Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Demokrasi İhtiyacı PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 26 Mayıs 2011

M. Ali KAYA
Wintson Churchill “Demokrasi en berbat bir hükümet şeklidir; ama tarih boyunca tecrübe edilmiş olan öteki idare şekilleri bundan kat kat daha beterdir” demektedir.
Demokrasinin özelliği halkın temsilcilerini kendi içinden seçmesi ve kendini temsil yetkisini ona vermiş olmasıdır. Bu da yönetimde halk iradesini ağır basması veya yönetimin halk tarafından denetlenmesi ve istenmeyen hükümetlerin halkın iradesi ile değişmesi demektir.

Ayrıca Churchill “Sabah alaca karanlığında kapınız çalındığı zaman bunun sütçü olduğundan emin olduğunuz sistemin adına demokrasi” demektir. Yani “ne devletin ne de bir başkansının kapınızı çalıp sizin rahatsız edilmeyeceğinden emin olduğunuz, güvenin ve korkusuz yaşamanın adıdır demokrasi.”

Demokrasi güvenin temel taşıdır. Herkesin hür iradesi ile istediği işi tutabilmesi, istediğini konuşabilmesi, istediği şekilde inancının gereğini yerine getirebilmesi ve kişinin her bakımdan hür olabilmesinin adıdır demokrasidir. Demokrasi, adalet, hürriyet, eşitlik ve güveni sağlayan sistemdir. Demokrasi hak arama yollarının sonuna kadar açık olduğu sistemin adıdır. İktidarın millete ait olduğu bir rejimdir demokrasi. Thomas Paire “Milletin hür iradesi  ve rızası ile vermediği iktidar hod be hod gasptır” demektedir.

Demokrasi bir halk hükümeti ve bir çoğunluk iradesi olmaktan daha başka bir şeydir. Demokrasi çare üreten bir sistemdir. Bu nedenle Süleyman Demirel “Demokrasilerde çare tükenmez” demektedir. Demokrasi geliştirilebilen bir sistemdir. Meşruiyet içinde demokrasilerde çare tükenmez, ancak bunun için demokratik usullerin değişmesi gerekebilir ve demokrasi bunu sağlayan bir sistemdir.

Demokrasilerde idareciler sorumsuz değillerdir, halka karşı sorumludurlar. Halk idarede söz sahibidir ve her bir insan “devlet idaresinde söz sahibidir.” Herkes sorumluluk mevkiindedir. Demokrasinin düzgün olması, adaleti ve mutluluğu sağlayabilmesi fertlerin sorumluluklarını yerine getirmesi, doğru şekilde iradesini kullanması ve denetimi iyi yapmasına bağlıdır. İşlerin kötüye gitmesinde herkesin sorumluluğu vardır. Demokraside halkın kendi iradesine sahip çıkması ve onu birilerine ipotek etmemesi durumunda ister iyi, ister kötü istediği ve layık olduğu idareye kavuşur. (J. Kennedy, Fazilet Mücadelesi, s. 280)

Peygamberimiz (sav) de ümmetinin iradesine sahip çıkmasını ve yöneticisini semesini istemiş ve bu istikamete ümmetini yönlendirmiştir. “Siz nasılsanız öyle idare edilirsiniz” yani layık olduğunuz idareye kavuşursunuz. Sizler iyi olunuz ki sizin idarecileriniz de öyle olsunlar” buyurarak sorumluluğun bireylerde olduğunu ifade etmişlerdir.

Demokrasi bir cesaret rejimidir. Cesaret Allah’a güvenin ve imanın da gereğidir. Cesaret güçlükler karşısında yılmamak, zerafeti korumak ve aklı kullanmaktır. Bu cesareti seçmenler de seçilenler de göstermeli ve hizmete koşmalıdırlar.

Demokrasi iktidarın yönetilenlere ait olduğu ve yönetenlerin yönetilenler için var olduğu rejimdir. Demokraside en üst yönetici en alt yönetilenin mutluluğu için çalışır. Hz. Ömer’in “Fırat üzerinde kırık köprüde ayağı kırılan bir koyunun sorumluluğunu taşıdığı” ir anlayışın devlete hâkim olmasını sağlayan sistemdir.

Demokrasi ülkenin güvenlik kuvvetlerinin ve askerin sivil iradenin emrinde olduğu rejimdir. Yine demokrasi hürriyettir. “Allah’ta başka kimseye kul olmamak, Allah’tan başka kimseye sığınmamak, Allah’tan başka kimseye sığınmamak ve kula kul olmamak hadisesidir.” (Demirel Demokrasiyi Anlatıyor, s.5-6) Bediüzzaman Said Nursi hazretleri ise demokrasiyi “Adalet, meşveret, hürriyet ve kanun hâkimiyeti” olarak tarif etektedir. (Divan-ı Harb-i Örfi, s.53)

İşte böyle bir demokrasiye ihtiyaç vardır ve bu demokratik idarelerdir ki insana istediği mutluluk ve gelişmeyi sağlayabilir. Bu ihtiyacı Bernard Shaw “İngiltere’de demokrasi o kadar ileri gitti ki biraz daha ötesi İslamiyet’tir” şeklinde ifade etmiştir.

1. Demokrasi Çeşitleri:
Demokrasi toplumun durumuna göre şekil alan bir sistemdir. Özünde “istişare” yani “halkın iradesi” vardır. İdarecisini kendisi seçimle belirler ve idareciler de icraatlarını halka sorarak yaparlar. Bu bir aileden ve işletmeden tutun bir okulda idarenin yapacağı faaliyetlerde öğrenci ve öğretmen kurulları ile aldıkları karara göre yönetmesi de dâhildir. İdarecinin görevi alınan kararları takip etmek ve görevlilerin görevlerini yapmalarına imkân hazırlamaktır.

