Mustafa CAN
Demokrat Partinin 10 yıllık iktidarı boyunca Türkiye’nin sosyal ve iktisadi yapısını değiştirmiştir. Bu dönem halk ile hükümet arasında buzların eridiği bir dönem olmuştur. Bu dönemde: İstihsal, mal ve kıymetlerin tedavülünde müthiş gelişmeler olmuştur. Tarımda verim artmış, kara sabandan makineli tarıma geçilmiştir. En küçük köylere kadar yollar yapılmış, binlerce köy içme suyuna kavuşturulmuştur. Limanlar yapılmış son olarak 27 Nisan 1960 tarihinde Mersin Limanı hizmete girmiştir. Dev barajlar inşa edilmiştir. 3 Haziran 1955 Elmalılı Barajı, 8 Nisan 1956 Seyhan Barajı ve Hidroelektrik Santralı, 2 Aralık 1956 Sarıyer Barajı, 31 Aralık 1858 Demirköprü Barajı ve Hidroelektrik Santralı ve 8 Ocak 1960 tarihinde açılan İrfanlı Barajı ve Hidroelektrik Santralı bunlardan bazılarıdır. Ayrıca 6 Nisan 1956 Tunçbilek Elektrik Santralı açılmıştır.
11 Ekim 1953 Adapazarı, 19 Eylül 1953 Konya, 24 Kasım 1953 Kütahya, 31 Temmuz 1955 Adapazarı, 23 Eylül 1955 Burdur, 28 Eylül 1955 Susurluk, 6 Kasım 1955 Kayseri Şeker Fabrikaları açılmış ve faaliyete geçmiştir. 30 Eylül 1956 tarihinde Erzincan ve Erzurum’da, 1 Ekim 1956 tarihinde ise Malatya ve Elazığ Şeker Fabrikaları hizmete girmiştir. Yine 29 Ekim 1962 tarihinde Menderes’in temelini attığı Ankara Şeker Fabrikası açılmıştır.
21 Nisan 1953 yılında İzmit’te 3 Kâğıt Fabrikası faaliyete geçmiştir. 20 Eylül 1953 tarihinde ise Ereğli Bez Fabrikası açılmıştır.
5 Nisan 1956 Ankara, 4 Nisan 1957 Eskişehir, 26 Mayıs 1957 Adana, 11 Ekim 1957 Tarsus, 26 Temmuz 1958 Balıkesir, 27 Kasım 1958 Pınarhisar Çimento Fabrikaları kurulmuştur.
25 Nisan 1956 tarihinde İstanbul Tuzla Jeep Montaj Fabrikası hizmete açılmış, özel teşebbüs teşvik edilmiş, büyük şehirler çamurdan kurtarılmıştır.
İzmir’de bir üniversite ve 17 Kasım 1958 tarihinde Erzurum Üniversitesi açılmıştır.
31 Temmuz 1959 tarihinde Türkiye Avrupa Birliğine (AET) girmek için teşebbüse geçilmiştir ve üyelik başvurusu yapılmıştır.
23 Nisan 1953 tarihinde Batman Petrol Rafinerisi faaliyete geçmiştir. Menderes’in yaptırdığı İzmir Ataş Rafinerisi 24 Eylül 1961 tarihinde, Mersin Ataş Rafinerisi ise 3 Aralık 1961 tarihinde ihtilalciler tarafından açılmıştır.
27 Ağustos 1956 tarihinde “Atom Enerji Komisyonu” kurularak bu nevi çalışmaların temeli atılır.
Demokrat Partinin Dine Yaptığı Hizmetler:
1. Ezanın Aslına Çevrilmesi:
Demokratlar Bediüzzaman hazretlerinin duasın almışlar ve dine pek büyük hizmetlerde bulunmuşlardır. Bunları maddeler halinde sıralayacak olursak: Müslümanların üzerinden baskının kaldırılması ve Ezan-ı Muhammedi’nin aslına uygun okunması en önemli icraatı sayılabilir. Zira bu “Din ve Vicdan Hürriyetinin” uygulamaya konulması demektir. Din bireysel iman ve ibadet olduğu için elbette dine hizmeti bireyler yapacaktır; hükümetten beklenen ise devletin ve yasaların dini yaşama özgürlüğünün önünü açmak ve yasakları kaldırmaktır. Demokrat Parti bunu yapmıştır.
