Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Siyaset arrow 28 ŞUBAT SÜRECİ
Advertisement
28 ŞUBAT SÜRECİ PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 30 Mayıs 2009
M. Ali KAYA
28 Şubat 1997 MGK Kararlarının yürürlüğe girmesinden sonra Parlamento içinde hükümet değişikliğine gidilebilmesi için siyasi partilere büyük baskıların yapıldığı bir gerçektir. Bu elbette hür iradeye dayanan bir süreç değildi; ama demokrasi içinde bir süreçti. Demokrasinin kesintiye uğramamasını sağlamak ve demokrasinin işleyiş mekanizması olan parlamentoyu açık tutmak amacı ile yürütülen anormal bir süreçtir.

O günün milletvekillerinden Çanakkale Milletvekili Hikmet AYDIN DYP milletvekillerine büyük baskı ve tehditlerin yapıldığını söylemektedir. ANAP Milletvekili Erkan MUMUCU bizzat AYDIN’ın odasına gelerek “Askerler darbe yapacak ve ilk olarak seni alacaklar” diyor. Aydın 1995 seçimlerinde DSP’den milletvekili seçilmiş daha sonra istifa ederek DYP’ye katılmıştı. Bu süreçte DYP’den ayrılan AYDIN daha sonra ANAP’a geçerek bu süreçte yerini almış oldu.
Hüsamettin CİNDORUK liderliğinde Demokrat Türkiye Partisi (DTP) kurdurulur. Tabii ki bu arada milletvekillerine şantajlar, para teklifleri ve tehditler yapılmıştır. Çiller’in danışmanı olan Şükrü KARACA’ya göre dönemin Genelkurmay Başkanı İ. Hakkı KARADAYI ve Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik BİR’in rolü ön plana çıktı.

Bu arada sürece haklılık kazandırmak amacı ile irtica tehdidini körükleyerek Fadime Şahin, Ali Kalkancı ve Müslim Gündüz gibi figüranlar ortaya sürülerek medyaya çıkartıldı ve yaygaralar koparıldı. Medya ve Sivil Toplum Kuruluşları silah olarak kullanıldı. Milletvekilleri, iş adamları ve devlet memurları fişlendi. “Batı Çalışma Grubu” denen bir grup bütün bunları planlıyordu. 

Çok sayıda DYP milletvekili istifa ederek yeni kurulan DTP’ye geçtiler. Bunların çoğunun Demirel’e yakın olması dikkat çekiyordu. DTP mecliste grup kuracak bir sayıya ulaştı ve Refah-Yol’un istifası üzerine Ana-Sol-D hükümetinde yerlerini aldılar. Refah Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN istifaların arkasında rüşvet, baskı ve tehdit olduğunu söylüyordu; ama sonuç değişmiyordu.

Bütün bunlarla beraber 28 Şubat sürecinde parlamentoda yaşanan bu olayların en önemli ve Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL cephesindeki gayretin amacı TSK içinde Çevik BİR liderliğindeki İhtilali engellemekti ve bunda gerçekten başarılı da olundu.

Bu süreçte gelen paralar genellikle daha sonra batan bir bankadan gelmiştir. DYP kundaklanarak milletvekillerinin bir kısmına rüşvet verildi ve DTP bu paralarla kuruldu. Tabii milletvekillerinin bu süreçte amaçlarından birisi de fiilî bir darbeyi önlemekti. Bunun iki amacı vardı. Birincisi TSK’nin yara almadan ve içindeki cuntalardan birisinin emrine girmeden “Emir-Komuta” zinciri zedelenmeden bu süreci atlatması. İkincisi de Demokrasinin beşiği olan Parlamento’nun kapatılmadan ve buna bağlı bütün devlet kurumlarının korunmasıdır.

Emekli MGK Genel Sekreteri Tuncer KILIÇ daha sonra “İstifa ederek Refah-Yol hükümetinin düşmesini sağlayan DYP’li bakan ve milletvekilleri bir anlamda darbeyi önlediler. Onları şükranla anıyorum” demiştir. Tabii ki onun bu ifadesi ordu içindeki savaşı önlemeye yönelikti.