Demokrasinin uygulanmasında ortaya çıkan uygulama şekillerini şöyle kategorize edebiliriz. Doğrudan demokrasi, Temsili demokrasi ve Yarı doğrudan demokrasi…

1.1 Doğrudan Demokrasi: Siyasi kararların çoğunluk esasına göre alındığı ve her kararın bizzat halkın oyu ile kabul edildiği yönetim şeklidir. Dar bölge ve nüfus yoğunluğunun çok az olduğu durumlarda uygulanabilen bir sistemdir. Günümüz şartlarında ve yoğun nüfusun bulunduğu büyük kentlerde uygulama imkânı yoktur. Eski dönemlerde şehir nüfusunun on bini geçmemesi böyle bir sistemin uygulanmasına fırsat veriyordu. Bu nedenle M.Ö. Yunanlılar kölelerin, köylülerin, işçilerin, kadınların ve yabancıların söz hakkının olmadığı ancak “yurttaş” denilen seçkinler zümresinin bir araya gelerek yönetime ait kararları alabiliyorlardı.
 
Doğrudan demokrasinin en güzel örneğini “Asr-ı Saadette” peygamberimizden sonra Hz. Ebubekir’in (ra) halife seçiminde görmemiz mümkündür. Medine toplumunda kadınların da içinde bulunduğu 33 bin sahabenin doğrudan Hz. Ebubekir’e (ra) biat etmeleri doğrudan demokrasinin en güzel örneklerinden birisidir. Bu uygulama 30 sene devem etmiş nihayet hilafetin saltanata dönüşmesi ile sona etmiştir.

1.2 Temsilî Demokrasi: Yurttaşların siyasi haklarını doğrudan değil, seçtiği ve yetki verdiği, kendilerine karşı sorumlu olan temsilciler aracılığı ile kullandıkları yönetim şeklidir. Bu demokrasi kamu haklarını gözeterek Anayasa hâkimiyetini sağlayan “Liberal Demokrasi” ön gördüğü ilkeler doğrultusunda sosyal ve ekonomik farkları, gelir dağılımını düzenleyerek “Sosyal ve Ekonomik Demokrasi” adını alır.

Parlamenter demokrasi temsili demokrasidir. Halk milletin vekillerini seçer. Onlar da mecliste halkı temsil ederler ve halkın dileklerini ve problemlerini yansıtarak çözüm için yasalar çıkarırlar. Tabii ki bu sistemde milletvekilleri milletin vekilleri olmalıdırlar. Liderlerin seçtiği kişiler kendilerini halka karşı değil, liderlere karşı sorumlu hissederler. Bu nedenle milletvekillerinin millet tarafından seçilmesi için gereken düzenlemeler yapılmalıdır.

1.3 Yarı Doğrudan Demokrasi: Temsili demokrasinin biraz daha gelişmiş şeklidir. Bu sistemde “Referandum” sistemi getirilmiştir. Önemli Anayasa değişikliklerinde doğrudan halka gidilir. Yarı doğrudan demokrasi mümessillerin varlığını kabul etmekle beraber buna ilaveten bazı önemli kararları almada doğrudan halka sorulmasını esas alır.

Demokrasinin bu şekli gerçek demokrasiye temsili demokrasiden daha yakındır. Çünkü, halka fiilî hâkimiyeti bırakıyor, parlamentoya ve çoğunluğa sahip partilerin istibdadına engel olmaktadır. Böylece halk iktidarı önemli nispette tahakkuk etmiş oluyor. (Nizamu’l-Hükm fi’l-İslam, s. 50-55)

1.4. Demokratik Anayasa:
Demokratik hukuk devletinin temel unsuru demokratik Anayasa’dır. Anayasa üstün iradeyi târif eden bir kitaptır. Üstün irade ise milletin iradesidir.
Anayasayı aşmak ve anayasaya aykırı hareket etmek hiç kimse için mümkün değildir. bir defa dahi olsa Anayasayı ihlal etmek ve onun üstüne çıkmak demokrasiye ihanettir.

Demokrasinin amacı bireyin hukukunu korumaktır. Bu nedenle hak ve hukuk her şeyden önemlidir. Bu nedenle demokrasi haksızlığa alet edilemez. Demokrasinin temel ilkelerinden olan hürriyet iyiyi yapmak için vardır, kötüyü yapmak için hürriyet ve demokrasi alet edilemez. Dindeki marufu emretmek ve münkerden nehyetmek ancak demokrasinin sağladığı hürriyetle mümkündür. Süleyman Demirel “Hz. Peygamberin (sav) hak anlayışına insanlığın bu gün ve yarın erişebileceğini sanmıyorum” demiş ve “Veda Hutbesi”nin “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”ne ilham kaynağı olduğunu ifade etmiştir.

“Emaneti ehline verebilmenin” “insanlar arasında adâletle hükmedebilmenin” mümkün olduğu rejimin adıdır demokrasi. “Hak arama yollarının sonuna kadar açık olduğu rejimin adıdır demokrasi. Bu da “kuvvet kanunda olmazsa istibdat tevzi edilmiş olur” kuralının hayata geçmesi ile mümkündür.


Etiketler:  Demokrasi İhtiyacı Demokrasi Wintson Churchill Süleyman Demirel Bernard Shaw Demokrasi Çeşitleri Demokratik Anayasa
 
< Önceki   Sonraki >
DEMOKRASI
SüLEYMAN DEMIREL
DEMOKRASI İHTIYACı
BERNARD SHAW