Atatürk Cumhuriyeti kurarken üç temel müessese oluşturdu: Meclis-Ordu-Diyanet. Diyanet İşleri Başkanlığı 3 Mart 1924 de çıkarılan 429 No’lu kanun ile birlikte kurulmuştur. (Avni Özgürel, Radikal, 12 Haziran 2003) 18 Temmuz 1932’de Diyanet İşleri Başkanlığının yayınladığı bir tamim ile ezan ve kametin Arapça ibadet dili ile okunması yerine Türkçe olarak okunması tavsiye edilmişti. Arapça ibadet dili ile ezan okuyup kamet getirenler yakalanarak tutuklanıp mahkemelere çıkarılıyordu. Gerçi mahkeme beraat kararı veriyordu ama bu halk üzerinde büyük bir baskı unsuru oluşturuyordu. Ancak 2 Haziran 1941 tarihinde CHP’nin çıkardığı 4055 sayılı kanun ile Arapça ezan ve kamet tamamen yasaklandı.
DP iktidarı 15 gününü doldurmadan bu kanunu değiştirme çalışmalarına başladı. 13 Haziran 1950 de konu DP gurubunda görüşüldü. Ramazan ayının arifesine rastlayan 16 Haziran 1950 Cuma günü tekrar ibadet dili ile okunmaya başladı. (M. Serhan Yücel, Demokrat Parti, 84) 8 Temmuz 1950 tarihinde ilk olarak Türkiye radyolarından ilk kez Kur’an-ı Kerim okunmaya başladı. Bu da DP’nin dine yaptığı hizmetlerinden birisidir.
Bediüzzaman hazretleri “Menderes’in Konya Nutkuna Dair Açıklaması”na yazdığı bir mektubunda şöyle der: “İslamiyet’in bir kanun-u esasisi olan ‘Memuriyet, emirlik ise, reislik değil; millete hizmetkârlıktır.’ Demokratlık ve Hürriyet-i Vicdan İslamiyet’in bu kanun-u esasisine dayanabilir. Çünkü kuvvet kanunda olmazsa şahsa geçer, istibdat mutlak keyfî olur.” Emirdağ Lâhikası, 2008, s. 386) Bediüzzaman Demokratlardan şunu ister: “Nasıl Ezan-ı Muhammedî’nin neşri ile on derece kuvvet buldukları gibi, öyle de Ayasofya’yı da 500 sene devam eden vaziyet-i kutsiyesine çevirmeleri ve Âlem-i İslamda hüsn-ü tesir yapan ve bu vatan ahalisine âlem-i İslâm’ın hüsn-ü teveccühünü kazandıran Risale-i Nur’un resmen serbestiyetini dindar demokratlar ilan etmelidirler. Ta bu yaraya merhem vurmalı. O vakit âlem-i İslâm’ın teveccühünü kazandıkları gibi, başkalarının zalimane kabahati onlara yüklenmez fikrindeyim.” (Emirdağ Lâhikası, 387)
Ancak DP Bediüzzaman’ın bu tavsiyelerini uygulama fırsatı bulamaz. Bediüzzaman’ın 23 Mart 1960 tarihinde vefatından sonra manevî desteğinden mahrum kaldığı için iki ay gibi kısa bir süre içinde 27 Mayıs 1960 ihtilaline maruz kalarak yıkılır.
2. Din Eğitimi ve İmam- Hatip Liselerinin Açılması:
DP’yi iktidara getiren halk ondan en fazla dini konularda icraat bekliyordu. DP Kastamonu milletvekili Muzaffer Ali Mülka mecliste şöyle sesleniyordu: “Bizler DP’den milleti refaha kavuşturmasını değil, bizleri dini ve manevi sahada hürriyet ve refaha kavuştursun bu kâfidir” (Ahmet GÜL, (Ankara- 1997) Cumhuriyet Dönemi Din Eğitimi, 31; TBMM Tutanak Dergisi, 1951, C.V.S. 766) diyor, halkın bu beklentisini dile getiriyordu.
8 Eylül 1951 tarihinde İmam-Hatip Okullarının açılması konusunda bir komisyon kurulmasına karar verilir. Diyanet İşleri Başkanı Eyüp Sabri HAYIRLIOĞLU başkanlığındaki komisyonda Yusuf Ziya Yörükhan, H. Fikri Kanat, Hasan Hüsnü Erdem, Kamil Su, (Talim Terbiye Üyesi) Faik Binal (Özel Okullar Müdürü) bulunmaktadır. Bu komisyon ilk devresi 4, ikinci devresi 3 yıl olan ve İlkokullara dayalı olarak açılacak olan İmam-Hatip Okullarına karar vermişlerdir. (Ahmet Gül, Cumhuriyet Dönemi Din Eğitimi, 119)
Bu karar üzerine Milli Eğitim Bakanlığı Müdürler Komisyonu 13.10.1951 de toplanmış ve müfredatını hazırlayarak 17.10.1951 tarihinde 601 sayılı kararı ile Ankara, Adana, İstanbul, Isparta, Kahramanmaraş, Konya ve Kayseri’de 7 yıllık İmam-Hatip Liselerinin açılmasına karar vermişlerdir. Karar aynı gün Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin imzasından çıkarak uygulamaya konulmuştur. 6 Mart 1957 tarihinde İmam-Hatip Okulları resmi okul sınıfına sokulmuştur. DP 1960 yılına kadar 22 İmam-Hatip Okulu açmıştır. 12 Mart 1971 muhtırasına kadar AP İmam-Hatip Okullarının sayısını 72’ye çıkararak her vilayette bir İHL açılmasını sağlamıştır. 12 Mart 1971 muhtırasından sonra bu okulların orta kısmı kapatılmış ve İmam-Hatip Lisesi haline getirmiştir. Daha sonra AP ve DYP hükümetleri İmam-Hatip Liseleri’nin orta kısmını da açarak sayısını 605’e kadar çıkarmıştır. Ancak 28 Şubat 1997 tarihinden sonra bu okulların orta kısmı tekrar kapatılarak gerileme sürecine sokulmuştur.
