|
Pazar, 22 Ağustos 2010 |
|
M. Ali KAYA
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri asrın müceddidi ve ahir zaman Mehdisi olmak hasebi ile vazifesi gereği siyaset âleminde de vazifesini bihakkın ifa etmiş ve ehl-i imana siyasi ve içtimai dersler vermiş ve yanlış yapanları ikaz etmiştir. Bunlardan birisi de kısaca sadeleştirerek özetlediğimiz aşağıdaki ifadeleridir. Merak eden kaynağına bakar ve bizim yanlış anladığımızı da izah ederek gerçeği ortaya koyup bizi de ikaz edebilir.
Bediüzzaman özetli diyor ki: “Siyasi geniş daireleri merak ile takip eden, küçük daireler içindeki vazifelerinde zarar eder. Evet, bu zamanda merak ile, radyo (şimdi TV) vasıtasıyla, ciddî alâkadarane küre-i arzdaki boğuşmalara merak edip bakanlar, dikkat edenler, maddi ve mânevî pek çok zarar ederler. Ya aklını dağıtır mânevî bir divane olur, ya kalbini dağıtır mânevi bir dinsiz olur, ya fikrini dağıtır mânevî bir ecnebi olur.” (Kastamonu Lâhikası, 2006, s.65) Etiketler: Siyaset İslam Demokrat Partisi Millet Partisi Hayat-ı İçtimaiye Al-i Beyt Seyidler Cemaati Vatan Millet Hükümet |
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazar, 25 Temmuz 2010 |
M. Ali KAYA
İslam Demokrat Partisi 1951 yılında Cevat Rifat Atilhan tarafından kurulan ve “İslam” kimliği ile ortaya çıkan ilk siyasi oluşumdur. Kurucu üyeleri Zühtü Bilimer, Kerim İnan, Hakkı Sadık Acarlı, Hamit Tekinsoy, Nuri Çallı, Feridun Okyanus, İ. Galip Hamikoğlu, Hacı Nuri Erdoğdu, Naci Yeter, Mehmet Reşat Düşünür, Ahmet İlkol, Neşet Aslın, Şevket Üzümcü, Mahmut Düşünür gibi isimlerdir. 27 Ağustos 1951 tarihinde resmen kurulan ve genel başkanlığına Cevat Rifat Atilhan’ı getiren İslam Demokrat Partisi kısa sürede 10 ilde 150 şube açtı. 2000 üzerinden üye kaydı yaptı. Parti “Partimiz mü’minlerle doludur.” “Mü’minler birleşin” “Refah ve saadet güneşi Kur’an ile doğacaktır” gibi din kaynaklı sloganları ile öne çıktı. (Sadık Albayrak, Türk Siyasi Hayatında MSP Olayı, İstanbul-1986, s. 24) Günün dindar basını Demokrat Partiyi eleştirirken İslam Demokrat Partisini öven yazılarla dindar halkı bu partiye kanalize etmeye çalışıyordu. Bunların başında Eşref Edip’in “Sebilürreşad, Büyük Cihad, Hür Adam, Büyük Doğu, Yeşil Bursa, Serdengeçti” gibi gazete ve dergiler “DP ile CHP arasında fark yoktur” diye İslam Demokrat Partisini hararetle savunuyorlardı.
Ama ne ki “İslam Demokrat Partisi” Cemiyetler Kanunu’nun 24. Maddesini ihlalden dolayı mahkemeye verildi ve 3 Mart 1952 tarihinde mahkeme kararı ile kapatılarak Genel Başkan Cevat Rifat Atilhan ve 15 kurucu üye hakkında tahkikat başlattı. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri hayattadır ve siyasi gelişmeleri yakından takip etmektedir. Din adına ortaya çıkılmasına karşıdır. Zira dinin siyasi ve dünyevi işlere alet ve tabi edilmemesi gerektiğini, şayet din adına ortaya çıkılırsa bu durumda dünyevi olan ve dünya işlerini düzenlemek amacı ile kurulan ve iktidarı hedefleyen ve ister istemez menfaat mücadelesine dönüşecek olan böyle bir mücadelenin dine zarar vereceğini savunur.
. Etiketler: İslam Demokrat Partisi AKP ANAP Milli Görüş DP Demokrat Parti Millet Partisi Büyük Doğu Sebilürreşad Necip Fazıl Kısakürek |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cumartesi, 24 Temmuz 2010 |
M. Ali KAYA
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Bu vatanda şimdilik dört parti var” derken mevcut partileri kastetmediği o günün şartlarında seçime katılan partilerin varlığından anlayabiliriz. Çünkü, 1950 seçimlerine CHP, DP ve MP (Millet Partisi) katılmıştır. 1954 seçimlerine ise Tahsin Demiray’ın TKP (Türkiye Köylü Partisi) olarak dört parti katılmış ve 1957 seçimlerine ise HP (Hürriyet Partisi) seçime katılmıştır. Cevat Rıfat Atilhan’ın kurduğu “İslam Demokrat Partisi” ise seçimlere katılmamıştır ve Bediüzzaman’ın adını verdiği “İttihad-ı İslam Partisi” adında bir parti de henüz kurulmamıştır. Bediüzzaman “Kalbe ihtar edilen içtimai hayatımıza ait bir hakikat” ifadesi ile başlayan mektubunda “Bu vatanda şimdilik dört parti var. Biri Halk Partisi, biri Demokrat, biri Millet, diğeri İttihad-ı İslamdır” (Emirdağ Lâhikası, 386) demektedir. Bediüzzaman parti odaklı siyaset yapmadığı ve particiliğe karşı olduğu için meseleye fikir, misyon ve zihniyet bağlamında bakmakta ve kıyamete kadar gelecek zaman diliminde ehl-i imana kur’ânî ve islâmî ölçü vermektedir.