1995 Genel seçimlerinde durum şöyleydi: RP %21 oy ve 158 milletvekili ile birinci, DYP %19 oy oranı ve 135 milletvekili ile ikinci, ANAP %19 oy oranı ve 132 milletvekili ile üçüncü sıradaydı. Öncelikli olarak RP lideri Erbakan koalisyon oluşturamayınca Mesut Yılmaz liderliğinde “Ana-Yol Hükümeti” kuruldu. 6 Haziran 1996 tarihinde Mesut Yılmaz istifa etti. 28 Haziran 1996 tarihinde Refah-Yol Hükümeti kuruldu.

21 Haziran 1996 Çiller’in RP ile koalisyon kurmasından rahatsız olan ve karşı çıkan GİK üyeleri Yaşar Dedelek, Şinasi Altıner, Tevfik Diker ve İrfan Köksalan istifa ederek ANAP’a geçtiler.

28 Haziran 1996 Refah-Yol hükümeti kuruldu.

16 Temmuz 1996 Refah-Yol hükümetine “ret” veren Emre Gönansay, İsmet Sezgin, Cavit Çağlar, Köksal Toptan, Rifat Serdaroğlu, Mehmet Köstepen, Mehmet Batallı ve Refaeddin Şahin DYP’den istifa etti.

7 Ağustos 1996 Üniversite rektörleri Anıtkabir’i ziyaret ettiler “cumhuriyetin temel ilkelerine sadık kalacaklarına ve lâikliği koruyacaklarına söz verdiler.

2 Ekim 1996 Başbakan Erbakan Libya, Mısır ve Nijerya’yı ziyaret etti. Kaddafi’nin sarf ettiği sözler basında büyük tepki topladı.

3 Kasım 1996 Susurluk’ta meydana gelen trafik kazasında Mafya, Siyasetçi ve Polis ilişkileri ortaya çıktı. Erbakan buna “fasa-fiso” dedi. Susurluk bağlantıları münasebeti ile, 8 Kasım’da içişleri Bakanı Mehmet Ağar istifa ederek yerine Meral Akşener getirildi.

10 Kasım 1996 Kayseri Belediye Başkanı Şükrü Karatepe “Atatürk” aleyhinde konuştuğu gerekçesiyle 1 yıl hapis ve 420 bin lira para cezası aldı. 7 Aralık 1996 Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel Başbakan Erbakan, Çalışma Bakanı Necati Çelik ve bazı milletvekilleri hakkında konuşmalarının Siyasi Partiler Yasası’na aykırı olduğu gerekçesi ile suç duyurusunda bulundu.

9 Aralık 1996 RP’li İnsan Haklarından sorumlu devlet bakanı Lütfi Esengün kamu kurumlarında uygulanan başörtü ve sakal yasağını kaldırılacağını açıkladı. 30 Aralık 1996 tarihinde “Aczmendi Tarikatı” lideri Müslüm Gündüz Fadime Şahin isimli bir kadın ile yakalandı.

7 Ocak 1997 günü Hüsamettin Cindoruk “Demokrat Türkiye Partisini” kurdu.

11 Ocak 1997 Erbakan bazı dini cemaat liderlerine Başbakanlıkta yemek verdi ve bu basında çok eleştirildi. 22 Ocak 1997’de yüksek rütbeli subaylar Gölcük’te toplanarak “irtica”nın gelişimini tartıştılar. 2 Şubat 1997 tarihinde Susurluk olayı bahane edilerek “Aydınlık için bir dakika karanlık” eylemi başlattılar. 3 Şubat 1997 tarihinde Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız ve İran büyükelçisinin misafir olduğu “Kudüs Gecesi” yapılarak İsrail aleyhine sergilenen bir oyun büyük tepki aldı ve 4 Şubat 1997’de Sincan’da askerler tanklarla bir geçiş yaparak gözdağı verdiler.

5 Şubat 1997 tarihinde Demirel Erbakan’ı uyarmak üzere bir mektup gönderdi. Oramiral Güve Erkaya “İrtica, PKK’dan daha tehlikelidir” açıklaması yaptı. 21 Şubat 1997 tarihinde Sincan’da Kudüs Gecesi’nde sergilenen oyun münasebeti ile karşılıklı sert açıklamalar yapıldı ve Türkiye İran Büyükelçisini geri çekti. Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, İran için “terörist devlet muamelesi” görmesi gerektiğini açıkladı.

28 Şubat 1997 tarihinde tarihî MGK toplantısı yapıldı. Toplantıda askerler hükümete ve Başbakan Erbakan’a çok sert uyarılarda bulundular. 18 Maddelik MGK “28 Şubat Kararları” başbakan dahil bütün üyeler tarafından imzalandı.