3. Yüksek İslam Enstitülerinin Açılması:
İmam Hatip Mektepleri’nin açılmasından sonra bu okulda okuyarak mezun olan öğrencilerin yüksek seviyede eğitimlerini tamamlayabilecekleri Yüksek İhtisas Mekteplerinin açılmasına ihtiyaç doğmuştur. Bunun için DP, 7344 sayılı kadro Kanunu ile 1959 yılından itibaren Yüksek İslam Enstitülerinin açılmasına karar vermiştir. İlk olarak 19.11.1959 tarihinde İstanbul İslam Enstitüsü açılmıştır. Daha sonra AP 1976 yılına kadar Konya, Kayseri, İzmir, Erzurum, Bursa ve Samsun’da 6 İslam Enstitüsü daha açarak DP misyonunu devam ettirmiştir.
4. Okullara “Din Dersleri”nin Konulması:
1924 yılında çıkan “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” sonucu medreseler kapatıldı. Yeni açılan okullarda ise “Din Dersi” yoktu. Medreselerde okuyan öğrenciler “İmam-Hatip Mektebine” alınmışlardı. Bunların geleceğinin olmamasından dolayı öğrenci yetersizliğinden 1930 yılına kadar kademeli olarak, kapatıldı. Mevcut mekteplerdeki “Din Dersleri” de 1927’de Ortaokulların 1931’de ise İlköğretmen (Muallim) mekteplerinden kaldırılmıştı. Böylece 20 yıl bu milletin evladı “Din Dersleri”nden mahrum kaldı.
1950 de DP’nin iktidarı ve Demokrasiye geçiş ile beraber 13 Eylül 1956 tarihinde İlk ve Ortaokullara “Din Bilgisi” dersi konuldu. Daha sonra DP’nin devamı olan AP 1967 yılında Liselere seçmeli Din Dersleri koydu. Tabii ki bu dersler uzun tartışmalar ve mücadeleler sonucu okullara konulabilmiştir.
5. Mukaddes Emanetlerin Depolardan Çıkarılarak Layık Olduğu Mevkie Konması:
Mukaddes Emanetleri depodan çıkararak bu günkü yerine koyan, sırtında taşıyarak getiren, bizzat Başbakan Adnan MENDERES’tir. Muş Milletvekili Gıyasettin Emre’nin anlattığına göre, Başbakan Adnan MENDERES bir gece Topkapı Müzesi Müdürü’nü yanına alarak müzeye gider. Saat gecenin 22–23 sularındadır. Abdestini alır ve müzenin deposundan çıkarır. Bu günkü yerine koydurur.
15 Haziran 1960’da Eyüp Sultan Camii yanına nakletmek için hazırlıklar yaptırır. Ancak 27 Mayıs 1960 darbesi ile bu teşebbüsü akim kalır.
Daha sonra DP’nin mirasına sahip çıkan AP, 1980 yılında Ramazan ayında Ayasofya’nın hünkâr Mahfilini ibadete açar ve Ayasofya’nın minarelerinden ezan okutmaya başlar. “Mukaddes Emanetler” bölümünde de devamlı Kur’an okuma geleneğini yeniden başlatır; ancak 12 Eylül 1980 ihtilali ile bu teşebbüsü de akim kalır.
Bütün bu manevi hizmetleri yapmalarından dolayı Bediüzzaman hazretleri kendi fikrine sahip çıkan ve uygulamaya çalışarak samimiyetini gösteren Demokratlara desteğini vermiş ve “İnşallah o Ahrarlar istibdâd-ı mutlakı kaldırarak tam bir hürriyet-i Şer’iyeye vesile olacaklar” demiştir. (Emirdağ Lâhikası, 267) Etiketler: DP Bediüzzaman Adnan Menderes Demokrat Partinin İcraatları Barajlar Fabrikalar Din Eğitimi İmam-Hatip Liseleri İslam Enstitüleri Ezan Din Dersi |