İslam Demokrat Partisi 1951 yılında İstanbul’da Cevat Rifat Atilhan tarafından kurulmuş olup hiçbir seçime katılmamıştır; ancak Bediüzzaman bunun yerine “İttihad-ı İslam Partisi” adını vermektedir. Sonra partileri tahlil etmeye başlamakta ve ilk olarak da “İttihad-ı İslam Partisini” ele almaktadır. Böyle bir parti fiilen yoktur; ama mutaassıp dindarların zihinlerinde “Siyasal İslam” düşüncesi olarak vardır. Etiketler: Partiler Ehven-i Şer İttihad-ı İslam Demokrat Partisi AKP AP DYP DP Millet Partisi CHP |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cumartesi, 17 Temmuz 2010 |
M. Ali KAYA
Osmanlı devletinin manevi temelleri:
“Osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazi’dir. Onun babası Ertuğrul, onun babası da Gündüz Alp’tir.” Kayı Han Aşireti, Oğuzların, “Günhan” boyundan gelir. Horasan civarında bulunmaktaydılar. Moğol Cengiz Han’ın istilası ile İran üzerinden Anadolu’ya gelmişlerdir. 1230 Yassıçemen Muharebe’sinde yenilmek üzere olan Selçuklulara yardım ederek Moğol askerlerinin püskürtülmesinde büyük katkıları olduğu için Selçuklular tarafından Ankara’nın Karacadağ mevkiine yerleştirilmişlerdir. Gündüz Alp, (bir rivayete göre) Süleyman Şah ölünce yerine Ertuğrul Gazi geçmiş; sonra da Bursa’nın Söğüt ve Domaniç yöresine yerleşmişlerdir. Buraya yerleşen Kayı Aşiretinin 400 çadır ve 400 yiğit erden müteşekkil olduğu tarihi kaynaklarda yer almıştır.
Ertuğrul Gazi gayet dindar ve namdar, şecaatiyle maruf, zühd-ü takva ve salahda ileri gelenlerden idi.” 1281’de vefat edince, yerine 23 yaşındaki oğlu Osman Gazi geçmiştir. Osman Gazi, Şeyh Edebalî’ye çok bağlıydı. Şey Edebali’nin Osman Gazi’ye nasihati şöyledir: “Oğul! İnsan vardır ki, şafakta doğar, akşama ölür.” “Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, ama bunları nasıl ve nerede kullanacağını bilmezsen, savrulur gidersin. Bu dünyada inancını kaybedersen, herşeyini kaybedersin. Açık sözlü ol. Her sözü üstüne alma. Unutma! Yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değiller!” Etiketler: Osmanlı Fatih Osman Gazi Şeyh Edibali Horosan Erenleri Fütüvvet Ahi İstanbulun Fethi Fatih Sultan Mehmet |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cumartesi, 17 Temmuz 2010 |
M. Ali KAYA
Selçuklular:
Selçuk Bey’in, “Müslüman, Müslüman olmayana haraç vermez” diyerek başlattığı bağımsızlık mücadelesi, 1009 tarihinden sonra, Aslan Beyin, Tuğrul ve Çağrı beylerin mücadelesi ile devletleşti. 1037’de Merv’i, 1038’de Nişabur’u ele geçiren Tuğrul Bey, sultanlığını ilan etti. 1040 yılında da Dandanakan’da Gaznelilere gücünü kabul ettirdi. 1063’de Alparslan başa geçti. Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan’ı fethederek Anadolu’ya girdi. 26 Ağustos 1071’de 50.000 kişilik dinamik, dindar ordusu ile 200.000 kişilik Bizans ordusunu dize getirdi. İmparator Romen Diyojen’i esir aldı. Bütün bunlar maneviyatın gücü ile oldu. Cuma günü namazdan sonra tüm İslam alemi zafer için dua ettiği ve halifenin emri ile tüm camilerde aynı şekilde duaların yapıldığı tarihi bir gerçektir. Böylece Anadolu’nun kapısı Müslüman Türklere açılmış oldu.
Alparslan 1072’de temeli Haricilere dayanan, Alamut Kalesi’nde yuvarlanan “Haşhaşî” denilen “batınîler” tarafından şehit oldu. Yerine 18 yaşında oğlu Melikşah geçti. Veziri Nizamü’l-Mülk ile devleti gayet güzel idare etti. Bağdat’da yaptırdığı “Nizamiye Medresesi” ile ilim ve kültüre büyük hizmetler yaptı. Devrinde devletin sınırları Tanrı Dağlarından, Marmara ve Akdeniz kıyılarına; Kafkasya’dan Mısır’a ve Yemen’e kadar uzandı. Merkezi Isfahan idi. Etiketler: Selçuklular Selçuk Bey Alparslan Anadolu Hacegan Anadolu Selçukları Kılıçarslan Horosan Erenleri |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 82 - 90 Toplam: 236 |