5 Mart 1997 tarihinde TÜSİAD, KESK, DİSK, TİSK ve Türk-İş, MGK kararlarına tam destek verdiklerini açıkladı. 26 Nisan 1997: Sağlık Bakanı Yıldırım Aktuna ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez istifa etti. 30 Nisan 1997: Genelkurmay; Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay üyeleri ile üniversite rektörleri ve gazetecilere ‘irtica brifingi’ verdi.

22 Mayıs 1997 Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, ‘kan emici yarasa, habis ur’ gibi tanımlamalar yaptığı RP hakkında kapatma davası açtı.

21 Haziran 1997 Erbakan görevini Çiller’e devretmek için istifa etti. Ancak Cumhurbaşkanı Demirel, hükûmeti kurma görevini ANAP lideri Mesut Yılmaz’a verdi. 27 Haziran 1997: ANAP, DSP ve DTP koalisyon kurmak için anlaştı. İki hafta sonra Yılmaz başbakanlığında Ana-Sol-D hükûmeti kuruldu. DYP’den istifa eden milletvekilleri DTP’ye geçtiler. Bunlar, Emre Gönensay, Köksal Toptan (önce istifa etti, sonra partiye döndü), İsmet Sezgin, Yalım Erez, Hamdi Üçpınarlar, Mustafa Küpeli, Safter Gaydalı, Cavit Çağlar, Yaşar Dedelek, Mehmet Batallı, Şamil Ayrım, Necdet Menzir, Gencay Gürün, Mehmet Köstepen, Rıfat Serdaroğlu, Şinasi Altıner, Mehmet Korkmaz, Tevfik Diker, Ayseli Göksoy, Refaeddin Şahin, İrfan Demiralp, Hikmet Aydın, Hasan Denizkurdu, Doğan Güreş, Mahmut Yılbaş, Mustafa Zeydan ve Cemal Alişan

17 Temmuz 1997 Genelkurmay Askerî Savcılığı, Tansu Çiller’in ‘CIA hesabına casusluk yaptığı’ iddialarıyla ilgili soruşturma açtı.

17 Ocak 1998 Anayasa Mahkemesi Refah Partisi’ni kapattı. Genel Başkan Necmettin Erbakan ile bazı yöneticilere 5 yıl siyaset yapmama cezası verildi. 5 Kasım 1998 Danıştay, 10 aylık hapis cezası kesinleşen Recep Tayyip Erdoğan’ı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan düşürdü.

25 Kasım 1998 Muhalefetin, Türkbank ihalesinden dolayı Başbakan Mesut Yılmaz hakkında verdiği gensoru önergesi TBMM’de kabul edildi. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir hükûmet gensoruyla düşürüldü.

2 Aralık 1998 Cumhurbaşkanı Demirel, DSP lideri Bülent Ecevit`i hükümeti kurmakla görevlendirdi. Ecevit başarılı olamayınca 20 gün sonra görevi iade etti.

23 Aralık 1998: Demirel, hükûmeti kurma görevini Muğla Bağımsız Milletvekili Yalım Erez’e verdi. DYP, görevlendirmeyi Atatürk`e şikayet etmek için milletvekilleriyle Anıtkabir`e gitti. 4 Ocak 1999: DYP lideri Çiller, Bülent Ecevit`e azınlık hükûmeti kurmasını önerdi. Ecevit kabul etti. Yılmaz da yeşil ışık yaktı. Erez görevi iade etti.

7 Ocak 1999 Hükûmet kurma görevi ikinci kez Ecevit`e verildi. 10 gün sonra Ecevit’in azınlık hükûmeti, güvenoyu aldı. 16 Şubat 1999 Kenya’nın başkenti Nairobi’de yakalanan terörist başı Abdullah Öcalan, Türkiye’ye getirildi.

18 Nisan 1999 Genel seçimde DSP % 22 (136), MHP % 17 (129), FP % 15 (111), ANAP % 13 (86), DYP % 12 (85) oy aldı. CHP ise % 10 barajını geçemedi.
 

Etiketler:  28 Şubat MGK Süleyman Demirel Tansu Çiller Necmettin Erbkan DYP DTP ANAP RP Hüsamettin Cindoruk Demokrasi
 
< Önceki   Sonraki >
DEMOKRASI
DTP
28 ŞUBAT
SüLEYMAN DEMIREL
TANSU ÇILLER
HüSAMETTIN CINDORUK
ANAP
DYP