa Mahkemesinin Kurulması: Kurucu Meclis yasaların Anayasa’ya uygunluğunu denetlemek üzere bir Anayasa Mahkemesi kurulmasına karar vermiştir. Bu karar 22 Nisan 1962 tarihinde Anayasa Mahkemesi Kanunu kabul edilmesi ile gerçekleşmiş ve 20 Aralık’ta çalışmalarına başlamıştır.

Günümüz sıkıntılarının temelinde hep 1960 darbesinin izleri vardır. Bu darbe ile her on yılda bir darbe geleneği başlamıştır. 1980 ihtilali ve Anayasa’sı sonradan oluşan boşlukları da doldurmuş ve askerî vesayeti daha da güçlendirmiştir. Demokrasimizin ihtilallerle ne derece yara aldığı açıktır. Bundan kurtuluş gerçekten çok zorlaşmıştır.

27 Mayıs 1960 darbesi 1963’te “Hürriyet ve Anayasa Bayramı” ilan edilmiştir. 1982 Anayasa’sı ile “Hürriyet ve Anayasa Bayramı” kaldırılmıştır. Bütün bunlara karşın 27 Mayıs ihtilallere ve ihtilalcilere ilham kaynağı olmaya devam etmiştir. 60 ihtilalinin provokasyonlarından olan “555K” formülü, parlamento, hükümet ve kurumlar arasında gerginliğin arttığı dönemde Cumhuriyet Mitinglerine “222A” (İkinci ayın ikinci günü saat 2 de Anıtkabir’de şeklinde)  ilham kaynağı olmuştur. 27 Mayıs 1960 darbesi Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan gibi bazı kişi ve kurumlar tarafından halen ihtilal değil bir “devrim” olarak kabul görmektedir.

Ülkeyi örgütlerden kurtarmanın tek çaresi vardır. Bu da özgürlükleri genişletmek ve Avrupa Birliği Kriterleri çerçevesinde demokratikleşmektir. Bunun bir başka yolu da yoktur. 


Etiketler:  Yassıada Adnan Menderes Celal Bayar 27 Mayıs Cemal Gürsel Milli Birlik Komitesi Alparslan Türkeş DP Ali Fuat Cebesoy 1960 İhtilali


 
< Önceki   Sonraki >
DP
ADNAN MENDERES
27 MAYıS
CELAL BAYAR