Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Demokrasi İhtiyacı PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 10 Mart 2011

Mustafa CAN
Demokrasi ideolojisi olmayan, “Din ve Vicdan Hürriyetini” “Fikir ve Düşünce Hürriyetini” “Basın ve Yayın Hürriyetini” sağlayan bir yönetim şeklidir.
İdeolojik olmadığı için taraf tutmaz. Bütün dinlere ve fikirlere eşit mesafededir. Şayet devlet bir fikir ve ideolojiye taraftar olsa ve onun tervicine çalışsa diğer fikirleri savunanları yanlış yapmakla ve devletin fikrine ve düşüncesine aykırı davranmakla ve ihanetle suçlayacaktır. Birini tercih edecek olsa kendi fikrini savunanı tercih edecektir. Birine makam ve mevki verecek olsa yine taraf tutacaktır. Bu durumda adil davranmayacak ve haksızlık yapacaktır. Adaletsizliğin ve haksızlığın temel dayanağı budur.

Devletin din devleti olması da diğer dinlere mesafeli olmayı gerektirir. Bu durumda diğer din mensupları ikinci sınıf teba durumunda kalacaktır. Bu da devletin eşitlik ilkesine aykırı olacaktır. Şayet diğer din mensupları azınlık olarak haklarını talep ederlerse bu durumda azınlıklara tanınan haklar çerçevesinde muamele görecek ve kendilerine bu hakları veren devlete mesafeli olacak ve kendi devleti olarak kabul etmeyeceklerdir. Demokrasi ise dine ve fikre göre değil, “insana” göre politika uygulayan bir yönetim şeklidir.

Demokraside “İnsan Hakları” ve “Kişisel Haklar” vardır. Bu haklar “Anayasa ve Yasalarla” devlet tarafından teminat altına alınmıştır. Tüm insanlar “Anayasa” ve “Yasa”lar karşısında eşittir. Devlet tarafsız olarak bütün vatandaşlarına yürürlükte olan yasaları uygular. “Eşitlik” “Adalet” “Hürriyet” prensibini hayata geçirir. Bunu yaparken despotça davranmaz. “Anayasa” ile toplumun kendisine verdiği haklar çerçevesinde hareket eder. “Kanun Hâkimiyeti”ni sağlamaya çalışır. Adil devlet, prensiplerin ve kanunların hâkimiyetini sağlayan devlettir. Şahısların hâkimiyetini sağlayan ve keyfî davranışlarına fırsat veren bir devlet adil olmayacağı gibi baskıcı bir yönetime fırsat tanıyan ve diktayı himaye eden bir konuma da düşer.

Yukarıdaki gerekçelerden dolayı adil devlet demokratik devlettir. Bir ülkede adaletin sağlanması ancak demokrasinin hâkimiyetine bağlıdır. Demokrasi ise “hürriyet, adalet, eşitlik, seçim ve kanun hâkimiyetini” sağlayan yönetim şeklidir. Bu nedenle demokrasi insanların yaşadığı her ülkeye lazımdır.

“İslam varken demokrasiye ne gerek var?” diye itirazlar yükselecektir. Bu itirazı yapanlara “İslam yönetimi hürriyetleri kısıtlar, adaletli davranmaz, insanlara eşit muamele yapmaz, seçimi ve istişareyi reddeder, kişileri kutsal olan ve olmayan diye ayırır ve kutsal olanlara imtiyaz tanır, Müslüman olmayanlara farklı davranır ve liyakate değer vermez diyebilir miyiz?” diye sormak isterim. Nasıl cevap vereceklerini de merak etmem. Çünkü “Hayır!” diyeceklerini biliyorum. O zaman “demokrasiye niçin itiraz ediyorsunuz?”

İslam’ın yönetim şeklini bilen demokrasiye itiraz etmez. Ancak demokrasiye itiraz edenlerin ortak özelliği kendi kafalarında ve hayallerinde kurdukları idare şekline İslam’ın “adalet” kavramı ile örterek bu kılıf içinde insanlara sunmak istemeleridir. Zira hiç kimse haksızlık ve adaletsizlik yapacağım diye insanların karşısına çıkmaz ve çıkamaz. Ancak “Hz. Ömer’in (ra) adaletini getireceğim” “haksızlıkları ortadan kaldıracağım” diye kendi çıkarlarını korumaya ve kendi menfaatini takip etmeye çalışır.

Demokrasi açık sistemdir. Demokraside her şey tüm insanların gözü önünde cereyan eder. Bu nedenle kapalı kapılar arkasında iş gören ve parlak sloganlar arkasına sığınanlar demokrasiden hazzetmezler. Demokrasiye olan itirazların asıl sebebi budur. Zaten demokrasi de bundan dolayı gereklidir.


Etiketler:  Demokrasi Demokrasi İhtiyacı Hak Hürriyet Adalet Eşitlik Anayasa Hukuk
 
< Önceki   Sonraki >
ADALET
HAK
HUKUK
HüRRIYET
DEMOKRASI
ANAYASA
EşITLIK
DEMOKRASI İHTIYACı